sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

10121.
bir keresinde iş arkadaşlarıyla piknik yapmaya karar verdik. 100'lük rakı bendeydi. toparlanırken rakı kimde beyler dediklerinde 100'lük rakıyı paltomun cebinden çıkarınca millet bi oha falan oldu. adeta the mask filminde maskenin cebinden çıkan abuk subuk şeyler gibi bakakaldılar. napim lan cep astarı ardına kadar delikti. adeta kadın çantası gibi o cepten her şey çıkabilirdi.
yine de 100'lük biraz fazla oldu sanırım.

bak yine hiç unutmam 20'li yaşlarda montajlardan montajlara koşuyoruz. bir tane omuz çantam var. bak o çantadan da her şey çıkabilirdi.
bir gün bilenler bilir istanbul optimum avm'nin trilyonluk aydınlatma işini yapıyoruz. fakat bu iş için 1 ay falan uğraştık. gece saat 3 civarı. herkes bitkin. bilgisayar sistemine bağlanmaya geldi sıra. normalde ankaradan bir firma ile anlaşmışız yazılım ve cihaz onlara ait. neyse sadece soketi bağlayıp sisteme takıcaz fakat o da ne? soket yok bu ankaralılarda. dedik ki buraya kadar soket yok. bir yandan da ankaralılara söyleniyoruz. neyse baba lazım olan sokete baktım bende var lan bundan dedim. millet bi hass..tir çekti. inanmadılar. çıkarttım çantadan hemde çeşit çeşit. ikili üçlü dörtlü ne istersen.
bizim firmada kullanılmayan bir soketin benden çıkması adeta ilahi bir güç olarak görülmeme sebep olmuştu artık. vardır böyle huylarım. gereksiz şeyleri yanımda taşırım.
sonraları montaja giderken lazım olur diye aldığım ve yolda laaan şunu unuttuk diye veryansın ettikleri bir çok şey çantamdan çıktı. şirket adeta o çantayı artık adeta alaaddin'in sihirli lambası olarak görüyor arada okşuyorlardı. yaptığım tek şey ise o gün lazım olur diye malzeme alıyor olmamdı.
yine bir gece saat 5 gibi sabaha karşı işimiz bitti toparlandık yola koyulduk. 20 dakika sonra şöför arkadaş lan sülo hiç konuşmuyon dedi. arkada 2 kişi birbirimize baktık. hakkaten lan sülo nerde? herifi şantiyede unutmuşuz ya la. o akıllı da bir yere sızmış kalmış şantiyede.
herkes bana baktı bir ihtimal sülo çantadan çıkar mı diye. beyler lütfendedim sülo bu çantada daralır.
devamını gör...
10122.
hani sonunun uçurum olduğunu bildiğimiz hataları yapmadan rahat edemeyeceğimiz durumlar vardır ve gözümüzü kapatıp o uçurumdan atlarız. bu şey gibi değil; dibe çökmek. en dibe çöktüğünüzde canınız yanar. burada ise uçurumdan atlarken benliğinizi acı kaplıyor,
çakıldığınızda hissedebileceğiniz hiçbir şey kalmaz.
devamını gör...
10123.
ne bileyim siz öyle karalama defteri diyince ben de kalktım boyama defteri aldım...taşıra taşıra boyuyordum. neyse.

hoşlanılan beye az ötede ağlayacağım dedikten sonra bana sıçratma cevabı almış gibiyim sözlük.
devamını gör...
10125.
bir oda.
bir soba.
bir lamba.
bir kanepe.
bir sütlü kahve.

misafirlikteyim.
dışarıda asker kına gecesi. hafiften bir müzik duyuluyor. ne dediği anlaşılmıyor.
anlamak da istemiyorum.
bazı şeyler anlaşıldığı zaman anlamını yitiriyor zira.
milli manevi duygulara hitap eden bir müzik çaldığını zannederken, hayatı tespih yapmışım çaldığını duyunca garipsemez misiniz.
devamını gör...
10126.
kapıdan kafayı çıkarıyorsun 50 lira gidiyor.. evse otursan doğalgaz, elektrik, internet parası 600-700 lira. bir kaç parça üst baş alıyorsun bin lira. bu nasıl sistem, nasıl hayat lan?
devamını gör...
10128.
bugün üç dört yaşlarındaki fotoğraflarıma baktım ve saçlarımda ki tasarım harikası kesime hayran oldum. hayran olmamak elde değil! * asimetrik kesimde elime kimse su dökemezmiş o zamanlar. yirmi yılı aşkın bir süre zarfında tek değişmeyen şey saçlarımın şekli ve rengi olmuş. saçlarımı çok sever, annemin bile saçlarıma dokunmasına izin vermezmişim. saçlarıma bir tek ben dokunabilirdim. annemden gizli aynanın karşısına geçip kahkül keser, saçlarımın boyunu kısaltırmışım. saçlarım düz olduğu için her fotoğrafta saçlarımı benim kestiğim çok belli oluyor sözlük. kabul ediyorum bazıları çok komik olmuş. çok şükür bugün de kuzenlerimi o yaşta yaptığım kuaförlük deneyimimle güldürdüm.
devamını gör...
10129.
beklediğim haber sonunda açıklandı. eskiye nazaran seçeneğim arttı ama mutlu değilim. şuan içinde hapsolduğum ve bir türlü zihinimden atamadığım duygu öyle berbat ki. bir süre aralıksız ağlamak istiyorum.
devamını gör...
10136.
bugün çok sevdiğim birini orada bırakarak ceza evinin kapısından tek başıma çıktığımda anladım ki, hayatta insanın başına herşey gelebilir, herşey.. keza bu hiç haketmeyenin başına geldi.
devamını gör...
10137.
bizi iyice ıslattıktan sonra kesildi yağmur. 7 gol attım. sağ elmacık kemiğime bir yumruk yedim çalım atarken. abi dolgumu düşüreceksin dedim. güldü murat abi. o ketum adam demek böyle gülüyormuş. galibiyetimiz pekişerek kesinleşince tekmeler de sıklaştı. bir tanesiyle yere kapaklandım hatta. penaltı!!! misafir vardı ona kullandırdık.
devamını gör...
10140.
olaylar üzerine sürekli olasılıklı olarak düşünüyorum ve artık sıyıracak gibi oluyorum.

kesin ve net çizgilerim yok.

tüm bu sınırsızlık içinde yaşamayı kendime daha da ağırlaştırıyorum ama elimde değil.

zihnim delice olasılıklara kayıyor.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar