sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

9041.
‪kendimiz olmadıkça hep bir “başkası” oluyoruz ve bu fena halde canımızı yakıyor. sonra hep geçip gidiyoruz bir başkası olarak.

evet sadece bir başkası olarak, biz de geçip gidiyoruz başkalarının yanıbaşından. sadece bir başkası.

artık senin “başka” olduğunu söylemelerine inanma. lafın tersi bir anlam barınıyor orada. evet, sen başkasın ama o kadar; herkes kadar başka. sen yoksun orada, biz yokuz. hiç tenezzül olunmamıştır orada sana.

biz hep bir başkası gibi geçip gitmeyi biliyoruz, gidiyoruz sadece. gelir gibi yapıyor ve sadece gidiyoruz, ya üstüne basarak ya üzerinden adımlayarak bir başkasının.
devamını gör...
9046.
geçen sene bu saatlerde evden çıkıp formasyona giderken içimden neyzen tevfik şiirleri okurdum. yeğen için çıkınca bir şey diyemiyorsun. ama yeter bu kadar artık o benim evime gelip elimi öpsün.

not: yine de öğleden önce gelmesin.
devamını gör...
9050.
off... hakikaten off... bazen neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar vermek öyle zor ki... vicdanınla duyguların arasında kalmak... bir yanda kullanılmışlık hissi öbür tarafta birisinin müşkülüne çözüm bulmak... keşke sadece kullanılmak olsa mesele, birisine haketmediği bir payeyi kazandırmak da var işin ucunda. niye birilerine hayır demek bu kadar zor? duygularımı mı dinlemeliyim vicdanımı mı? off of...
devamını gör...
9051.
rüzgar sesine uyandım. ve hala efil efil esiyor. korkmuyorum desem yalan olur. sözlüğe girdim korkumu azaltmak için. bu yaşta şu hareketlerine bak diyip gülümsüyorum kendime. insan hep başkasına değil ya biraz da kendine gülsün. kendini şımartsın. işte böyle. *
devamını gör...
9053.
bir yağmur üstüne, yürüdüğün gökyüzünde kollarını iki kat kıvırdığın kazağı çıkar. sıcak olmasın yağmur yağarken, üşüyelim. 
belki o vakit değerlenir yıldızlar.
devamını gör...
9057.
midem bulanıyor sözlük. bebekler gibi uyurken bir anda mide bulantısı ve çarpıntı ile uyanmak iğrenç bir şey. zehirlenmiş olabilir miyim aceba? evdekilere haber versem de başımı mu bekleseler ki? ölüp kalmayayım şimdi durduk yerde!
devamını gör...
9059.
kalbimde küçük kırıntılar var. hepsi de zihnimin döküp toplamadığı kırıntılar.
herkesin üzerine basıp geçtiği kırıntılar.
bir tek karıncalar üzüldü.
geldiler, topladılar, sakladılar.
benim bulamayacağım yerlere sakladılar.

o kırıntılar benim döküntülerim değildi ki, kimsenin toplamasını da istemedim zaten.
ben onları kendime yol yapmıştım.
karıncalar sakladılar.
ben de kayboldum.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar