sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

625.
hay bu kadınların nesli tükene de erkekler rahatlaya. nedir bu arkadaş böyle, açılan başlıkların yarısı kadınlar üzerine! yakında "kızları amuda kaldırma teknikleri", "sevgilisi smack down yapan erkek", "doğru kızı bulma yöntemi olarak çoktan seçmeli" gibi güzide(!) başlıklarıımız bile gelebilir.
devamını gör...
635.
yarın bu yol nasıl çekilecek. bayramı uzattık da delirmeden hergün bayram olmuyor. hadi yol bitti. eve alışveriş yapmak lazım. ütü, mütü. pazartesi mesai. maraton başlıyor. off! off!
devamını gör...
638.
(bkz: eyvah dedim kaçtım içimden geçenlerin aksine...)
feridun düzağaç ardından şarkısında geçen sözler geçiyor kısaca içimdem ama sonra birden içimden şehirler geçiyor şarkısını mırıldandığımı hissediyorum ve bunu da yazsam mı diye düşünürken sonra oooo böyle her aklımdan geçeni yazarsam sabahı yaparım fikri hemencik yapışıyor yakama bırak diyor şu klavyeyi, otur dersinin başına...
ondan sonra aklımın kuytu köşesindeki bir sinsi düşüncde karışıyor söze, rahat bırak kardanı, içinden geldiği gibi davransın diyor...
sanki ona da bunu söyleten ben değilmişim gibi böyle antisentez tavırlara bürünmesi yok mu şu bilincimin yani tanımasam inanıcam bu cool hallerine de neyse yaşlılığına veriyor, gülüp geçiyorum içimden...
devamını gör...
639.
"lanetlendim şimdi
çünkü gene geldi senin hayaletin
ama bu alışılmadık bir şey değil
dolunay çıktı
ve senin beni arayacağın tuttu
ve burada oturup
elim telefonun üstünde
birkaç ışık yılı önceden tanıdığım
bir sesi dinliyorum
dosdoğru düşüşe geçerek
hatırladığım kadarıyla
gözlerin serçe yumurtasından daha maviydi
şairliğimin berbat olduğunu söylemiştin
nereden arıyorsun?
ortabatı'da bir telefon kulübesinden
on yıl önce
sana kol düğmeleri almıştım
sen bana bir şeyler getirmiştin
hatıraların ne getirebileceğini biliriz ikimiz de
elmaslar ve pas getirirler
sahneye daldın
zaten bir efsaneydin
yıkanmamış bir fenomen
orijinal serseri
kollarıma saptın
ve orada kaldın
geçici olarak kaybolmuştun denizde
madonna senin olmuştu bedavaya
evet, kabuğundaki kız
seni incinmekten koruyacaktı
şimdi görüyorum ayaktasın
etrafına düşen kuru yapraklarla
ve saçlarında kar
şimdi gülümsüyorsun
washington meydanı'ndaki
o salaş otelin penceresinden..
nefesimiz beyaz bugularla çikip
birbirine karişiyor ve havada kaliyor
kendi adima konuşmam gerekirse
ikimiz de orada ölebilirdik o zaman
şimdi bana diyorsun ki
nostaljiyle işin yok
öyleyse başka bir laf söyle bana
bu duruma uyan
sen çok iyisindir kelimelerle oynamakta
ve işleri belirsiz birakmakta
çünkü öyle bir belirsizlige ihtiyacım var şimdi
herşey çok fazla açik görünüyor
evet çok sevmiştim seni
ve bana elmaslar ve pas sunuyorsan

zaten ödedim bedelini"

demek geliyor içimden, ki maalesef yıllar önce joan baez söylemiş bunları. adına da diamonds and rust demiş.

http://www.cogitosozluk.net...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar