sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

7161.
aylar sonra ilk kez tanım yazdım. böyle sanki mağaradan rezidansa taşınmışım gibi. tanım yazmayı özlemişim çok heheh *
devamını gör...
7163.
cama dökülmüş saçların, ne kadar gerçeksin öyle misin?
aklımın ipleri kopuk, boşluktaki bir cambaz tanrım
puslu dağlar gibi kapalı gözlerim, görebilir miyim?
şimdi nereye gitsem yalnızlık.
devamını gör...
7165.
sözlüğe verdiğim 10 günlük cezanın ardından buralardayım. sözlük bensizliğin ne kadar kötü olduğunu anlamıştır diye düşünüyorum. eğer aynı şekilde devam ederse yine ceza vereceğimi bilsin. ve siz yazarlar her birinize tepeden bakmanın kibri var üzerimde. o kadar cahilsiniz ki tenezzül edip sizlerle muhabbet edesi gelmiyor insanın. neyse umarım zamanı geldiğinde sizler de belki benim sadrazamıma denk gelirsiniz.
devamını gör...
7166.
spor yaparken çalan şarkıların aslında normal bir anda dinlendiğinde teneke gıcırtısından ibaret olduğunu türk müzik kanalları sayesinde öğrendim. yalnız ne kadar kötü bir yere doğru gidiyor türk popu falan??
devamını gör...
7167.
yediğim herşey samandan farksız..dudaklarım, ağzım burnum yara oldu..ikide bir üşüyorum güneş her yeri yakarken..bilmiyorum..vücudumun direnmesinden memnunum bu kadar kolay normalleşmeye..bütün şarkıların canı cehenneme, bütün kavgaların...çiğ insanlardan banane..sadece biraz rüzgar, az gökyüzü ve sevdiklerim işte...
devamını gör...
7170.
hiç kız yeğenim yok, şöyle ufak tefek bıcır bıcır konuşan falan. belki dedim bu sefer olur bu da erkek imiş, olsun sağlıklı sıhhatli gelsin de alpaslan yahya'm. hem sevinçliyim hem içim buruldu ulan sözlük.
devamını gör...
7172.
''nereye kıvrılacağını bilmeyen bir dalganın durgunluğuydu benimki,durmuştum,bir çakıl taşıydı beklediğim,bir nefesti üflenecek üstüme.
düşünmekten yaşamaya vakit bulamadım.baharı kaçıran bir papatya gibi hissediyordum.bir mevsim daha terkediyordu beni,tüm kuşlar bensiz şehirlere gidiyorlardı,bir mevsim daha gecikiyordum ben.hepsi,hepsi gidiyordu,ben hala düşünüyordum.ben,hepsinin bu kadar heveslendiği,arkasına bakmaksızın kaçtığı bensiz gökyüzünü merak ediyordum.kendimi terketmek istiyordum,kendimden uzaklaşmak istiyordum,kendimi unutmak istiyordum.''
devamını gör...
7173.
ah benim güzel konyam,
şimdi mis gibi hanımeli kokuyordur yazır, meram yemyeşil akyokuş ışıl ışıldır. sille sille silke çejtiğim çille çilleğğğ. özlemişim.*
devamını gör...
7176.
memleketteyiz malum..küçükken inşaatına düştüğüm ev karşımızda..pek güzel..bahçesinde incecik bi dal mi gövde mi belirsiz bi ağaçcık vardı yaprakları pencere demirlerine dolanmış..meğerse gülmüş o..iki gün önce yoktu..şimdi kırmızı kırmızı patladı güller..ne muhteşem..düşünsene, pencereni açıyorsun..rüzgar estikçe gül kokusu doluyor eve...evde yaşayanlar soğuk tipler ama şık detaylar var bahçede bile..takdir ediyorum..bizim de incir ve ayva ağacımız bi de asmamız vardı bu ev yapılmadan önce...hepsi gitti..sanırım babamın burayı neden bu kadar çok sevdiğini şimdi daha iyi anlıyorum..sokakta sallana sallana dolaşan köpekler olmasa vuracağım yollara da..biraz daha kalabaliklasmasini beklemeli yolların..ama sonuçta küçücük bi yer burası..en kalabalıkken bile tenha..en azından hemen iki adım ötedeki mescide bi ugramaliyim..çocuk ellerimle ve ayaklarimla dokunmadığım yeri kalmamıştı..annemler namaz kılarken oynamaktan yorulurduk..şimdi tozlu birer anı olsa da hepsi yaşandı ve hiç unutulmadı..
devamını gör...
7177.
az önce köpek geçti asagidan yemek için bişeyler arıyordu..ben de bi kemik attım önüne..bi de yumurtalı ekmek..ikisini de yemedi..köpekler ne yer ne bileyim..tabii ekmek parçası duruyordu yolda..yol dedim ama ara bi sokak..arnavut kaldırımı..bi araba zor çıkar..neyse kalantor görünümlü bi abi geçiyordu eller arkada tesbih çeke çeke..bi baktım eğildi yumurtalı ekmeği kenara koydu...çok şaşırdım..hala bunu yapanlar var demek...pek güzel..
devamını gör...
7178.
''izliyordu,öylece kendi hayatını dışardan biz göz gibi,adeta sinema seyreder gibi izliyordu.müdahale etmek isterse edemeyecek gibi,bağırsa duyulmayacak gibi,ağlasa görülmeyecek gibi, sadece izliyordu.oyun nasıl biterse bitsin,artık seyirciyim dercesine,donuk bakışlarıyla.''
devamını gör...
7180.
ya demin bir onedio testi çözdüm, "en kötü özelliğiniz ne" gibi bir şeydi. bana gelip ilkbahar meyvelerinden en sevdiğimi falan sorarak telefonla haddinden fazla ilgilendiğim sonucuna vardı. öhe dedim, nasıl bilebildi bu kadar alakasız sorularla? bunu bir mesaj olarak görüyorum kendime.
wish we could turn back time to the good old days!
yani daha akıllı telefonun olmadığı, nokia'nın tozu dumana kattığı yıllara. ben kendimden bıktım. bu nasıl iradesizlik be.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar