sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

6801.
bugün okul çıkışı, annemle bir komşumuzla buluşup kapı kapı gezdik. önce umreden gelen bir komşuyu ziyaret ettik, sonra hasta bir komşuya geçmiş olsuna girdik, sonra bir başka, hastası olan komşuya ziyarete gittik. komşu ne güzel bir şey ya, çok mutlu oldum valla. bir tanesi de, sobada kestane pişirelim bir gün gelin dedi. ağlayım mı mutluluktan ne yapayım ben.

***

babamın işyeri kapanınca, o da emekliliğini evde yaşamaya başladı. vakit namazlarına camiye gidiyor, eve gelip cemaati anlatıyor falan. üşenmeden her gün gülüyoruz bu haline. arada da kediyle boğuşuyor.

***

bazen aldığım karar için o kadar pişman oluyorum ki, kendimi yumruklasam da geçmiyor hıncım. aldığım kararlardan pişman olmamak, en sevdiğim huyumdu, bu sefer tepetaklak oldum. ne yapsam susturamıyorum kafamın içindeki sesi.

***

çok uzun süre hasta olunca, iyileşmekten korkar hale geliyorum. sanki baş edemeyecekmişim gibi iyi hissetme, mutlu olma haliyle. böyle saçmalık olur mu?
devamını gör...
6802.
hanım biraz rahatsızdı(dualarınızı da beklerim). fizik tedavi görüyor. dört beş gün devam etmezse tekrar muayene ücreti ve yatırılması gerekiyor. biz de son gün diye hiç olmazsa giriş yapalım hakkımız yanmasın diye hastanenin yolunu tuttuk. hastaneye vardık ama hastanenin önünde park yeri yok. hemen yanı ise bir başka özel diyaliz vs hastanesi. küçük bir hastahane. kapıdaki kişiye arabayı buraya parkedebilir miyim yan taraftaki hastaneye geldim. rica ettim. o da olur dedi. zaten 6-7 arabalık yerde sadece 2-3 araba vardı. olur dedi adam. biz hastaneye girdik çıktık bir baktık ki arabanın arka tarafına çıkamayacağım şekilde o hastanenin diyaliz hastalarını taşıyan minibüsü park etmiş. içeri girdim. bir bayan dedim çıkacaktım. dedi yasaktı neden koydunuz. dedim şu içerideki beyfendiden müsade istedim verdi. o ara arabanın şoförü(sonra anladım) lavobodan çıktı. dedim abi kusura bakmayın. dedi neden yerime park ettin. afedersiniz dedim içerideki beyfendiden müsade istedim öyle koydum. bu adam hastanenin içinde söylenmeye başladı "ne çekiyorsak hacı hocadan çekiyoruz böylesiniz vs diye. ben bilirim insanları hacı hoca takımı böyle diye söylenmeye başladı". dedim ki birbirimize yardımcı olalım abi. neden büyütüyorsunuz. ben izinsiz girmedim zaten. ama adam hiç dinlemedi sırtını döndü söylenmeye devam ediyordu "hacı hocadan hep çektin sizin yüzünüzden vs diye"... evet bir öğretmenim ama hoca değilim. bıyıklı olmam bir şeyler ifade etmiş olabilir ama bu adamın sıkıntısı neydi. neydi bu kadar dert ettiren ve acaba kim ya da kimler "bana böyle davranmasına sebep olmuştu" soruyorum(benim fiilimin elbet etkisi vardı ama adam hiç konuşmadı bile ben izah etmeye çalıştıkça yürüdü ve gitti)...

memleketimizin ne hale geldiğinin bir misalini de bu şekilde yaşamış oldum. bu insan bana neden düşmanane davrandı? ben ne yapmıştım? bu insanlara kim neler yaptı? tamam kendi -fenalığından olabilir- ama bu bilinçaltına bu işlemleri kim koydu...hangi işimiz ve davranışımız...ve ben tek değilim bu insan topyekün bir tavır içinde. kaldı ki hacı değildim hoca da değildim. bir çok kere derse girdiğimde -dinci misiniz- hocam diyerek benzetilirdim. ancak dindarlığın ve dindarların imajı neden bu hale geldi?
devamını gör...
6804.
bahsetmiştim geçen. çocuklarla sohbet etmek konusu geçmişti de bizim hafiften zihinsel problemi olan ramazan'dan konu açılmıştı. dün onu gördüm yine. apartmanın balkonundan bağırdı. "hocam hocam nasılsın diye". dedim iyiyim ramazan. hocam biliyormusun bana araba çarptı çarpan araba senin arabanın rengindeydi. dedim geçmiş olsun ramazan nasılsın. ayağım acıyor hocam dedi. durdu durdu, ama çarpan araba senin arabanın rengindeydi "ama sen çarpmazsın değil mi sen iyi bir insansın sen çarpmazsın değil mi" dedi. içim doldu bu çocuğa. o samimi saflıkları. akıllı insanımızda(ben de dahil) yok. ne diyeyim. Allah saflarımızı arttırsın. sıklaştırsın.
devamını gör...
6806.
okul, öğretmen, öğrenci, bütünleme, final v.b. terimleri duymaktan gınaaa geldi..abi ne pismişiniz ya..biz okuduk bitti..unutmak istiyoruz artık o saçmalığı..
devamını gör...
6808.
bugün servisi beklerken boş boş dışarıyı izliyordum,moralimin bozuk olduğu anlardan birindeydim. bir baba oğul farkettim,4 5 yaslarinda oğluyla sakalasan bir baba. koşar gibi yapıp onu yakalamaya çalışıyordu. çocuğun ne kadar şanslı olduğunu düşündüm zira çocuğuna gülümsemeyi dahi çok gören anne babalarla dolu ortalik. aralarındaki sevgi çoktan tebessümümle sonuçlanmıştı.

sevgili anne babalar ve adayları, tebessüm parayla değil yahu,az biraz ilgilenin,kişisel sorunlarınızı çocuklarınıza yansıtmayın.
devamını gör...
6809.
hafta içi dairede biraz fazla yorulunca klasik her memur gibi "haftasonu" hayali kurdum. akşam servise binince beynim karıncalanmaya başladı "ne yapsam?" sorusu ile... hala cevap bulamadım.

harbi lan napsam acaba?
devamını gör...
6810.
evde yaklaşık üç yaşında bir velet var. saklanıyor kendince ve "aba aba saklandım bak bak" diyor. gözlerini kocaman açıp sırıyor bir de. tam bir şaşkın.


annemin en sevdiği çiçeğini düşürdüm. sonra da tüm delilleri yok ettim sandım. meğersem dalları kırılmış birkaçının...... kendi fark etmeden itiraf edeyim diyorum ama korkuyorum.

yaa öyle işte defter.

devamını gör...
6811.
sevgili sözlük .
burayı çok özledim . yoğunum tribine girmeyeceğim .yorgunluk tribinden çıkacak gibiyim . ne zaman kendime gelsem buraya da uğruyorum bunu fark ettim .
kısa zamanda döneceğim .

baki muhabbetle. *
devamını gör...
6812.
omzumda muhtemelen sonunda tendon sıkışması oldu. Allah affetsin ama canım sıkıldı yaw.. çalışmalara ara vermek istemiyordum, şimdi mecburen kalıcam gibi. ne zaman bir şeyin b.kunu çıkarsam bu oluyor. herşeyde bu oluyor elimden kaçıp gidiyor. anamın dediği gibi hiç itidali dem bir adam olamıyorum.bunu niye yazdım sizi ilgilendirmiyor gerçi de, içimi dökmek istedim. evet içimi tam buraya dökmek istedim.biraz da şuraya dökeyim.
devamını gör...
6813.
iki gün önce sabah çok şiddetli bir baş dönmesi ve buna bağlı olarak mide bulantısı oluştu. bunun sonucu hayırdır la hamile misin esprisine maruz kaldım ki bu kötü espri bile beni kendime getirmeye yetmedi. geceye kadar bekledim geçmeyince doktora görünem dedim. doktor bey şöyle böyle dememe kalmadan üşütmüşsün dedi. tabi kafamda deli sorular. üşütmeyle baş dönmesi ne alaka dedim kendi kendime ama sonuçta doktor olan o yazdı ilacı gönderdi beni. içim rahat etmedi az araştırdım konuyu ve iki sonuç elde ettim.

ilki : grip oluşumuna sebep olan bir mikrop baş dönmesine de sebebiyet veriyormuş lakin bu mikrop hala tespit edilememiş.
ikincisi : grip olmuşsanız ve burun akıntısı mevcut değil ise bu baş dönmesine sebebiyet veriyormuş ki bu bana daha mantıklı geldi. zira bende grip oluşuma dair en ufak bir belirti yoktu.
devamını gör...
6814.
bugün kahve kokusu, yokluğun kadar keskin..gözlerimin doluşundan sanane..seçimini yapar ve katlanırsın..kediler gibi, yarası olan kendi yarasını yalasın dursun, yarası olmayan da çıkarsın keyfini banane..
devamını gör...
6815.
*başlıkları okuyorum ama yazacak hiçbir şey bulamıyorum. sol frame tren gibi akıp gidiyor bense öyle avel avel bakınıyorum..

*işler çok yoğunlaştı ama Allah'a şükürler olsun huzurumuz var. ekmek parası deyip geçinip gidiyoruz..

*geçen de maaşa zam geldi ama diğer malzemeler de zamlandı dediydik ya bugün gittim doğal gaz aldım geçen sefer 150 liraya 133 metreküp gelirkene şimdi 126 metreküp geldi. haberimiz yokken geçirmişler gene. canları sağolsun..

*az zaman kaldı.
devamını gör...
6816.
bazen düşünüyorum kim benim gerçek dostum, cevap yok. çünkü kimse yok. koşulsuz seven yok. sonra kendime bakıyorum, ben nasıl bir dostum diye. gayet de fedakar bir dostum. dost gibi dostum bana göre. şuana kadar dostluğumu hak edecek biri çıkmadı. ama ben bazı insanların dostuyum. hak etmiyorlar biliyorum ama ne yapayım seviyorum; kardeş gibi can gibi seviyorum ve kıskanıyorum arkadaş! çaktırmasam da kıskanıyorum, başkasına azıcık iltifat etse kıs-kanı-yor-um.

ne zaman gerçek bir dostum olacak? ne zaman tam anlamıyla sevileceğim?
devamını gör...
6817.
taşın altına elimizi koyuyoruz da o taşın üstüne daha ağır taşlar yığılıyor. sonra ipin ucunu kaçırıyoruz bir yerlerde.
sorumluluk ve tecrübe ne kadar yakın kelimeleler oysa.
oyyy oyy oy.
devamını gör...
6819.
sen onu hayatının merkezine koyarsın o seni hayatının bir parçası bile yapmaz..bunu ekşi sözlükte okudum..sanırım olayın özeti bu..insan hep yanlış kişiyi sever..ya da sevilen, yanlışa dönüşür illaki..belki de asıl yanlış, aynada gördüğünden başkası olmamıştır hiç...istediğin noktadan yürü..her türlü mutsuzsun..bu bi sorun mu peki..değil elbette..sonuçta dünya, insanın mutluluğu üzerine kurulmamistir..o zaman nedir bu tantana..geç..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar