sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

9962.
ben düz yürümeyi bilmediğim gibi bilmiyorum bu şehri. siyah gecelerinde kaybolurum ben bu adamın. sokaklarından şakaklarına çıkar çıkışlarım. çıkmaza girerim, çıkamam sakallarından; çıkmayan sakallarından bile. gözetlediğim kuytular nöbetlerime göz göz olur, gözlerinin değdiği yerden; şehrin derinine uzanır yabanlığım. gözleri gözlerimi bulunca gece ışıldayan fenerlere döner, caddelerdeki irili ufaklı evler. saçları kısa sürer, tekrar tekrar gezinmek isterim, sıkça yolum ona düşer. siyah geceler saçından kaşına, kaşından kirpiğine sürerken, sayfanın soluna yakın yerde duran ay gibi, dişleri karşılar bıyık altından beni, dolunay gibi. son bulan gecenin ardından tan yeri kızıllığında dudaklarını izlerim gün aydınlanana. boynu su olur, dökülüp bulduğu yol denize benzer; köprücüklerinden omzuna, oradan hasret olduğum izmir’e değer. ve sadece portresinde aldığım yol, uzun boyu boyunca alınacak tüm yaralara, şehrinin tüm yolsuzluklarına değer.
bana vaad edilen yol yok, “gel” denilen kent yok. ama orda bir yerde varsın. uzaktan şehri izlemekten başka imkanı olmayan biri ne yapsın?
devamını gör...
9964.
sütten çıkmış o ak kaşık asla ben değilim de insanların gariplikleri midemi bulandırıyor; ekşi sözlük dışındaki diğer tüm sözlüklerde kısa süreli yazarlıklar yapıyorum. "yazarlık" denemez bunlara tabii, güncel meseleler, sokak dili, ciddiyetsiz şeyler. belli bi arkadaş çevrem oluştu haliyle. manyağın biri, ben sözlükte yokken benim arkadaşlarımla benmişim gibi konuşuyormuş. samimiyim. içlerinden biri anlamış meseleyi söyledi. o kadar tedirgin oldum ki. ankaralı bir sapığım var. muhtemelen o. burada da gördüm onu. ben gelmeden önce silindi. acımakla acımamak arasında gittim geldim. umarım bi iş bulursun kendine.
devamını gör...
9966.
3-3.5 sene önce kadar bayağı ciddi olarak evlenemeyi düşündüğüm, gidip annesi ve babası ile tanıştığım. ailesinin de onayını aldığım ama sonra annemin kızı istememesi sonucu ayrıldığım kızın gelinlikli fotoğrafını gördüm. hayat böyle garip işte. ne diyelim mutluluklar kıza.
devamını gör...
9968.
babannemi kaybettim. konuşmalarımız kulağımda çınlıyor üç gündür.

-ağrın alem nene. (ağrıların bana gelsin)
+öyle deme, ben senin ağrın alem...

bu süreçte beni derin bir şekilde etkileyen birkaç detay oldu. bunlardan biri rahmetli dedemin vefat etmeden önce abime para verip "hanımım ölürse cenaze masraflarını bununla karşılarsın" dediğini öğrenmek oldu. bir diğeri de rahmetli babaannemin cüzdanından çıkan 35 lira... biz gerek onun yaşlılık maaşıyla gerek kendi katkılarımızla tüm ihtiyaçlarını karşılıyorduk. zaten para harcayamayacak kadar yaşlıydı. o parayı bize harçlık vermek için tutuyordu cüzdanında. torunuyduk çünkü. kıymetlileriydik. bunu bilmek onun gözünden kendime bakmak daha da derinden yaralıyor beni. ben ona hep dedemin emaneti diye bakıp ihtiyaçlarını karşıladım. dedeme daha düşkündüm. kaybedince anladım babaannemi ne kadar sevdiğimi. çocukluğum, kağıttan yaptığı kuş, söylediği ninni, beni salıncakta sallaması, yaptığım resimlere hayretle bakması, hepsi gitti... ama ben ona elveda demiyorum, muhammed biltaci'nin kızı esma'ya dediği gibi; "görüşmek üzere... " inna lillah ve inna ileydi raciun...
devamını gör...
9971.
o yemyeşil dağları ben çölleri seviyordum. olsun farklılığımız ne güzel diyorduk, ama içten içe onu dağ beni çöl çağırıyordu. sonra ne mi oldu? o dağa ben çöle. her şey aslına rücu eder adamım.
devamını gör...
9976.
sabah da dişçiye gittiğimde bana kısa sürede mükemmel bir dolgu yaptı. zaten günümün güzel geçeceğini o an hissetmiştim.
daha sonra steril olarak ameliyata girdim. ekartör tuttum, dikiş attım. uzun zamandır bu kadar stres attığım bir ortam olmamıştı.
neticede bugün çok güzeldi. teşekkürler Allah’ım.
devamını gör...
9977.
yüzümüz gülmese de içimiz gülüyor bizim. negatif olaylar bastıramaz benim enerjimi. turp gibi bir ruhum var. kütlesi bedenimden büyük, tutkusu dünyalara bedel.

şımardı yine aklım. sevgi sende saklım. özlemime karıştın, belki de kendine barıştın. sonsuzluğun limitinde aynalarla yarıştın. ben kendime dargınken varlığınla tanıştım. kısa süre zarfında ben sana çok alıştım. giriş yaptın gönlüme, safa geldin ömrüme.
devamını gör...
9978.
hep böyle zamanlarda pişman oldum... hep unuttum pişmanlığımı... baştan yanlıştı her şey, bilip bilip unuttum... karalama defterini biteviye temize çektim... ta ki kara kaplı karalama defterinde ak bir sayfa bulamayıncaya kadar sürdü bu... defter bitti, ben yoruldum...
devamını gör...
9979.
durulmak değil dinmek istiyorum artık. bu yorgunluğun; insan olmanın, insana güvenmenin, onu keşfetmenin, ona doyamamanın, ona varamamanın yorgunluğunun dindirmesini istiyorum her şeyi. yetmez mi bu kadar?
devamını gör...
9980.
dün, öğlen uyuyabileyim diye sabahın 7sinde uyanınca tekrar uyumak istemedim. fakat valide hanımın işleri uzun sürüp vakit öğleni geçince biraz şapa oturdum, mesai bitimine çiçekler gibi 25. uykusuzluk saatiyle giricem. umarım evin yolunu bulurum.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar