sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

8486.
çocuklar gerçekten enteresanlar.
dün büyük kızımla (4) oturuyoruz. uyumadık ikimizde falan.
bu kendi tabletiyle oynuyordu. şarjını bitirdi sonra kardeşinin tabletini aldı onunda şarjını bitirdi, ben o sırada yanında onu izliyordum. sonra gayrı ihtiyarı elime telefonu aldım. bana dedi ki;
"anneciğim, telefonu bırak yoksa gözlerin acır."
ulan sanki sabah beri tabletleri kendi sömürmedi, sanki kendi gözleri titanium.
bana diyor ki yani benim tabletlerin sarjı bitti, sırada sen varsın, seni sömürücem o yüzden bir şeyle ilgilenme.
ama bunu ne kadar kibar ve beni düşünerek yapıyor.
canım benim.
devamını gör...
8487.
ben bir korkağım ve tembelim. küçük yerlerde eşelenerek, bekleyerek ömrümü harcadım. neredeyse ringe hiç çıkmadan o büyük maça hazırlandım. ve sonunda böyle bir maçın gerceklesmeyecegini nihayet anladım. yorgun bir şekilde sandalyeye yığılıp kaldım. boks eldivenlerim kendiliğinden kayıp düştü. kum torbası on yillarca yumruk ve tekme yedi benden, ama halen dipdiri. artık geri de dönemiyorum. evin yolunu unuttum. kimseye bir boksör olduğumu söyleyemiyorum. çünkü hiç maç yapmadım.
devamını gör...
8489.
her insan seyircilikten ve karanlıktan çıkıp, sahnede parıldamak, görünmek ister. fakat olabildiği en fazla, perdenin önünden geçen o küçük, koyu insan gölgesi...
devamını gör...
8490.
sıkıntılarım var. ama nedenini bilmiyorum. kolay kolay depresyona da girmem ama bu farklı bir şey. bir yandan yazmaya başlayınca hep dert hep sıkıntı yazdığımda da kötü hissediyorum. tuhaftır espri yapsam gülsem de kötü hissediyorum. geçmesini, üzerimden bu kabz halinin kalkmasını bekliyorum ama uzun süredir bu böyle. galiba geçmişte yaşıyorum ve geçmişteki arkadaşları özlüyorum ve onlardaki değişimi izliyorum. belki de bu beni yoruyor. onları kaybettiğimi düşünüyorum.belki de yenilerini bulamıyorum. herkes mi aynı olur bu zamanda herkes aynı oluyormuş, herkes aynı geliyor. sözlüğü yazabileceğim başlıkları aramakla geçiriyorum. önceden bir çok şeye tanım bulabilen, yazabilen ben şimdi başlıkları okuyup geçiyorum. yeraltı yazarları dedikleri, karamsarlık dedikleri bu mu bilemiyorum şimdi.
devamını gör...
8491.
sözlük, bu sene dersimize bı genel cerrah gelmişti. adam tam bi yürüyen ego, cerrah egosu işte bildiğin. amfiye ne düşünüyorsunuz dal olarak karar veren var mı dedi. kimseden ses yok. peki arkadaşlar cerrahi isteyen var mı dedi.iki kişi el kaldırdı. onlara sordu hangi cerrahiyi düşünüyorsunuz çocuklar diye. birisi kalp diğeri beyin istiyorum dedi. hoca beyin cerrahisi düşünene dönüp dedi ki, bak yavrucum insanların en salağı doktor olmayı seçenlerdir. doktorların en salağı cerrah olmayı seçenlerdir. cerrahların en salağı da beyin cerrahı olmayı seçenlerdir. onlardan daha salak birisi varsa dünya üzerinde, onlar da beyin cerrahlarıyla evlenmeyi kabul eden kadınlardır. * *
devamını gör...
8492.
anlatsana biraz bana, yüze gülüp ardından atıp tutabilmeyi. seni anlıyorum diyerek kendince benimle dertlenip, 2 saat sonrasında hiçbirşey olmamış gibi devam etmeyi. ınsanları tanımadan tipe bakıp yargılamayı. ınsanlarin hikayesini bilmeden fikir yürütmeyi. sana güvenildiği vakit yarı yolda bırakmayı. keyfince eksikliklerle dalga geçebilmeyi, merhamet timsalinden bir timsaha dönüşmeyi..

anlat ki, seninle yolumuz bir olmasın. dost ve arkadaş, yoldaş kelimelerimi tekrardan evireyim. anlat ki fıtratlarımız bir olmasın..
devamını gör...
8497.
yerdesiniz. nakavt olduğunuzu herkes biliyor. ayağa kalkamayacağınıza eminsiniz, eminler. ama hakem bitirmiyor sayımını. düşlediğiniz darbeyi yediniz. düşüşünüz bitti. gülümsemeye evrilmeye çalışan patlamış dudaklarınızdan kan sızıyor. kan tadını sevmiyorsunuz. ama ağzınızın oluşturduğu bu tablo, gülümsemenizden daha sanatsal. ışıklar birikiyor göz kapaklarınızın üzerinde. seslere kapanıyor kulaklarınız. havlu atmıyor ama hala havlu atması gereken ve bitirmiyor sayımını hakem. kurgusal bir acı sunuyorsunuz okuyanlara ve tümü umursamadan okuyup geçiyor bu yazıyı.

her gün biraz daha ölüyorsunuz.
devamını gör...
8498.
buraya yazmayalı olmuş baya. bugün garip bir şey oldu. tanımadığım bir hatun kişisi -neyime güvendiyse- yaşadığı bir olayı pat diye anlattı. anlattığı şey, bana geçmişimden bir sahneyi anımsattı. neyse, kafam karıştı. görüşürüz.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar