sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

9861.
ekmek işi iyi oldu. bir parti bir hafta gidiyor ama bu hamur işine bir çare bulmak gerek. her defasında inşaat işçisi gibi çıkmak iyi olmuyor. bu videolar da sanırım hep aldatma, o ele o hamur yapışıyor ve öyle hoop çıkmıyor hemen.
devamını gör...
9862.
bugün canım aşırı derecede mandalina istedi sözlük. annem, yeğenim ve ben üç silahşörler olarak düştük yollara. yolumuzun üzerindeki ilk markette gördük güzel görünüyorlardı, biraz dolaşalım dönüşte alırız dedik. başka marketleri dolaştıktan sonra dönüşte insanlar mandalinaları çılgınca kapışmış geriye iki üç tane garip ve de bebek mandalina kalmıştı. mecburen öyle azıcık aldık. yeğenim olacak küçük insan da uyuyakalınca diğer marketlere dönmedik. ama bir miktar üzüldüm tabii, yedim ancak gözüm aç kaldı. derken akşamına kuzenim iki kasa mandalinayla kapıya dayandı. bir yerlerden almış bize de getirmiş. yağdırıyor mevlam.*
devamını gör...
9864.
beni whatsapp grubuna eklemezlerse intihar edicem. bakın şu anda ajdar'ı açtım, eğer almazsanız çikita muuz muz dinlicem. polisi ararun, kulaklarım elden gidiyeah.... *
devamını gör...
9866.
ben bir yerlerde bir şeyleri yanlış yaptım. tam olarak nedir, nedendir bilmiyorum. muhtemelen bu hak tanınsa yine aynı şekilde saçmalarım ama yine de; 2009'a dönebilir miyiz?
devamını gör...
9867.
her sabah gözümü açtığımda ayak bileklerimin acıdığını fark ediyorum.

koşarak yürüyorum. sürekli acelem var, sürekli bir yerlere yetişmeye çalışıyorum. otobüse, ofise, servise, kursa, oraya buraya.

bir sürü ses var. zamanla dinlenmemeye başlanan konuşmalar, hemen hemen her cümleye karşılık gelen risksiz cevaplar, dinliyorum anlamında sahte gülümsemeler.

beynim ve ben, ki beynim her şeyi yüklenmekten, düşünmekten, planlamaktan beni aşıyor, eve vardığımızda sessizlik içimde öylece duralım istiyoruz.

gözlerimizi kaparken aklımızdaki "o iş nasıl olacaktı, öyle desek böyle olur, böyle yazsak sonra şu olur"; gözlerimizi açtığımızda bileklerimizin sızısı.

-hemen hemen her şeyde- bunca yolun başındalığa rağmen, bunca yorgunluk.
devamını gör...
9868.
bir şeyleri doğru yapıyorum. ilham mı geldi, üçüncü gözüm mü açıldı. kendimi kabul ettiğimden beri daha az takıyorum, mutluyum. gene saçmalıyorum bazen ama bunu daha az umursuyorum. oyunun kurallarını öğrenmişim gibi. 25 yılın sonunda kendimi suçlamamayı öğrendim. plansız yaşamayı, kendimi üzmemeyi, sorun onlarda demeyi, kabullenmeyi, çaba harcamamam gerektiğini.
geçen poliklinikte beklerken bir hasta geldi ve kendince asistan ablaya laf sokmaya çalıştı. o da şöyle dedi, sorun bende olduğu için olay çıkarmıyor, çok mutsuz olduğu için bunu yapıyor. gerçekten öyle. yemekteyizde diğerlerine 1 veren kişilere bakalım. öyle insanlar mutlu olamaz.
bense mutluyum. bayadır bazalde mutluyum, temelden kökten geliyor. onardım kendimi. hiçbir şey için zorlamıyorum. çalışmak içimden geliyor. artık korkarak, endişeyle çalışmıyorum. pazartesi napıcam demiyorum. kurmuyorum. bunların hepsini daha az yapıyorum. vodoo büyüsü sadece ona inananları korkutur. iyi niyet tohumlarıyla bir şeyler yapacaksam yaparım. kendimi üzerek, hırpalayarak, tüketerek bir şey uğruna çalışmam. olmayan şeyler de iyi ki olmadı der geçerim.
devamını gör...
9871.
uzaklar asıl gitmek için bir nedenin kalmadığında uzaktır.
bahsettiğim kilometre cinsinden yada herhangi bir uzunluk ölçüsü birimine tanımlı, herhangi bir uzaklık birimi değil be sözlük.
o'nun uzaklığı
yoksa iki adım ötende'de duruyor olsa bazen, çok uzaktır işte.
''insanın yer yüzünde kendisine en uzak olduğu nokta, kendi sırtıdır aslında'' diye bir söz geçer filmin birinde.
yok be kardeşim kimin umurunda ki allasen sırtının aslında nerede olduğu. o' na yaklaşabildiğin en yakın mesafe hayallerin iken, gözünün önünde ama, aslında senden kilometrelerce uzak olan resmine bakarken ve bir o kadar için acırken...
ve üstüne "kavuşamamak" düşüncesi tüm imkansızlığıyla aklında, zihninin içinde ve dahi beyninin tüm kıvrımlarında yer ettirdiğin ''kavuşacağız'' düşüncesine tur bindirirken...
geri kalan herşey kimin umurunda ki.
neyse.
iyi forumlar.
devamını gör...
9872.
herkes bir taraftan çekiştiriyor ve hepsinin benden bir isteği ya da beklentisi var. peki ben bunların hangisini istiyorum ya da istemiyorum soran var mı? her şeyi karşıdan söylemek kolay oluyor yaparsın yaparsın diye fakat benim sadece iki elim iki ayağım var ve bir gün de yirmi dört saat. bunlar artık bana yetmiyor. yetişmiyorum hiçbir şeye. hele bir de özlem var ki canıma okuyor her seferinde. özlüyoruz bir şeyleri işte.
devamını gör...
9873.
üç gündür ne baş ağrılarım kesildi ne de mide ağrılarım. hepsi stresten oluyor biliyorum. bir o yana bir bu yana koşturmaktan yoruldum yetişmem gereken yerlere artık koşar adım değil uçarak gitmeye uğraşıyorum. beynim yorgun gönlüm yorgun ruhum yorgun. tek iyi olan şey beni görünce öğretmeniiiiim diye gelip sarılan kuzularım. hepsini ayrı seviyorum. o yaramaz enes i bile. sırf yanına oturayım diye başımın etini yemesini bile seviyorum. eren in yanımdan ayrılmayışı, ece nin sanki genç bir kız gibi hareketleri, ege nin şımarıklığı, saadettin ege nin ağlaması, zeynep in herkesten nefret ediyorum halleri, şiir in masumluğu, ismail emin in dalıp gidişi, gamze nin heyecanı ve geri kalan hepsini seviyorum. karakterleri farklı da olsa hepsi bir çocuk ve biraz sevgi gösterdiğiniz an sizi sevmeye dünden hazırlar.
devamını gör...
9874.
geçenlerde hayatımda ilk kez bir dergiye öykü gönderdim. türkiye'nin öykü anlamında belki de en iyi dergisine. 2 hafta kadar sonra dönüş yaptılar. durun durun mucize olmadı, yayımlanmayacak ama atölye bölümünde değerlendirilecekmiş. karar veremiyorum bu iyi bir şey mi yoksa kötü mü? hocamın yanına gitmem gerek... üzerimdeki ölü toprağından tam anlamıyla silkinebilmemin tek yolu bu galiba.
devamını gör...
9875.
insanlar bizi tanıdıklarını sanıyorlar. bizi beyinlerinde oluşturdukları karakter kalıplarına sokuyorlar. ne komik. aslında zerre fikirleri yok. birilerini tanımaya çalışmadan tanıyamazsınız...
devamını gör...
9876.
bir kaç gündür aklımda dönüyor; "you're who you've been looking for." yani diyor ki sen aradığın kişisin. sevmem kişisel gelişim zırvalarını ama bu şiiri sevdim.
youtube yorumlarının birinde sözlerini yazılmış, meraklısı bakabilir. bunu da buraya yazıyorum ki unutmuşken açıp bakayım vay be diyeyim. bu kadar da kendimi düşünürüm.
devamını gör...
9877.
günlük tutmaya başladım. karalamayacağım artık buralara, düşün ki o bunu okuyor, içini dök başlıklarına. baktım günlük yetmedi gelirim ama. neyse seneler sonra okuyup ne tepki vereceğimi çok merak ediyorum.
devamını gör...
9879.
nasıl yaptığımı bilmeden bugün uğraşırken bilgisayarımı düzelttim her şeyin üst üste geldiği şu günlerde insan buna bile acayip seviniyor kalktım oynadım. * hee geçen gün ilk ders anlatımımdan sonra kendi sabrıma kendim hayran kaldım. sayın veliler size çok sözüm var amma velakin tam anlamıyla öğretmen olmayı bekliyorum ha bir de müdürlere. pis müdür sen önce kendi öğretmenlerine bak. neyse mutluyum len ben çok konudan konuya atlıyorum ama beynimin düşündüklerine yetişemiyorum. son son son. yubbiiii. * *
devamını gör...
9880.
selam internet! 3 kilo ve bir de karar verdim, saçlarımı yeniden uzatacağım. ama sakal olmaz, sakala kılım. herkes sakallı, kadınlar bile sakallı! sakal görmekten kusacağım!
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar