sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

7564.
şurada kasmadan konuşabileceğim 2 kişi vardı sözlük.
biri bir ruh hastasının sözlerine inanıp beni dinlemeden çekti gitti hatta sanıyorum ki sözlükte bile yazmıyor.
diğeri de, aslında diğeri için ne diyebilirim bilemiyorum onun kafasından çok farklı şeyler geçiyor gibi. çat diye irtibatı kesti, galiba ablalığın ayarını kaçırdık. yada, yada!!! diğer ihtimali düşünmek dahi istemiyorum...
devamını gör...
7566.
biliyorum, yaptığım hiçbir şeyin anlamı yok. yanlış yerlerde, yanlış işlerdeyim. neyin doğru olduğunu çok iyi biliyorum. ama yolu kaybettim.
devamını gör...
7568.
kafamda bir iki yazı var. bunları da sözlüğe yazdıktan sonra kentacky'deki çiftliğime çekilip, orada kitaplar okuyup, roman yazacağım.
devamını gör...
7569.
kafamda bir iki yazı var. bunları da sözlüğe yazdıktan sonra kentacky'deki çiftliğime çekilip, orada kitaplar okuyup, roman yazacağım.
devamını gör...
7570.
hayatımda yanlış yaptığım bir şey var ama hala o şeyi bulamadım. bi bulsam herşey düzene girecek sanki.son dakika işi yapmaktan nefret etmeme rağmen işlerim hep ya son dakika da oluyor ya da iptal oluyor. bir haftadır hiçbir işim zamanında olmuyor.
artık çok fazla takıyorum kafama bu durumu ciddi manada hayatımı etkilemeye başladı.
devamını gör...
7572.
uzun bir müddettir diş ağrısı çekiyorum. korkumdan hekime gidemiyordum ki ömrümde bir kere dolgu yaptırmıştım. zaten dişimde çürük problemi olmaz fakat diş tepelerim hep kırılır nedenini bilmiyorum kaşağılarcasına fırçalarım. neyse mecbur gittim 20lik dişim için. doktorun tepkisi bu yaşta nası kara aahmete çevirdin dişini??? vay anam dedim. yandım. 2 20 lik 3 kırığın büyümesinden dolmalık diş vardı.
önce dolguyla başladık. vızvız eden makiba sinirime değdikçe zıplatım, zamparalamak ne zormuş, 40 dk da doldu ama ben dişim çekildi aradada sanıyorum dedim ya hiç çektirmedim. doktor ne deae beğenirsin. dur daha fasülyenin faydasına gelemedik bu dolgu. sırtım tablo büyüklüğünde terlemişti.
ağzımın uyuşması geçtiği için 2. iğneyi yedim.
20 lik dişimin diş kökü 35 lik açı ile yamuk gelmiş. ve kırılma ihtimali varmış. neyse kenardan iğne gibi bir şey kanırtıyor iyi düşer herhal dedim. ama o da ne. vay anaaaammm.
tornavida gibi bişeyi ağzıma soktu azcık dayancan dedi asistan ellerimi tutuyor. nolcak ya dememle o şeyi üst çeneme çeneme vurması bir oldu. kaçacam kaçılmıyor. kız tutuyor. en son terimi siliyordu. kadın kerpetenle hoop dedi çekti ama doğum yapsan bu kadar sevinirsin heralde. gözüm ışıdı.
20 lik diş zordur hahaayt dedi. ama o zonklama ve sinir kanırtmalarını hiç unutamam.
15 gün sonra 2. çekim 2. dolgu var. hayırlısı...

devamını gör...
7577.
2001 yılıydı. lise talebesiydim. okulumuzun kantinin yanında onbeş metrekarelik boş bir oda vardı. orayı mescit olarak kullanıyorduk. okulumuzun iyi ama son derece pasif bir müdürü , kraldan çok kralcı kemalist bir müdür yardımcısı vardı. okulun kimin kontrolünde olduğunu tahmin edersiniz artık.

bir gün mescide gittiğimizde mescidin müdür yardımcısının isteğiyle masa , sandalye doldurulduğunu gördük. bunun maksatlı yapıldığını anlayınca ne yapacağımızı düşündük. namaz kıldığını bildiğimiz hocalarımıza danıştık.içerilerinde farklı görüşten insanlar vardı; milli görüşçüler, ülkücüler... biz de ülkücüydük. onlar bize yarım ağız bir şeyler söyledi. velilerimizi harekete geçirmemizi, imza toplamamızı vs. o gün farkına varamadığımız durum şuydu; bize akıl veren hocalarımız okulun ikinci katında bulunan , fazlalık malzemelerin konulduğu büyükçe bir odada gizlice namaz kılıyorlar, ama öğrencilerin kullandığı mescide uğramıyorlardı.

arkadaşlarımızla yaptığımız istişareden sonra orayı tekrar mescit olarak kullanmak istediğimizi idareye bildirdik. tabii ki , sonuç alamadık. tekrar tekrar talep ettik. sonuç değişmedi.sonuç alamayacağımızı görünce "yapacak bişey yok" diyerek masa ve sandalyeleri üst üste istifleyerek kendimize bir yer açtık. bu sefer de odanın kapısı kilitlendi. ama onu da açtık. sonrasında hiçbir şey yapılmadı. mescidi kullanmaya devam ettik. "çözüm bu kadar basitmiş" dedik.

aradan bir kaç ay geçti. malum 2001 yılı. türkiye'de büyük bir ekonomik kriz var. benzer şekilde arjantin'de de büyük bir kriz var. arjantin'de sosyal patlamalar baş gösterince benzer vakaların türkiye'de de yaşanabileceği ihtimaliyle emniyet müdürlükleri alarma geçirilmiş. emniyet en ufak ihbarı değerlendiriyor. işte böyle bir ortamda bir sabaha ailelerimiz emniyet müdürlüğüne çağrılıyor. kendilerine bazı bilgiler veriliyor. vali yardımcısı okula geliyor. velilerimiz ve 2-3 polis te okula geliyor. hiçbir şeyden haberimiz yok. meğer kemalist müdür yardımcımız bizi çete diye polise ihbar etmiş, polis te bizi bir kaç ay takibe almış.

bütün bu olayların psikolojimiz üzerinde ciddi tahribatı oldu.eğitim hayatımız da etkilendi. ama velilerimiz zamanla durumu anladı.

bundan 10 gün önce o okulu ziyaret ettim. zamanında hocaların gizlice namaz kıldığı o okul imam hatip olmuş. imam hatip çılgınlığına karşı gelsem de, ne yalan söyleyeyim, hoşuma gitti. hoşuma giden bir şey daha vardı; o gün mescidi beraber açtığımız, çete(!) diye polise takip ettirildiğimiz yakın bir dostum beni okul müdürü olarak karşıladı. hocalarımızın gizlice namaz kıldığı oda mescide çevrilmiş. şimdi de cuma namazlarının kılınabileceği, öğrencilerin rahatça abdest alabileceği alanlar inşa ettiriliyor.ayrıca spor salonları vs. sadece bu değil; okulun eğitim kalitesini artırmak , okulun sosyal imkanlarını çoğaltmak için yaptıkları fedakarlıklara şahit oldum. gurur duydum...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar