sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

7523.
az once bir kebapcinin onunden gectim.insanlar disarida sereserpe kurulmus masalara.20 yaslarinda engelli bir erkek cocugu.yaninda asortik anne babasi. anne yemek yediriyordu ogluna. garip hissettim kendimi.mutsuzluk mu. bosversene .dunya bazilari icin ne kadar da zor dönüyor biliyor musun.
devamını gör...
7525.
insan sevmese de beğenmese de, her bayram daha iyi anlıyor akrabaların ve sıla-i rahmin kıymetini.. her ne kadar gereklerini hakkıyla yerine getiremiyor olsak da, farz olmasaydı, insanları birbirine bağlayacak, bir arada tutabilecek hiçbir şey olmazdı kanaatimce.. kendime yakın, "dost" gördüğüm arkadaşlarımdan ne bir mesaj, ne de bir arama gelmeyince, arayıp sorduklarımda da soğuk, samimiyetsiz karşılıklar alınca akrabalarımın ve ailemin kıymetini çok daha iyi anladım..
devamını gör...
7528.
çok pis acıktım ya. kolumu kemiriyorum. baharatlı patates, kaşarı sünen sıcak pizza, közlenmiş köftesiyle hamburger, inegöl köfte oyş yazamıycam daha fazla.
devamını gör...
7531.
kanatlarım olsun isterdim defter. uzakları yakın etmeme yardım edecek kanatlar. kocaman, diri ve kuvvetli kanatlar. ki aldığım mesafe bana hiç koymasın isterdim. beni hiç yormasın yollar. belki yorgunlar dinlenirdi kanatlarımın gölgelerinde. yorgunlar. gönlü yorulmuşlar, bedeni iflasa yaklaşmışlar. hem belki rüzgar da başka bir anlam ifade ederdi o zaman, belki yağmur da başka olurdu, hem belki ıslanmak da... hani o hiç sevemediğim ıslanmak. kanatlarım olsun isterdim defter. kocaman, diri ve kuvvetli kanatlar.

devamını gör...
7533.
sabahtan bu yana arkadaşlarımı arıyorum telefonda, işi-gücü olmayan varsa çıkalım da dolaşalım diye. kimisi, tatilde, kimisi eş-dost ziyaretinde, kimisi köyünde, kimisi çalışıyor. boşta kimse kalmamış. ben de mal gibi evde oturuyorum, ne sıkıcı birgün. unuttuğum birisi varsa, arasın da çıkalım dışarı diye bekliyorum.
devamını gör...
7535.
monitör kulaklık takmaktan kulaklarımın anası ağladı, üzerinde bulunan o süngerimsi şeyler olsa bir nebze olsun faidesi olurdu belki ama gel gör ki yok.. mix&mastering için günde yaklaşık beş altı saat aralıksız kafamda kalınca bir süre sonra kulaklarımın uyuştuğunu hissediyorum. umarım bu durum kulaklarıma kalıcı hasarlar bırakmaz. işitme manasında elbette geri dönüşler bekliyorum ama estetik olarak bir şey olur mu onu merak ediyorum.. çünkü kulaklarımı çok seviyorum lan. kepçe falan olmam ben di mi? doktor, estetisyen, diyetisyen ve bilumum psikolog, psikiyatr arkadaşlardan yardım talep ediyorum. nokta.
devamını gör...
7537.
aşk meşk olayları bizi aşar hâfızcan. daha iki gün önce popomuza kibarca tekmeyi atıp terk eden kız az evvel aramış "bana masal anlat" diyor. ne üflüyor bu türk kızları birisi bana açıklasın. neyse konu o değil, benim bir hayalim var, yanımda bir don bir atlet bir de komando bıçağı ile amazon ormanlarında tek başıma yaşayabildiğim kadar yaşamak istiyorum. belki dünya ile iletişime geçmemiş bir kabile ile karşılaşırım ne bileyim âbi, eğlenceli olur hani anlatabiliyor muyum.. bir insanın hayatta kalabilmek için avcı özelliklerini yeniden keşfetmesi, içerisindeki merhameti azcık bile olsa kısarak, ölmemek için hayvan avlayıp onu ateşte pişirmesi falan. evet böyle yazınca çok ütopik geliyor ama biz insanoğlunun özü bu değil mi zaten hâfız? ben birilerinin emrinde köle gibi çalışıp akşam eve gelirken terli tişörtümle markete girip kıyma alıp sonra eve gelip onu pişirmek istemiyorum lan. o değil de, neyse tamam bu kadar bullshit yeter. hadi eyvallah.
devamını gör...
7538.
derin meseleler dile gelmiyor. hele bunlar fazlasıyla şahsi ve iç dünyaya ait ise. her ne kadar sosyal medyanın sosyalliğinden dem vurulsa da, insanlar sabahtan akşama kadar gevezelik yapsa da, herkes suyun üstünde kayan sinekler gibi. bir derinlik yok. hem su sineği olmanın yararları da çok. görünür olmak, hafif olmak, hayatı hafifsemek... insan ağırlaştıkça batar oysa, dibi yavaş yavaş bulmaya başlar. sonra görünmez olur. işte bu görünmezlik, "yokluk" addedilir. çoğu kişi yokluğu göze alamaz.

ne zaman hafiflenmek, hafifsemek, görünür olmak, boğuntudan çıkmak, iç seslerin verdiği yorgunluktan ve kendimden kaçmak istesem sosyal medyada "online" oluyorum. az sonraya hiçbirşey kalmayacak olan gündelik sosyal siyasal tartışmalara giriyorum, kazananı olmayan polemiklere dalıyorum. bildiğim derinliklere sırtımı dönerek gündelik hayata ortak olarak hayata dokunduğumu sanıyorum. ama tüm bunların bir yanılsama olduğunu biliyorum. çünkü hava kararıyor, akşam oluyor ve eve dönüyorum.

insan ne yeryüzünde, ne gökyüzünde yapabiliyor. en çok buna şaşıyorum.
devamını gör...
7539.
biliyorum, aradığım şey burada yok. ama gerçek şu ki, aradığım şeyi de bilmiyorum.

oysa eskiden boyuna arardım. yıllarca aradım. ararken sonunda kendimi de kaybettim.
devamını gör...
7540.
yıllar önce birbirine karşı beslenen ve hiçbir zaman gün yüzüne çıkmamış duygular. anlamadığım kaç yıl geçmiş ardan herkes hayatını kurmuş ortada paylaşılmış tek şey çocukluk anılarıyken neden bir selam hor görülüyor.sanki karşılaşınca geçmişte duyulan duygular gün yüzüne çıkıyor da insanlar anlamasın diye iki taraf da birbirini yok saymak zorunda gibi. bi taraf laf atsa bu gerilim çözülecek ama iki tarf da kaçıyor. sabahtan akşama kadar oyun oynadığım çocukluğum olan insanla ne zaman bu noktaya geldik bilmiyorum ama hayatım boyunca muhattap olmak zorunda olduğum insanla böyle olmak çok can sıkıcı.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar