sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

8702.
odada iki kişi sezen aksu dinliyorduk. diğer şahıs odadan çıktı. hemen ardından benim de çıkmam gerekti. ama istemsizce "kadın yalnız kalmasın lan" diye düşünüp şarkının bitmesini bekledim çıkmak için.
devamını gör...
8705.
eskisi kadar okuyamıyorum. film izleyemiyorum. ilk bölümünü izledikten sonra sararım ben buna dediğim dizilerin 2. bölüm 10. dakikasında durdurup bir çay koymak için kalkıyorum ve bir daha diziye geri dönmüyorum.

sıkıldım. sıkılıyorum.

yalnızlık tat vermiyor artık. eskiden keyif aldığım köpeği olduğum sessiz akşamlar her geçen gün daha da yoruyor beni. anlamıyorum.

--
buraları okuyorsun arada tahmin edebiliyorum. çok iğrençsin. çok iticisin ve senden hemen sonra ve ondan da hemen sonra sevgililerim oldu hepsi ile seninle geçirdiğim zamanlardan daha güzel zamanlardan geçirdim. hala tövbesini ediyorum. bitiremedim.
--

aşık oldum. artık olmaz derken oldu. ilk görüşte aşk mı olur derken tam da ilk görüşte oldu. ve kendime, kendi halime gülüyorum.

tedirginim. anksiyeteden uzak bağımsız, belirgin bir tedirginlik yaşıyorum. gelecek kaygısı gibi. ama değil. ilk defa korkuyorum.

reddedilmek istemiyorum. ama reddedilmekten değil. bir daha sevemeyeceğim diye kendimden korkuyorum.

haber alıyorum. yapma diyorlar. ama seni görünce tüm sınırları aşıp merhaba demek istiyorum. yapamıyorum.

korkuyorum.
devamını gör...
8706.
sözlük benimle dalga geçiyor galiba. daha dün tanımlarıma oy veren insanları görebilmem için 254 tanım girmem gerektiğini söylüyordu. sonra ben nasıl yapacağım nasıl edeceğim diye mızmızlandım burada. tekrar denediğimde ise artık 90 küsür tanımın yeteceği uyarısını verdi. ben de bana acıdı falan sandıydım. az önce yeniden bir denedim abovvv 241 tanım daha girmem gerekiyormuş.

şimdi sözlük sana soruyorum: ben tüm günümü senin başında geçirdiğim halde yaza yaza 13 tanım mı yazmışım sadece? nasıl oluyor bu bir anlat hele?
devamını gör...
8707.
şehre lacivert ceket gibi yakıştı yağmur. fakat ben çıkıp ıslanamadım o yağmurun altında,sigaramı yakıp bir apartman boşluğunda tüttüremedim,izleyemedim gelen geçenleri, uyuşukluğum uğruna mal gibi çöktüm kaldım bir pazar daha gitti bak koskoca hafta pazarı bekleyerek geçicek ne kadar acınası halbuki bir hafta da yedi gün var bildiğim kadarıyla bizim içinse sadece bir.
devamını gör...
8708.
Allah'ım biliyor derdimi, kaygılarımı. bir düzlüğe çıkar mıyım acaba diye içimden geçirdiğimi biliyor. ben yine geleceği ziyadesiyle kafama takar oldum. yine tevekkül edemez oldum. tünelin ucunu göremiyorum diye kendime ettiğim bu zulüm ne zaman sona erer bilmem, lakin şu tutumumdan ciddi manada rahatsızım ve kurtulmak istiyorum.

ben sürekli sonum ne olacak diye düşünmek yerine ölümü hatırlamak ve ona göre yaşamak istiyorum.
devamını gör...
8709.
şimdi biz yaşıyoruz ya hani koştura koştura, hani sevemiyoruz ya karşımızdakini soğuk ellerini ısıtmadan evleniyoruz, aceleye getiriyoruz ya ufacık parmaklı çocuklarımızı öpmeyi, hani dakikaları saatleri hesaplıyoruz ya bir dostla muhabbette bırak da gidelim diyoruz ya, hakkatten hani soğuk çimlere yanağımızı sürtemiyoruz ya, ürpermiyoruz ya çenemiz titreyerek, bir şarkıyı dinleyemiyoruz ya anı bıraktığı için, dur bi dakka dur şimdi biz günlerce açılmadan o kızın sokağında bekleyemiyormuyuz..hani o saçma da olsa tek cümlesini günlerce tekrar edemiyormuyuz..tüh...sevemiyoruz, konuşamıyoruz dinleyemiyoruz anlayamıyoruz öpemiyoruz koklayamıyoruz.....tarihin en kötü dönemlerine denk gelmişiz hakkatten şansızız..
devamını gör...
8711.
gecenin bu saati 11 yaşındaki kız kardeşimle barbie fashionistas bebek modellerini inceledik. “ya bunlar amerikada 10-15 dolar, burada en az 90-100 lira. bu nasıl adaletsizlik abla?!?” diyerek kapitalizme ilk isyanını etti piremses.
dedim ki sen bebek oynayacak yaşı geçmedin mi la hergele, dedi ki e sen niye bakıyorsun o zaman, dedim ki ben küçükken hiç bebekle oynamadım. kızların bu kadar abarttığı neymiş diye aneliz yapıyorum. yaw he he dedi. bu da böyle bir anımız.
devamını gör...
8712.
güüünnnaaaaydıııın defter. içim de kelebekler uçuşuyor. kuşlar kaçışıyor. yine sorumsuzluk yaptığım bir gün. beni böyle sevin ben de sorumsuz olmayı seviyorum. zaten mutlu insanlar hep sorumsuzlar. tabi her zaman sorumsuz insana katlanılmaz o yüzden ara da bir sorumsuz olacaksın. küçük şımarıklıklar yapıp kendini mutlu edeceksin.
devamını gör...
8713.
o kadar mutluyum ki. 3 yıldır başvurduğum ama kabul alamadığım bir programa kabul aldığımı an itibariyle öğrenmiş bulunmaktayım. her şey kötü giderken ve her şeyin hep kötü gideceğine kendimi inandırmışken bu haberi almak öyle iyi geldi ki. ezici mutsuzluklarım çıkmaya başlamadan gün yüzüne, bu haberin tadını çıkarmalıyım.

ahahahahah

maşallah kader bir tanım yazma süresince bile mutlu olmama izin vermiyor. biliyorum ben de artık hiçbir şeyin anlamı kalmadığını ama iki dakka unutmuştum ne güzel.
devamını gör...
8714.
dünya beyaz bir kağıt ve sen yorgunsun. dünya öküzün boynuzlarında duruyor ve sen yorgunsun. dünya savaş meydanı ve sen yorgunsun. dünya geçersiz ölümlerle dolu ve sen yorgunsun. dünya bir daha olmaz ve sen yorgunsun..
devamını gör...
8717.
öyle yıkık falan değil,
dimdik.
hani kayalıkların üzerinde incecik hırkayla başın dik rüzgara karşı durursun ya,
ama için titrer, üşümezden gelirsin.

öyle hıçkıra hıçkıra ağlamak falan değil,
sessizce.
hani başkası ağlasa bayılacak diye korktuğun o anda, inadına,
gür sesle konuşursun, tebessüm edersin.

ruhunu katık edip bedenine,
kendine kadar yüksek sesle,
uçurumun en kıyısında,
ve fırtınanın tam ortasında
umursamaz bir tavırla yürürsün ya ileri doğru.
yürüyorum...
devamını gör...
8718.
genç adam aklına estikçe birkaç vasıta ile beylikdüzü'nden üsküdar'a geçmekteydi. sirkeci'den harem vapuruna binip deniz kenarından yürüyerek üsküdar'a geçmek onu keyiflendiriyordu.
bu sabah da yine aklına esmişti. gökyüzü sisli, gökyüzünün yeryüzü ile buluşan kısımları puslu idi. sirkeci'de trenden inip iskeleye doğru yürüyordu ki aniden sol bacağında bi temas ve sıcaklık hissetti. baktı ki kuyruğu ve sol arka bacağı kesik bi köpek ona yardım ister gözlerle bakıyordu. genç adam bir an için afalladı ve etraftaki onlarca insan arasında köpeğin niçin kendisini bulduğunu sorguladı. köpeğin diğer insanlardan yardım istememesi mevzuunu kısa sürede çözdü, köpek sadece genç adama görünüyordu. köpeklerden hiç haz etmeyen genç adam şimdiye kadar hiç bir köpeğe dokunmamıştı. herşeyin bir ilki vardı diye aklından geçirerek köpeğe doğru eğildi. ancak yine de dokunamadı.
bu arada puslu hava dağılmış ve yerine güllük gülistanlık bir hava hakim olmuştu. havanın açılması ile vapurun az sonra hareket edeceği aklına geldi. zaten köpek de ortadan kaybolmuştu. vapura binip üst katta sigarasını yaktı. çayını yudumlamaya başladığında vapur kıyıdan 100 metre kadar açılmıştı bile. vapurun geride bıraktığı köpükleri seyreden genç adam köpüklerin olması gerekenden farklı renkte olduğuna şahitlik etti. kan kırmızıydı bu renk, olabildiğince bulanık. bardağın elinden düşmesine aldırış etmeyerek kırılan keşke sadece bardak olsaydı diye düşündü...
devamını gör...
8719.
şeyhim! beni hatırladınız mı?
sevgi sözcükleriyle insanın kalbine girileceğine inandığım günlerdi o zamanlar,

-şeyhim! beni anımsadınız mı?
huşudan öleceğim günlerdi ve hep sevmenin yeteceğini düşündüğüm günler.

-şeyhim! neden bıraktınız bana nazar etmeyi.
sanrılarımı, tanrılarım olarak görmem sanırım sizin suçunuz.

-şeyhim! beni neden hala anmazsınız.
ismim seslenilmeyeli epey oldu, yoksa ismim dilinize layık değil mi?

-şeyhim! neden ağlamamak için kendimi vurmak istiyorum?
yoksa ben korkak bir yalancı mıyım?

-şeyhim! beni neden sev… .

yo hayır şeyhim o soruyu soramam. biliyorum ki sormak ölümü dile indirgemektir.
ve ben ölmek için çok yalnızım.

-şeyhim! beni unutmayın.
devamını gör...
8720.
cocuklarla kaynaşmak,iyi niyetlerini göstermek icin askerler boyuyor okulumuzu. eksigimizi gediğımizi gideriyorlar. arada kışlalarina alıp araclarina bindiriyorlar küçükleri. cikolata dagıtıyorlar.
bugün 4 kişi öldü. 4 tane yaralı var. belki görmüşümdür.
hayat ne garip.. insanlar falan.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar