sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

6661.
uyku tutmuyor defter. kardeş payı izlerken ağlar mı bir insan? tahsin'in ölümü işleniyorsa ağlıyor işte. baba işleniyorsa ağlanır. hadi gel de uyu şimdi.
devamını gör...
6662.
benim canım arkaaşlarım beni nasıl tanıyor ya nasıl naaassıl! çok seviyorum be. Allah bozmasın. inşallah cennet'te birlikte olabilmek de nasip olur.
devamını gör...
6663.
sevgili vakit neden bu kadar hızlısın? hızına yetisemiyorum mübarek. gözümü açıyorum heh hee bugün şunları şunları yapcam diyorum bi bakıyorum hey gidi hey akşam olmuş bile.
devamını gör...
6664.
kahramanların, kahramanlık hikayelerinden sonra nereye gittiklerini, ne yaptıklarını hep düşünmüşümdür. bu, ister mitik olsun, ister filmografik, ister romansı, ister gerçek hayatın içinden. sonuç hiç değişmiyor. kahraman bir yere çıkar gider.

muhtemelen çıktığı kerevette can sıkıntısıyla tv seyrediyor, kanal kanal geziyordur.
devamını gör...
6666.
bu yazı her şeyden bahseder ama hiç bir şey anlatmaz. bu yazıyla amel edilmez. hatta yazıyla amel edilmez. konuşmayla da amel edilmez. belki bir anlık edilir. aragorn batı'nın halkına konuşunca onlar amel etti veya da ne bileyim william wallace güzel bir konuşmanın ardından ingiliz ordusunu dümdüz edebildi. bundan kırk dakika sonra "freedom" diye bağırarak aramızdan ayrıldı ama. zaten konuşmayla amel edilseydi içtihad meslek yüksek okulu falan olurdu? söyle bakalım ne olacaksın büyüyünce? müçtehid olacağım amca! olursun, sen de ol zaten. piyasa son zamanlar iyi müçtehid yaptı. sen de ol. gerekli malzemeler: kur'an meali, benim neyim eksik mottosu ve kaldırdığı kadar koca bir mabad. sahiden bir twit kadar kolay dünyayı kurtarmak. bütün hayaller dünya kurtarmak veya dünyayı ele geçirmek ile başlar. ama bu hayallerin bazı şanslı sahipleri mortgage taksitinden geriye kalan parasıyla televizyon karşısında karısıyla portakal soyar. ve bütün filmler başladığı yerde biter. bunun sorumlusu mu kim? bence paralel. daiş de olabilir. nasılsa insan kazma sapı kadar olan egosunu zedelememek için bir keçi bulur. ama gerçekten paralel. daiş dedim dikkat edin. ısis ve ışid demedim. niye daiş in açılımında islam yok. bak aslında çok güzel cümle oldu. bunların islam ile alakası yok. bunlar hain, bunlar baş örtülü bacıma zulüm ettiler. bunlar var ya ah bunlar. bunlar satanist! kim? iskandinavlar mı? mayhem satanistmiş? olabilir. senin de atalarını zorla hristiyan yapmak için kesseler sen de satanist olurdun. ama adamlar güzel çalıyor. eğer bir aktör film içinde kendi kendine ben ne yapıyorum diye sorarsa sittin sene o rolü oynayamazmış. yaptığı şey saçma gelir ve de bir daha toparlayamazmış. işte biz de satın almak zorunda olduğumuz hayatlar karşısında ruhumuz sattığımızı bir fark etsek her şey çok anlamsız olacak. işte o zaman dünyayı kurtarma şansımız olacak. faust nasıl direndiyse mephisto ya bizim de direnmemiz lazım. ama faust çok kötü şeyler yaptı! evet yaptı. ve kötülük yaptığı için ruhunun değerini bildi. faust mephisto ya direnirken dante cehennemde geziyordu. ve eminim hala geziyor. belki okuyanlarınız vardır, anektodu alırsınız. belki de dante cehennemin 5. katında bozguncularla beraberdir. gidip görmek nasip olmasın. gerçi benim kalbim temiz. namaz mı? ben kendimce dua ederim, ibadet ederim, ben ritüellere bağlı kalmam! aferin gerizekalı. 1500 yıldır bir senin aklına geldi zaten. bence de pink floyd iyi müzik yapıyor. adamlar anarşist! peki sen niye değilsin? hemen gaza gelip dağa çıkmayalım. ama şu gariban ömründe diren ki bir tane daha az banka şubesi açılsın. anarşistin şahı değil şahbazı gelse senin bu yaptığın delikanlılığı yapamaz. dervişler büyük anarşistlerdir. tüm dünyayı bırakıp koyun gibi boyunları önünde yürürlermiş.onların yaşadığı toplumda bankalar yaşayamaz. o zaman sen istediğin kadar banka camı taşla, senden anarşist olmaz. bizim zamanımızda üniversitenin ilk iki yılı Allah yok diye kız tavlanırdı, son iki yılı da Allah'ı buldum diye kız tavlanırdı. şimdi bana uyup ayak üstü dinden falan çıkmayın da. sadece bilin istedim. bu adamlar sarhoş olur Allah diye bağırırdı. Allah Allah derdik biz de. daha ne kadar yazsam acaba? okul bir bitse de rahatlasak. rahatlayamadı. frodo yüzüğü bir atsak rahatlarız dedi o bile rahat edemedi de valinor 'a gitti. gerçi frodo şanslı adam. yanında samwise gamgee var. hakikaten ne güzel arkadaştır o sam. sanki tolkien onu özel bir torpille yazmış. adam 3 kitap hata yapmadı. lakabı neydi sam'in? sadık sam. sadık mı? bir dakika, mağarada sadık bir arkadaş! acaba kim? hani şu dilini damağına yapıştırıp Allah Allah diyen biri vardı ya. onu diyorum işte. ne güzel adam değil mi o? bekler sizce bizi gittiğimiz yerde? gel bakalım seni kimlerle tanıştıracağım der mi? biz de ona sen gibi sadık olmaya çalıştık dersek kendimizi nasıl hissederiz? carpe diem diyorlar, kesin bilirsiniz. illa ki çevrenizde bunu koluna dövme yaptıran bir eleman vardır. onu da yanlış falan yazdırmış olabilir. hatta ingilizce de seize the day diye geçiyor. içinde olduğun anı yaşa! işte tam gavur işi bir şey. neden mi? çünkü çok iyi tespit ama ters yapıyorlar. adamlar belli, çalışıyor. tüm kainatın içinde bulunduğumuz an kadar değerli olduğunu anlamışlar. ama adamlar gavur o anı nasıl yaşayacağımız anlayamamışlar. işte o an okuyucu. o anı iyi yaşa. o anda kafanı kaldırıp o kıza bakma. o an o saçma markaya o kadar para verme. veya da kopya çekme. işte o an kainatı sen kurtardın demektir. tünelin sonunda ki ışığı gör sadece. o ışık üstüne gelen bir yük treni de olabilir, sonsuz güzelliklere açılan bir mağara çıkışı da. oradan ne çıkacağı önemli değil. sen sadece o anı yaşa. o anda hata yapma, o anda tövbe et.
çok mu matemli oldu.
o zaman yazının şarkısı: empyrium - mourners
yazının filmi: yüzüklerin efendisi
filmin cümlesi: her zaman umut vardır.
(hamza hamzaoğlu gitti ya umut ne üzülmüştür)
devamını gör...
6667.
yarın dişçiye gidecekmiş gibi korku dolu, en iyi arkadaşımla kavga etmişim gibi mutsuz, ödevi yapmadığım için tahtaya kaldırılmış gibi utanç içinde, sevgilim tarafından terk edilmiş gibi hüzünlü, ekmek almaya parası olmayan bir baba gibi yıkık, 84 yaşında ölmeyi bekleyen bir dede kadar umutsuz hissediyorum.
devamını gör...
6670.
bu veli kadar dümbük adam görmedim, mehmet var o da karaktersizin teki, şakir kadar yavşak bir tip olamaz hem de hımbıl da, mehtap için de şöyle böyle diyorlar...bugünlük bu kadar karalama yeter. yarın devam ederim.
devamını gör...
6673.
bugün öğle yemeğini yalnız yiyorum. sadece salata yiyip çorba içtiğim ve kimsenin bana bu yüzden "ay sen de hiçbi şey yemiyosuaaan" diyemediği bir yemek bence yeterince iyi.
devamını gör...
6675.
sanirim ben hastaluk hastasiyim.pek cok bransa gittim hepsinde bir hastaliga yatkinligim cikti.astim dedim gittim akciger filme cektirdim yatkinligim cikti.bel fitigim var diye gittim emara falan gurdim yatkinligim cikti en son psikiyatriye gittim depresyon testinden 19 puan alarak depresyonada yatkin ciktim.o kadar para verdim bari birinde bisey ciksaydi be!
devamını gör...
6677.
zaman, manasız bir akış içerisindeydi. hep bir kayıp, hep bir yokluk...

gökte karartı ve kızıllık bir arada. böyle havalar insanı düşünmeye sevkediyor. gözleri gökyüzünde, döndü yavaşça kendi etrafında ve durdu biri.

değişmeliydi bir şeyler. bir şeyler, bir şekilde değişmeliydi. böyle gitmezdi artık, gitmemeliydi. ama ne değiştirmek gücü, ne de imkanı vardı. ne yapmalıydı? bir şeyler olsa, bir ucundan ilk o tutacaktı. ama yoktu. tüm insanlar alışmışlar gibi, yüreklerini olması gereken düzene kapatmış, varlık içerisinde yokluğun yaşatılmasını kabullenmişlerdi. bu kabulleniş onların çocuklarını mahvedecekti. ve çocuklarının çocuklarını. ama ters giden bir şeylerin olduğunu farkettiği için kendini mutlu, diğer yandan da üzüntülü bir hal içerisinde buldu. 'acaba diğer insanlarda vaziyetin farkında ve bir hareket mi bekliyorlar' diye düşündü.

sonra elini ön cebine attı, bir sigara çıkardı ve yaktı. en derine tüm bu olan biten ile birlikte çekti, gözlerini istemsizce kısarak. bir ses ile irkildi;

- osman abiii, bir kilo domates tart, hayırdır bir derdin mi var?
+ tartayım ali'm, ne derdi olacak, her şey yolunda hamdolsun, buyur.
devamını gör...
6679.
bir umut besler insan. büyütür de büyütür içinde.bir iç kanamaya döner sonra umutları.ince ince kanar. anlar ki hayat aldatıcıdır.bir oyun ve eğlence. kalbi hayata soğur.yavaş yavaş sönen ateş gibidir artık.söndüğünü son deme dek anlayamayan. ürküntüler gelir üzerine ölü yapraklardan.sonsuza dek bozuldu düşlerim sanır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar