sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

8681.
başkasının derdine ortak olmakla,derdin ne olduğuna odaklanmak arasında çok önemli farklar var.
birincisi hemhal olmakla alakalı,ikincisi öğrenme arzusu ile. onu da geçtik.

başkalarının acısını dinlemekten zevk adamlar artık peyda olmaya başladı. tüketmeye endeksli abiler ablalar için başkalarının acıları da tüketilebilecek birkaç dakikalık suni sancılar halini almaya başlamış artık.
devamını gör...
8683.
şimdilerde hep kaçasım var. okuldan eve, evdeki ortamdan sözlüğe, sözlükten hülyalara, hayallere, sonra tekrar derse, filme , şarkıya.. sanki kır zıncirlerini diyor ruhum bana ve ben aslında hiç de şikayetim olmayan ortamları önce terk edip sonra kürkçü dükkanı gibi geri dönüyorum. bu kaçış içinde mutlu ve özgür olsam da bi yanım hayattan da çok şey kaçırıyorsun demiyor değil. günlerim bittiğinde nabayım tabiatım böyle deme lüksüm olmayacak gibi.kimbilir. yaşayıp görelim.
devamını gör...
8687.
ayaklarım üşüyor başım terliyor. atalarımız ne dediyse tersi istikametinde ilerliyor bedenim. çorap giyip ayaklarımı ısıtıyorum ama kafamdaki bu terler nasıl dinecek onu bilmiyorum.
devamını gör...
8688.
şu sıralar çok çabuk sinirleniyorum sözlük. sonra ‘her şeye sinirleniyorsun sen de he’ diye kendime sinirleniyorum. sonra bi daha sinirleniyorum sonra yine kendime kızıyorum. böyle kısır bir döngüye girdim. saçma salak bi haldeyim sözlük.
devamını gör...
8690.
yaralar böyle tatlı tatlı kaşınır da zevk ala ala, yarayı parçalaya parçalaya kaşırsın sonra o yara daha da büyür ya. öyle bir ahval işte.
hiç yapmadığım, dönmediğim yollar, çiğnemediğim izzet-i nefsim ve tecrübe edilmemiş bir pişmanlık. mantıklı kararlarımın verdiği lezzetsizlik. bükülmez bilinen irade meyan karası gözlerin minvalinde beyaz bayrak sallıyor.
devamını gör...
8693.
sabah erkenden uyanıp yola koyuluyoruz. daha bir hafta önce güneşin doğuşuna doğru yol alırken,yollar bir anda tersine döndü. battığı yöne doğru yola koyulur olduk artık. tamam güneşi görmüyor olabiliriz ama batışı da başka bir tatlı arkadaş. göz alabildiğine bir ova karşımda akşam vakti. berimde nemrudun dağı. arkamda binlerce yıllık soğuk heykeller. arkamda sessiz sedasız görkemini yitirmiş putlar.

aklıma kalbimdekiler geliyor. uzun uzun anlatabilirim aslında. çok şey de var aslında. ama sebepsiz bir tebessüm geliyor yüzüme. ukalaca değil ha. kendime gülüyorum.
devamını gör...
8694.
erkenden kararan günler geri geldi yine. yeniden yaşam enerjimi yavaş yavaş emecekler. yazın biriken enerjimi çalıyorlar resmen. norveç'te falan yaşasam kafayı yerdim heralde. ha güneşi görememişim ha da o'nu.
tek abdestle 3 vakit namaz kılarız veya oruç saati kısalacak diyerek avutayım kendimi artık.
devamını gör...
8695.
karalama defterim bile ruhuma gizlendi. insan ruhunun derinliklerinde hissettiği kişiye yazıyorsa, kalemi kağıdı içine gömüyor.
pek gizli kalıyor her kelime, her söz.


şimdi yüreğimin kelebeklerine ömür katan arzu...
sol yanımın peygamber çiçeği kokusu...
ruh-i mücerred bir aşkın son yavrusu...
özlem çağrıma ses ver,
olayım yolunun yorgunu...
devamını gör...
8698.
5 dakika, 1 dakika fazla değil. oyun oynamadan önce açtığım tv'de haberlerde ; güvenlik kamerası kayıtlarıyla birlikte, 1 adamın mescit önünde kurşunlanmasını, 1 adamın kışkanç koca tarafından bıçaklanmasını, çöp konteynerinde bulunan bebek cesedini bir de yolda yürürken tanımadığı bi hayvanoğlu hayvan tarafından yumruklanan kadını gördüm.
havası suyu, taşı toprağı hoş da, insanları leş bu memleketin.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar