sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

8421.
yalnız bıraktıklarımız, kimsesiz kalmış mıdır?
yaptıklarını unutmayacağım cümlelerini kimlere kurduk?
arada hatırladıkları için kimlerin hatrını saydık?
gece gece ne saçmalıyorum ben yine?
devamını gör...
8423.
affedemiyorum. hiçbir şey yokmuş gibi davranıp içten içe bana yapılan her şeyi hatırlayıp nefret doluyorum. asla renk vermiyor ama ne unutuyor ne de affediyorum.
devamını gör...
8426.
bir kaç on sene önce dünyaya gelmiş olsaydım, aynı şartlar içinde iyi bir edip, yazar, şair olabilirdim. ama kölelik, parçalanma, hız ve haz çağına denk geldim. kendimi sağda solda harcamaktan başka bir işe yaramıyorum.
devamını gör...
8427.
daha çok gencim fakat etrafımda ki birçok yaşıtımdan daha fazla imtihanla boğuştum. insanların ne kadar nankör,ne kadar zalim olduğuna tanık oldum. kimse kimseye merhamet etmiyor. kimse kimseye yardım eli uzatmıyor. herkes kendine müslüman . bir derdin olduğunu,başına bir iş geldiğini duyan sadece merakından arıyor,soruyor. bu bile insanların ne denli karaktersiz olduklarını gösteriyor. iftira atmayı seviyor bu insanlar sadece çıkarları için. sadece çıkarları için adaletsizliğe göz yumuyorlar. kendi başlarına gelmeyene dek kimse senin yaşadığınla ilgilenmiyor. zaman geçtikçe tek başıma yaşamayı öğrendim. artık hiçbir arkadaşa vs. muhtaç olmamayı öğrendim. kimseden bir yardım istememeyi ama inatla herkese yardım eli uzatmayı öğrendim. ne olursa olsun gülücüklerimi kaybetmemeyi öğrendim. sığ fikirlilik ile bir yere varılamayacağını , bir müslümanın ne olursa olsun yeniliklere açık olmasını öğrendim. kısacası ben, tek başıma bir şeyler yapabilmeyi öğrendim.
devamını gör...
8429.
kitaplarda ilham verici cümlelere rastlayıp birbirimize aktaracağımız yerde, sosyal medyada hiç okumadığımız kitaplardan aforizmaları, şiirleri hayretli sözcüklerle paylaşıyoruz.
devamını gör...
8430.
buraya demin bir şey karaladım. eskiden alışkanlık tab+enter yaptım ve pufffff. tanım uçtu ardında hiç iz bırakmadan. vay be, uzayın karanlığına karıştı resmen...
devamını gör...
8431.
sözlük sessizliğe büründü yine. büründü kelimesini kullanınca, afrika ülkesi olan burundi, konya denilince afrika ülkesi olan kenya geliyor hep aklıma. fonetik çağrışım, gelmesi lazım yani çok yakın sesler olm. size de oluyordur tebisi, gayet normal insanım dimi he dimi? evet de :/
devamını gör...
8432.
sırf o mutlu olsun diye kendi mutluluğumdan,beklentilerimden,hayallerimden vazgeçerim,bu kadar büyük bir aptallığı yaparım diye çok korkuyorum. kendime hiiiiç güvenmiyorum.
neden hep asla dediğim şeylerle imtihan oluyorum.......
neden :(
devamını gör...
8433.
61 derece sıcaklık gördüm ve dedim ki : hey dostum kavim olup göçmemizi mi istiyorsun yoksa dimağlarımızı kaynatıp bizi mecnun mu etmek istiyorsun seç birini. urfa sıcaklıktır.
devamını gör...
8434.
insan insanın hayal kırıklığıdır. gitmez dediklerin gider, en sevdiklerin ölür güzel her şey bir gün biter. burası dünya çünkü. 3 boyuta sıkışmış içinden zamanın geçtiği yolda yavaş yavaş ölerek ilerliyoruz.
devamını gör...
8436.
herkese bir sıkıntının türlü çeşit halleri dağıtılmış durumda; mum çiçeği gibi. dal dal ayrılmış, yaprakları saçılmış ve en şiddetli hali çiçeğin ucunda akıyor gibi duran balı gibi ellerinde, dillerinde, gözlerinde insanların. bir tohum toprağa düştüğünde filiz verirken çeşitliliğini boca ederek gün ışığına, kendisini sunması gibi kainata, kim bilir belkide gökten düşüyor bu sıkıntılar başımızın üzerine, çeşit çeşit sarmal oluyoruz birbirimize. bir alfabe gibi tamamlıyor insanlar sıkıntılarını, kimi a, kimi b. bir kelimeden bir cümleye dönüşüyoruz. nasıl bir kitaptır bu yerini hiç şaşırmaz. aynı zamanda hiç acımaz. topraktan gelmeyen bir şey taşıyoruz başımızın üzerinde. ne vitamin ne mineral. yok onu teskin edecek bir toprak ürünü. serseridir, biraz avare, evden kaçmışlığın suçluluk duygusuyla bulamıyor hiç doğru cevabı. ama iyi görüyor, herkesi görüyor, parça parça uzanan sıkıntıların puzzlenı çözüyor.
devamını gör...
8437.
bu gün insanlığın gelecek algısının çok kalıplaşmış olma ihtimali kafamı kurcaladı, insan sahip olabileceklerini sahip olduklarıyla ve gördükleriyle kafasında sınırlıyor örneğin 1800'li yıllarda insanlara 2000 yıllarında olabilecek teknolojilerin tahmin edilmesi isteniyor tahminlerden biri, gelecekte uçan postacıların mektupları ulaştıracağı. e-posta,telefon diye bir ihtimal yok. yani adamın bakış açısı,düşünce kalıbı düzenli oluşabilecek küçük detayları hesaba katamıyor bunun için bazen hayal gücünün sınırlarının zorlandığı bir yazarın külliyatının içinden inanılması zor serüvenleri gerçekleştirmek yatıyor fakat artık pek kitap okunan bir zamanda değiliz bu yüzden bence insanlığa bilgileri içgüdüsel veya sezgisel bir şekilde aktarma zamanına gelmemiz gerekir maddelerle etkileşim halinde olmalıyız,mesela karanlık maddenin sırrı doğuştan gelmeli şunu söylemeliyim ki insanlık daha fazla biyoloji daha az teknoloji ile ilgilenmeli yoksa çok kötü olur demiyorum daha doğrusu bilemiyorum ama eğer insan kendi bedenini genetik olarak değil de teknolojik cihaz takarak veya vasıtasıyla değiştirirse,insanlık kavramı sorgulanmaya başlanır ve çevreye daha fazla zarar verir.teknoloji kontrolsüz gelişiyor bunu kimse inkar etmesin ışın kılıcı,lazer silahları bize çok inanılmaz,kontrolsüz ve tehlikeli geliyor fakat günümüzde nükleer silahlar,toplu ihma silahları ülkelerin ellerinin altında ateşlenmeyi bekliyor size gelecek pesimizmi yapmıyacağım elbet o başka zaman kendinize iyi bakın
devamını gör...
8439.
başka konular arasında yitip gitmesin, ben incindim ciddiye alınsın diye kırgın tavrımın istikrarıydı sadece yaptığım. onlarsa adını kin tutmak koydular. keşke koymasalardı. daha da incindim.
devamını gör...
8440.
çok samimi olduğumuzu sandığım bir arkadaşımın, ki konuşurken sürekli kardeşim der, sözleneceğini tesadüfen öğrendim. 18 yılımıza bu yakışıyormuş demek ki.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar