sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

8362.
bu entry'yi size çok uzaklardan yazıyorum, kafamın içinden. yıllarca bu hayata sövdüm. çok sövdüm. yıllarca değişen tek şey girdiğim günahlar oldu. her küfürde günah katsayım bi kat daha arttı. siz siz olun boş boş sövmeyin. harekete geçin. insan ne yaparsa kendi yapar.

bak tecrübe konuşuyor diyorum.
devamını gör...
8363.
empati mode: on
ben ilah olsam, eğerli kulum olsa..
yemin ediyorum cehennemin en dibinde yakardım!
yemin ediyorum sağlığını, maddiyatını elinden alırdım!
yemin ediyorum musibetleri üzerinden eksik etmezdim!
içine çektiği hava benim olacak, gören gözü ben vericem.. işiten kulağı, tutan eli, yürüyen ayağı ben verecem de eğerli benim verdiklerimle bana, benim dünyamda isyan edecek, günah işleyecek!
vallahi dünya ahiret yüzünü güldürmezdim.
empati mode: off!
ne kadar merhametlisin Allah'ım, ne kadar şefkatlisin.
ne kadar sabırlısın ya rabbi ne kadar da kusurlara gecesin!
belki şu yazdığım tanımda bile riya vardır, bilemiyorum ama sen biliyorsun ya rabbi.
sen biliyorsun içinde bulunduğum durumu da, gelmek istediğim indindeki konumu da.
affet ya rabbi, affet.
devamını gör...
8367.
bütün umutlarım uçuveriyor bazen... herşeyden, herkesten nefret ediyorum bir anda!
yaşam düşman, zaman en keskin kılıç oluyor bana...
ağır darbeler alıyorum ama ağlayamıyorum. bu daha çok yakıyor canımı..
kanayan yaralar görüyorum ve onları sarmak istiyorum fakat duadan öteye gidemiyorum.!
işte o an bir öfke sarıyor bedenimi ve bu kez dua yerine beddualar boşalıyor dilimden zalimler ordusuna.!!
filistin karanlıkta, suriye'nin her gün iftar sofrasına ekmek yerine bomba konuldu, arakan aç!!!
mısır boynu bükük bekliyor yusuf'larını...
ya ben...!!? bunları bildiğim halde düstur edinmiyorum çoğu kez kendime!
yüreğim sığmıyor bedenime...
yıllardır aynı acıyı aynı hüznü dinliyorum
yetmiyor artık...
çünkü ben artık bu şarkıyı ağlayarak dinlemek değil dirilişin verdiği güçle bu zaferin marşını söylemek istiyorum...
devamını gör...
8368.
bir hikaye yazdım; fakat sonunu getiremiyorum. sonu baştan belliydi ama karakterleri falan çok sevdim, bitsin istemiyorum. bu kişilerin daha neler söyleyebileceklerini düşünüyorum da öncesini sonrasını düzenleyip durmaktan, geriye dönüp yeni bir şeyler ilave etmekten hikayeye bir son veremiyorum.

hikaye için düşündüğüm son da zaten son gibi değil. biraz klişe kaçacak belki ama gerçekten hayat da öyle değil mi? mutlu son, acı son vs bir yana, son diye bir şey yok; varsa da kabullenmek istemiyoruz. mutluluksa da acıysa da... hiçbir şey öylece bitsin, kesilsin istemiyoruz. iç içe ve peşi sıra başlangıçlar ve sonlar yaşıyor ve hep bir şeylerin devam ettiği, hiç olmazsa etmesi gerektiği vehmine kapılmak istiyoruz. böyle derken değişmiyor değiliz. hep değişiyor; değişiyoruz. değişmek de zordur, evet; fakat değişmemek, aynı kalmak daha zor. neyse bu hamur çok su götürür.

hikaye de, henüz kendi hikayesini bulamamış bir yazarın hikayesi olduğundan mıdır, pek öyle hikayeye benzemiyor. evet ben de kendi hikayemi bulabilmiş değilim. bulduğumu sanmıştım aslında; ama benim değilmiş, başkasının hikayesiymiş o. öyle işte. bitti mi? bitmedi, devam ediyor. önceleri sonraları irdelemekten, "ama"ların, "ve"lerin sonu gelmiyor.
devamını gör...
8370.
aynı şeylere ağlamak çok garip. ama elini aynı ateşe aynı şekilde sokan bir insan, gerçekten normal olmasa gerek.
ama aslında normal olduğumu söylemelerine öyle ihtiyacım var ki. belki de yok. çünkü bunu iddia eden insanlar da oldu her zaman. yani turp gibi olduğumu. dışarıdan beni çok normal ve iyi sanan insanlar... sonra dönüp, sen zaten iyisin diyen insanlar... beni buna inandırmaya çalışmaları... ama ben bunlardan gaza geldim mi? gelmedim. işte bu yüzden sorguluyorum ihtiyacım olup olmadığını. gaza gelmişsem bile bunları hatırlayıp küllerimden doğamıyorum.
hani ben kendimi gerçekten mehdi zannetmiştim de bir sürü ilaçlar içirmişlerdi ya. sonra sanmamıştım. ama bir sürü kilo almıştım. (mehdi sanmak= 26 yıllık hayatı çok ince düşünerek geçirmek, dünya meselelerini fazla kafaya takmak, bir de amak-ı hayal'i okumak. pardon 18 demeliydim çünkü bunların başıma gelişi o yaşıma rastlar ama ben bile unutmuşum.) (mehdi sanmamak için= 20 kilo ) sanmıyordum ama şöyle de bir espri dilimdeydi: "ne olacak ki? hepimiz kendimizi mehdi zannetsek dünya kurtulurdu." sonra amcam mehdi'nin erkek olacağını söylemişti. eski hakan albayrak kitaplarından fırlamış gibiydik. fırlamış gibiydik ama mehdi'nin erkek olacağını dahi bilmeyen birinin kendini mehdi zannetmesi belki de garipti. neyse bunlar eskide kalmıştı. kalmıştı ama, en güzel günlerim de eskide kaldı.
bilmiyorum ya sözlük, ne hissettiğimi de bilmiyorum ne anlatmak istediğimi de. sadece namaz için camiye gidince güzel her şey bir parça. bu aralar koşarken birden durup sakince nefes alırmış gibi bir haldeyim. ama bu duruş bu sefer çok uzun sürdü. beni heyecanlandıran şeylere sarılmamayı ben seçiyorum galiba. kendimi boş bir hayatla uyuşturmayı... kendini bir zamanlar mehdi bile sanmış bir insan en çok da bu hayatı haketmiyor işte. başka hayalleri hakediyor.
devamını gör...
8372.
yazmak beni rahatlatıyor.. kendimi binlerce metre yükseklikten aşağı atılmış gibi hissediyorum.. hava da süratle yere çakılmak için ilerliyor sanki bedenim.. bu sıcakta üşünür mü? üşüyorum.. acılar acılar acılar.. göz yaşları.. bir tutam kasvet.. bir tutam ümitsizlik.. koskoca dünyaya sığamamak.. nefes alamamak.. acıyı paylaşamamak.. kendimle bile paylaşamadığım acılar.. bazen ne var bir kuru ot olsaydım diyorum.. ya da bir taş.. bilmiyorum be sözlük yazdım yazdım şimdi ise susuyorum.. oksijen dolu odada karbondioksit bulup nefessiz kalıyorum..
devamını gör...
8373.
dikkat dikkat...!
twitter kullanıcısı yazar dostlara bir sorum var.
hani arka plan resme tweetleri iliştiriyorlar ya; gören vardır belki. hangi programla yapıyorlar bi bilginiz var mı?
devamını gör...
8377.
karalama: leke sürme, kara çalma.

ne ironidir ki sözlükte izin verilen durum.
adamlardaki cesarete bak;
birisi kafirsin derken diğeri mürted bu canım diyor. başka biri fetöcü derken diğeri kavramlardan haberin yok diyor. cahil cesareti işte.

aslında amaç sataşma. hani tanımlarımı silen moderasyona diyorum sataşma dediğin şey gözünüzün önünde yaşanıyor. üç maymunu oynuyorsunuz. ben yapınca sataşma ama onlar yapıunca ifade özgürlüğü.. tipik almanya tavrı..

devamını gör...
8379.
kimseye kızmadım, kimsenin suçu yok, herkes haklı ama ben mahvoldum. mahşerden geriye cenneti bekleyiş başlamıştı. o kadar kir pas ve çöplük bir dehlizde yok olmuştu, geriye sadece boş imgeler ve hissizce anlatılabilir gereksiz anılar kalmıştı. altımdaki cehennemin varlığını unuturcasına sadece cennete kitlenip 'biraz sonra sonsuza kadar mutlu olacağım' diyorken ayağım kaydı. ilkle sonun aynı anda tezahür etmesi, tüm günahların bedelini vadeli taksitlerle ödemeye başlamak... bir eşkiyanın evliya huzurunda dediği gibi 'ben pişman değilim keşke daha çok yapsaydım'
kaliteliydi, kısa ama özdü.
devamını gör...
8380.
sol frame midemi bulandırıyor.
bir taraftan ak partiyi adeta bir dinmiş gibi savunanlar, öteki taraftan bütün iğrençlikleri ak partiye yığmaya çalışan kalitesiz muhalifler..
saçma sapan başlıklar uçuşuyor sol frame semalarında ve bu ahval benim cidden midemi bulandırıyor.
ne diyeyim; yiyin birbirinizi!
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar