sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

9001.
az önce sohbete zikire davet ettiler. “laik insanım olm ben. din ve devlet işlerini birbirinden ayrıdım. şimdi hocanız bir şey söyler, muhalif olurum ortamın büyüsünü bozarım” dedim savdım başımdan.

tatikat ve cemaat olaylarından oldu bitti uzağım. şu saatten sonra da içlerine girip kolej havası oluşturamam
devamını gör...
9005.
yolculuk. çok fazla durduk sanki bu durakta. ne de çok inen yol-cu-larım varmış. sonradan kendime yük ettiğim yol ve yolcularım. inmek ve binmek -pardon bitmek bilmediniz... şoför bey müsayit bir yerde hareket edebilir misiniz?
devamını gör...
9006.
bugün pazar günü idi, ben hastaydım ki halen de öyle, yarın iki sınavım var ve ben işe gittim. hayat bazen beni fazlasıyla yoruyor...
devamını gör...
9008.
ulan keşke inslara da akıllı telefonlara, bilgisayarlara ve tabletlere gelen güncellemeler gibi güncelleme özelliği gelse.

arkadaş ve akraba çevreseni güncelle, vücutta beğenilmeyen yerleri güncelle, iş hayatını güncelle vs gibi.
devamını gör...
9013.
bu dünya bu kadar nefreti nasıl taşıyor sırtında anlam veremiyorum sözlük.

dinin şu mu? berbat bir insansın. dilin şu mu? iğrenç bir insansın. şu millete mi mensupsun? yaşama sen, öl! şu ülkede/şehirde mi doğdun? öyleyse aptalsın. şu tarz müzik mi seviyorsun? zevksizsin. benim fikir sahibi olduğum konularda bilgin yok mu? cahilsin. sevdiğimi sevmiyor musun? hiçbir şeyden anlamazsın. doğrularım senin doğruların değil mi? ahlaksızsın. beni sevmiyor musun? dünyanın en nefret edilesi varlığısın. kim olduğun umurumda değil, ben ne istersem o olacaksın.

diyor birileri. halbuki hepimiz insanız. bu, bu kadarız. doğduk yaşıyoruz öleceğiz. bunca kini akıtmaya ne gerek var dünyaya? size büyük bir sır vereceğim. korkuyorum sizden. biz olmak mümkünken siz olmayı seçenlerden. korkarım dünya nefretten yıkılacak günün birinde. kin alacak kalbi titreten onca güzel hissin yerini. şaşırmayız vakti gelince çünkü ancak hiçlik paklar bu kadar nefretin kirini.
devamını gör...
9014.
(#6017000)

az önce şöyle bir tanım yazdım. bundan üç yıl önce böyle bir tanım okuduğumda muhtemelen yazarını seri eksilerdim. lakin yazarken öyle tarifsiz bir mutluluk yaşadım ki... bambaşka bir alanda ilerlerken öğrendiğim şeylerin yansımalarını edebiyat alanında değerlendirebilmek... akademiyi bu yüzden seviyorum işte. hiç farkında bile olmadan insana kattıkları, okuduğun onca karışık makalenin izlerini hayatta bir yerlerde görebildiğin için... akademi çok güzel gençler gelsenize...
devamını gör...
9017.
birlikte çekilmiş fotoğraflara bakıp "aynı gülümsüyormuşuz bak, onun da gözleri küçücük kalıyor gülümserken" diye düşünüp kalbinin ortasından fırlayan acısının avuç içinde biriktiğini hissederken daha da uyuyamamak için muazzam zaman dilimleri.
devamını gör...
9018.
bazen, daha hayalken başlıyor hayal kırıklığı; ve sevmeye başlamadan gönül kırıklığı.

en saf hayale ölü hatıralar bulaşıyor, solduruyor güzelim renklerini. böyle böyle, karanlık gölgelerden kurulu bir enkaz oluyor hayat.

evvela her şeyi unutmak lazım belki, geçmişin zincirlerinden boşanmak ve yitirmek hafızayı; yine başa dönmemek için.

ölüm gibi gelir bunu düşünmesi; fakat yeni bir doğum için bundan başka çare var mı?
devamını gör...
9019.
ünlü türkücünün de dediği gibi "consolationem an si console speculo quo numine meyer" yani diyor ki "teselli edipte avutmuyorsa, kadeh neye yarar mey neye yarar"
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar