sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

6561.
muhtemelen kimse anlamıyor ama benim seri bir şekilde açtığım ingilizce başlıkları birleştirerek hangi şarkıyı dinlediğimi bulabiliyoruz aslında.
ne kadar önemli...
devamını gör...
6562.
--- alıntı ---

bende mecnun’da olduğundan daha fazla aşıklık kabiliyeti, sevmeye doğal eğilim var.gerçek aşık benim mecnun'un sadece adı var.

--- alıntı ---

fuzûli den önce yaşasam şu sözler bana ait olurdur. sayalım ki ben yazdım.
devamını gör...
6563.
çaresiz kalmaktan, yaraya merhem olamamaktan, muhabbet beslediğim insanların kalbindeki sızıyı çekip alamamaktan ve sesimin karanlıkta kaybolmasından usandım. bu yaşamak ağrısı da cabası. bitse de gitsek.


devamını gör...
6565.
okula gitmek için evden çıktım öğlene doğru. sınav olduğu için biraz da aceleyle yürüyordum. az sonra bir ses işittim fakat dönüp bakmadım sesin geldiği yöne doğru. hızla ilerlemeye devam ettim. zaten kulağımda kulaklık olduğundan sesin kime ait olduğunu ve ne söylendiğini anlayamamıştım. sol tarafımdan koşar adımlarla biri yaklaştı. ''kim ulan bu?'' diye düşünerek kafamı ona doğru çevirdim. kısa bir süre tanıyamadım karşımda tebessüm eden simayı. sonra fark ettim ki o, ilkokuldan arkadaşım s. idi. yaklaştı,omuzlarımdan tuttu ve sonra samimi bir şekilde sarıldı bana. halimi hatırımı sorduktan sonra kendinden de bahsetti biraz. evlenmişti. onu bundan dolayı tebrik ettim. pek de iyi bir şey olmadığını söyledi evli olmanın. vaktimin olup olmadığını sorunca sınava gittiğimi belirttim. o da yaşadığı evi bana göstererek istediğim zaman uğrayabileceğimi söyledi. vedalaşıp ayrıldık.
ben kötü biriyim sanırım ya da zamanla biraz hissizleştim sadece. zira beni böyle samimi bir şekilde karşılayan arkadaşıma en ufak bir yakınlık duymadım. hatta karşılaştığımız için kendimi kötü hissettim. belki benim hala hatırımda olan anıları o çoktan unutmuş olduğu için birbirimize böyle davrandık. bilemiyorum..
devamını gör...
6567.
defter defter bazen sinirleniyorum. insanların benimle derdi ne? ya da dertlerini konuşmak yerine neden susmayı tercih ediyorlar. onlar konuşmadıkça ben de soğuyorum, aynı evin içinde sıkıntı büyüyor.
devamını gör...
6569.
düşünmesi istenmeyen, düşünmeyi de pek istemeyen gençliğimizin içine hava doldurulmaya devam ediliyor. sistem bütün eğitim kurumlarında bizi "hayatın iğnelerinden" koruyacak bilgiler vermek yerine, bizi boş şeylerle dolduruyor. sonra da hayat dokununca günün birinde, sonuç: fısss! iş başa düştü, kendimizi kendimiz geliştireceğiz, okuyacağız, tartışacağız, eğleneceğiz ama onların yapmamızı istediği gibi değil, kendi yapmak istediğimiz gibi. insan olduğunu hissetmek isteyenleredir sözüm.

aklını çıkarıp atıp, hayvan olanlar zaten kurtuldu.
devamını gör...
6570.
bugün biri 9'da biri de akşam 5'te olmak üzere iki sınavım vardı. evim okula zaten 2 saat uzaklıkta olduğu için bu süreyi okulda geçirmek zorundaydım. bu iki sınav arasında beklemede olduğumuz koskoca 7 saat içinde yer yer kıvrılmış oturarak, yer yer çubuk kraker kemirip kafamı bulduğum masaya yaslayarak mide ağrısı ve kramplar içinde kıvranıp durdum. içimden nelere öfkelenmedim ki? eğitim hakkının artık bir "zorunluluk" olması hakkında içimden makaleler bile yazdım. sonra ikinci sınav saati geldi, sınava başladım, ağrı yavaş yavaş azaldı ve sınav çıkışında sanki bir saat önce yüzü sapsarı elleri titreyen insan ben değildim! buna ne denir bilmiyorum. bir insan evladı bir sınav haftası içinde bu kadar yıpranmamalı.
devamını gör...
6571.
konuşmakta en çok zorlandığım konu, din konusu. çünkü bir tarafta dinin mesajlarını savunmak veya doğru algılanmasına katkıda bulunma sorumluluğu duyarım, ki bundan dolayı hesaba çekileceğime inanırım, diğer taraftan da dini bilgi olarak yetersizlikle ve en çok ta günahkârlıktan dolayı kendinde konuşma hakkı görmemekle kısıtlanırım. bu yüzden dini meseleler benim için en zor alan.

din deyince... son on yılda her türlü dinsel sapmayı gözlemliyor ve şok geçiriyorum. gerçi artık duruma alıştım bir nebze, ama yine de şaşırmamak elde değil. yani denilebilir ki, dinin kişisel ve toplumsal boyutta her türlü versiyonu çıktı. benim gözlemlediklerimde en koyusundan en hafifmeşrebine şunlar var:

- selefilik ( tam bir dogmatizm)
- gülen cemaati (ümmetten fikirsel kopuş)
- kalvinist islam ( artan maddi refahla birlikte zengin- kapitalist müslümanlığı)
- anti- kapitalist islam ( kalvinist islam anlayışına tepkiden hareketle)
- sol ilahiyat ( islam'a sosyalist fikirler şırınga etme, hdp'nin de üstlenmeye çalıştığı)
- anarşik din ( çağın ilke ve ideallerden kopmuş müslüman bireyinin zamanın ruhundan etkilenmesi sonucu)
- nihilist din anlayışı (dünyayı bir inşa yeri değil, yıkım yeri olarak gören terörü arkalayan din algısı)
- pür sekülerist din anlayışı ( adnan hoca ve kedicikleri, erotize edilmiş dinsel algı)

artık doğru müslüman olmak ta zor. dini bile labirente çevirdiler. yalnız bir tane yol çıkış'a gidiyor. diğerleri kapalı.
devamını gör...
6573.
sınıftakilerle muhabbetim slm,nbr faslında tıkanıyor. nağlet oldun dostum kimsenin ders çalışmaya başladın mı muhabbetine dahil olmak istemiyorum.

bu fakülte ilginç bir hal almaya başladı. kim alt dönem, kim yan sınıftan, kim hoca, kim asistan, kim öğrenci kestiremiyorum.

tuhaf birtakım bir şeyler…………
devamını gör...
6575.
şiddetin ve küfrün normalleştiği bir yerde matematik anlatayım diye beni buraya koydular. petrol hesabı, kaçak mal,gümrük işi de müfredatta olmadığından ders çok da ilgilerini çekmiyor kerataların.
ben de dövdükleri her adam başı öldürdükleri hücre sayısını hesaplayıp,hesabı yıla vurup girdikleri kul hakkının matematiksel hesabını yapıyorum.

rasyoneller, karekökler hep hikaye arkadaşlar...
devamını gör...
6576.
gitmek kelimesinin tüm lugavi manalarini ve ki hatta mecazi manalarini anlamış biri olarak sıradaki zalım mastara geçmek istiyorum.
ustam! bize ordan bi porsiyon yazan al rousan parçaları.mumkunse en acılı ve en acıklısından.
devamını gör...
6578.
istediğimde herkesle rahatça konusabildigimi farkettim..iyi insan olmak için ufak bi tebessüm ve cevabını merak etmediğim birkaç soru sormam yetiyor..içim beşiktaş ın gece yarısı denizi kadar kara olsa da..dudaklarıma bi gülüş kondurabiliyorum en iğretisinden..herkes salt kendiyle ilgili nasil olsa..yüzündeki tebessumun ardini merak eden de yok..azıcık daha bekle...farketmedigin kadar hızlı geçiyor zaman..ölmeden önce belki de sadece bir gün senin olacak...ama o olmadan ölmeyeceksin..
devamını gör...
6579.
yoğun ve can sıkıntısı eksik olmayan günlerinden geliyorum bir şehrin; heybemde,kırgın şafaklar, suskun ikindi vakitleri ve uzayıp giden geceler... çatlamazsa hedefine varacak bu at.
devamını gör...
6580.
yoğun ve can sıkıntısı eksik olmayan günlerinden geliyorum bir şehrin; heybemde,kırgın şafaklar, suskun ikindi vakitleri ve uzayıp giden geceler... çatlamazsa hedefine varacak bu at.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar