sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

9722.
son şarjörü taktım. bakalım nereye kadar gidecek? zira dayanma takati kalmadı. dışarıya belli etmeden herşeyi içinde yaşamak fazlasıyla yoruyor insanı. bazı şeyleri bilince getirmemek için bile yoruluyor insan beyni. geleceğin o kadar belirsiz olması... çevremde mutlu insanlar görürken benim tek başıma olmam...
hayalimin kısa sürede gerçekleşmesi dileğiyle. yoksa ders çalışırken okuduğum davranış ve uyum problemlerinden birkaçını yaşamaya başlayacağım.
devamını gör...
9723.
temmuz ayı olmasına rağmen müthiş güzel bir hava var istanbul'da.* bugün 4 saate yakın bekletildiğim için tadını çıkaramadım. dışarı çıkınca güneş peyda oldu. biraz önce bir haftadır planladığım günübirlik seyahatim 15 saniyelik bir telefon görüşmesiyle iptal oldu. gece vakti teker teker milleti arayıp haber verdim.
olmayınca olmuyor, vardır bunda da bir hayır, sağlık olsun, nasip değilmiş diyerek kendime züğürt tesellilerinden teselli beğeniyorum. plansız mı yaşayalım bu hayatı, belki emrivakileri bu kadar takmayız o zaman.
devamını gör...
9726.
zweig'ın satranç kitabını okuduktan bir hafta sonra bi satranç oynama isteği geldi. ofiste otururken birden bir nur inmesi gibi hasıl oldu. sonradan bunun birçok kişinin deneyimlediği bir süpernatürel hadise olduğunu öğrendim. normalde damacıyımdır. basit bir oyun. satrancı da bilirim ama iyi oynayamadığımdan sevmezdim. kitapta da damacıları epey aşağılıyordu. bence o kısmında abartmış biraz zweig ağabey. dama da öyle göründüğü kadar basit bi oyun değildir. sürekli fake ve hinlik peşinde koşup rakibin hata yapmasını beklemeniz icap eder. zincirleme yeme hamleleri filan vardır. tabii satranca göre daha kısır bir oyun. ama onun da çin daması japon daması tarzı türleri var acayip bi şekilde oynanan. damayı yine yedirmeyiz yani fakat şimdi satranç gözüme bir hoş görünmeye başladı. bazı taktikleri açıp öğrenmek lazım ama hem üşeniyorum hem de bu öğrenme şekli çok suni geliyor. o yüzden online bi siteden karşıma kendi seviyemde birinin gelmesini umup hata yapa yapa veziri yedire yedire oynuyorum. zevkli de oluyor. sanırım bi haftaya geçer bu durum.
devamını gör...
9728.
dökülmek için küçük, ufacık bir hamle bekliyorsun birilerinden; aptallık! ne kadar büyük sözler etsen de kabullenmeye dair, hala kabullenemedin, içindeki "belki onlar gibi olurum" ümidi peşini bırakmıyor; ahmaklık! olmazların peşine düşmekten vazgeçmiyorsun, olmalarını da ummuyorsun ya yine de "belki"; saçmalık! yinelemekten bıktıklarına olan mahkumiyetin bitmiyor, belki dilini keser parmaklarını kırarsan... neyse boş verin bunları; tamamı birer zırvalık!
devamını gör...
9729.
kuşlarım vuruldu,kalbim dağlandı
o ah aşklara yandım
yas tutan bir dünyanın kalabalığında
gelenler gittiler gölgemle kaldım.
kuşlarım vuruldu kimsesiz kaldım.
devamını gör...
9730.
doktorum yaz demişti unutkanlığım için. öncedem yazıyordum her şeyi şimdi bıraktım çünkü unutmak hatırlamamak en güzeli. yazdıkça anıları, duyguları, hissettiklerini hiçbir şeyi unutamıyorsun. böyle daha kolay oluyor yarı hatırlayıp yarı unutuyorsun ve benim beynim çoğu şeyi unutmak üzerine kurulmuş. o yüzden kinim yoktur benim herkesi affeder yine severim insanları. bana yaptıklarını hatırlamam. çok derine işleyenler unutulmuyor sadece işte onları harfi harfi hatırlıyorsun. asıl unutmam gerekenleri unutmuyor beynim. acı çekmeyi seviyor galiba. kaybetme korkusuyla yaşatıyor beni hep keşke unutsa da diğer duygular da onunla birlikte gitse. yine asıl yazmak istediklerimi yazamadım onlar benim en kıymetli defterimde.
devamını gör...
9734.
hayal kırıklıklarından bir dağın tepesinde oturuyorum dün geceden beri... öğrenemiycem şu hayatı noktasındayım... strateji nedir, gerillalık nedir, hayat önden kestirilen hamlelere verilen tepkiler midir, defans mıdır, faka basmamak mıdır? nedir ya bu hayat bir türlü becerip üstesinden gelemediğim?
devamını gör...
9735.
kardeş payı dizisini izledim de geldim. bu komedi dizisi değil miydi? niye boğazıma düğümler dizildi. bir babanın ölümünü izlemesi bile bu kadar acı iken yaşayana Allah sabır vermese insan çatlar, delirir, karalar.
devamını gör...
9738.
siz sanıyorsunuz ki, salak yerine koyduğunuz insan sonuna kadar size anlayış sağlayacak. günlerce üzdüğünüz sizin mutluluğunuz için çaba sarfetmeye devam edecek. her şeyin bir sınırı var, o sınırı geçtiğiniz an bütün tabuları onarılmayacak biçimde yıkmış oluyorsunuz.
devamını gör...
9740.
çalışma alanıma ilk kez unvanımla birlikte girdim. unvanım o kadar üstüme uymuyor ki utanmasalar kimliğini göster diyeceklerdi.

saçma sapan bir hayat daha da saçma bir yere doğru gidiyor.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar