sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

10262.
08.08.2018

"yalvarırım" dedi, "öldür beni. bitsin artık cezam. ömrümce, ömrümce kendime bir suç aradım ben. olmadı, bulamadım. kendimi ikna edemedim yaşamıma. belki sen bağışlarsın bunu bana. ölümümü bağışlarsın, ben de üstlenirim suçunu. sahiden soran olursa ben istedim derim. hapse girmezsin. özgür değilsin ki zaten, kim seni niye tutsak etsin? 'kimse kimseyi kurtaramaz' dediğimde saçmaladığımı söylemiştin. kanıtla şimdi bunu bana. kurtar beni yaşamın elinden, bırak beni ölümün huzurlu kucağına. bitsin artık sürgünüm. bitsin artık bitmeyecek bildiğim. geçip gideyim, öldür beni. 'istemeden oldu' dersin. 'sevmek istedim, nereden bilirdim bunca kırılgan olduğunu' dersin. insanlar hak ettiğimi düşünür bu sonu. elin herifinin elinin boynumda gezinmesi boğazımı sıkmasından daha ahlaksızca sonuçta. hak ettim ben bunu. gerçekten hak ettim. hayatım boyunca bu sona koştum. yoruldum artık, bırak beni dinleneyim. bırakma beni dünyanın yaşamaya çağıran düzlüklerine. yalvarırım gideyim! öldür beni, öldür..."

insan fıtratı gereği yaşama meyyaldir. maktullerin dudaklarının kenarında kan olur genelde, bir gülümsemenin asılı kaldığı pek azdır. "öldürün beni" diye yalvaranlar ötanaziden başka mümkünü olmayan hastalardır. bir de ölümden başka mümkünü olmayan yaşamla uyumsuz olanlar. katil ilk kez karşılaşıyordu böylesi bir insanla. ona ilan-ı aşk ederken güneşli günlerden bahsederken dahi aklında o gün vardı; gözlerindeki yaşama sevincinin, umudun, inancın söneceği gün. o alacaktı bunları onun elinden. bir insanı insan yapan her şeyi ondan çalacak, karşısında umutsuz bir hayvana dönüşmesini kendini böğüre böğüre ağlayarak oraya buraya çarpmasını izleyecekti. insanlığına dair tek bir şey bırakacaktı ona; korku. korkacaktı, deli gibi korkacaktı. titrediğini görecekti karşısında dal gibi. yalnız onun rüzgarı savuracaktı onu. ama öyle olmadı. o gün yalnızca aslında hiçbir şeyin sandığı gibi olmadığını anladı. hazırladığı cinayet seremonisini iptal etti. ellerine eldiven giydi. dakikalarca bakmayı umduğu gözlere son kez baktı ve tetiği çekti. istediği ölümü verdi ona ama istediğini alamadı ondan. bundan sonra her şey daha berbat olacaktı...
devamını gör...
10263.
parııı parııı parıdays.
2012 yılını aklıma getiriyor bu şarkı. 19 yaşındayım, eskişehirdeyim. yaz gelmiş. hayat yeni başlamış. her şeyi deneyebilecek kadar özgürüm. gözlerimi kapatıyorum.
her şeyi deneyebilecek kadar cesaretim var.
kıyafetlerim beni mutlu ediyor, kendime bakıyorum. bira kafasını yeni keşfetmişim. yumurtadan çıkan civciv gibi taze hissediyorum.
sonra tıp fakültesine başlıyorum :)))))))) :)))))) :)))) :))))
edit: o gülücükler küfür niyetine...
devamını gör...
10264.
hayat bize verilen kocaman bir mucize. kafamı kaldırdığımda gördüğüm pasparlak ay, göz göze geldiğim uzun uzun bakıştığım kedi. neyin hesabı neyin kitabı. rabbimiz bizi izliyor.
devamını gör...
10266.
hayatımdaki sorunların çoğunun düzgün matematik bilmiyor oluşumdan kaynaklı olduğunu farkettim. aldım elime calculus kitabını çalışmaya başladım. matematiği öğrenirse belki kafayı kırıp teorik fizikçi olma hayalime de ulaşabilirim.
devamını gör...
10267.
amaçsızlık fena bir durum cidden. direksiyonsuz bir arabayı sürmeye çalışmak gibidir. sürüye sürüye gider ama nereye gittiği belli değil. insanı yoran kısım ise tam olarak bu değil. etrafına bakıp, bir amaca doğru giden insanları görünce, asıl o zaman sıkıntıya düşer insan. "onlar ne yapıyor, ben ne yapıyorum" diye düşünüp durursunuz.
devamını gör...
10268.
gün ağarmaya yakın nihayet doğruldu masasından. günlerdir deliksiz bir uyku çekememişti, yazdığı makalemsi şeyle dalga geçilmesinin ve derginin redaksiyon bölümünden şutlanmasının üzerinden çok geçmemişti. sahip olduğu veya sahip olduğunu sandığı tek becerisi yazmaktı. onun dışında herhangi bir hobiye veya uğraşa sahip olamamıştı malesef. ukdesi olan iki uğraş olsa gerek zaman zaman rüyalarında piyano çaldığını ve yüzdüğünü görürdü.
yaklaşık 20 sayfadır not aldığı dağılmış kağıtları eline aldı. az önce doğrulduğu masasının yanındaki koltuğa fırlattı adeta kendini. yazdıklarına kabaca göz attı, memnun kalmamıştı, omuz silkerek “benden bi halt olmayacak” diye söylendi. ailesinden yadigar, uyurken sıvaları sürekli üzerine dökülen bu mütevazi evinde tek başına geçirdiği ikinci yılıydı. neden sonra kendine hakaret ederek söylenirken birden annesinin cenazesi aklına geldi. sakin ve oturaklı bir halk kadınıydı annesi. bırakın ağlamayı somurtamamıştı bile o gün. hatta bi ara yüzünde tuhaf bir gülümseme belirmiş, insanların tuhaf bakışlarına aldırmadan zoraki bir şekilde gülümsemeyi bırakıp ifadesiz bir tavır takınmıştı. sonrasında arkasından epey dedikodu dönmüştü, hatta bunlardan bazılarından k.”nın da haberi vardı ancak umursamamıştı. arkasından edilen onca atıp tutmaları yarın yüz yüze bakmamız gerekir diye duymazlıktan gelmiş ve muhataplarının da böyle yapmasını istediklerini düşünmüştü. öyle ki arkasından olmadık hakaretler eden kumarbaz dayısı 2 gün önce kendisinden borç istemiş, k. ise elinde kalan son paranın yarısını geri gelmeyeceğini bildiği halde tereddütsüz bir şekilde göndermişti dayısına. son iki yıl içinde bütün bu olanlar yıldırım hızıyla geçti kafasından. başını yastığa yerleştirdi bir süre tavana öylece bakakaldı.
neden sonra kendine geldi, sızmıştı. 40’ar dakikalık bu kısa uykularında gördüğü rüyalar k’ya inanılmaz hissettiriyordu. sızmadan hemen önce düşündüğü anılar ayniyle rüyasında gerçekleşiyor, k ise bunun rüya olduğunun çoğu zaman farkında oluyor fakat geçmişte nasıl davranmışsa davranışlarını harfiyle tekrarlıyordu.
uyanınca ceplerini yokladı, eli arka cebindeki bistüriye uzandı...
devamını gör...
10269.
her zamanki gibi boğazı kupkuru şekilde uyanmıştı... güneş ışıkları yüzüne yansımıyor adeta dövüyordu yüzünü. hızlıca bir şeyler atıştırıp alelacele sigarasını içtikten sonra dışarıya çıktı...
çıkar çıkmaz bir takım mekanik sesler duymaya başladı. anonslar kulağını kanatıyor, savaş çığlıkları kulağında atılıyor gibiydi... tam uyanamamıştı belki bundan böyle diye düşündü. çeşmenin birine çöküp 4-5 defa hızlı hızlı yüzünü yıkadı, giysileri sırılsıklam olsa da umursamadı, üstünü başını hayatı boyunca hiç umursamamıştı zaten... meydana geldi, hoparlörden seferberlik çağrısı yapılmaktaydı. hoparlörlerin yanında "havaalanı,otogar ve istasyon taşıtları hizmet dışıdır" şeklinde alelacele yazılmış ve iğreti duran ledli duyuruya bir süre ağzı açık bakakaldı... beyninden vurulmuşa döndü, uzaklarda belli belirsiz bomba sesleri duymaya başladı, havai fişek diye düşünmek istese de, gerçekle yaklaşık 500 metre ötesinde yankılanan ambulans sesini duyarak yüzleşti... midesi bulanmaya başladı, sigara yakmak istedi fakat, ağustos ayının o yakıcı sıcağında içinden gelmedi... birkaç nefes çektikten sonra hemen yere attı...
meydanda sürekli bir koşuşturmaca hakimdi. kimileri sevinç çığlıkları atıyor, kimileri hıçkıra hıçkıra ağlıyordu... bu kadar fazla duygunun tek bir alanda toplanması k.'yı şaşırtmıştı ancak bunu düşünecek kadar kendine gelememişti henüz... her şey devasa bir film seti gibiydi...
bağırarak halkı sakinleştirmeye çalışan evsizler, düdüklerini çıldırtırcasına üfleyen ve bundan tuhaf bir zevk alan polisler, yere kapanıp ağlayanlar, bayılıp yere serilenler, grup halinde marşlarla yürüyen ve slogan atan irili ufaklı gençlik grupları... zaman sessiz değil arada bir ses çıkan bir testereymiş diye düşündü k.
(kısa ve devamı gelecek olan hikaye rüyamda kant'la yumruk yumruğa kavga ettiğim gecenin ertesinde yazılmaya başlanmıştır. tüm dünya halklarına duyrulur... ayrıca kendisinin kroşesi zannettiğimden çok daha iyiydi.)
devamını gör...
10271.
kim milyoner olmak ister yarışmasına katılıp ikinci baraj sorusuna gelmeden bütün jokerleri harcayıp elendikten sonra “tv karşısında oturmakla, bu koltukta oturmak çok farklı şeylermiş gerçekten. önemli olan yarışmaya katılıp sizi tanımaktı murat beğğğ” deme yavşaklığını yapmayı çok istiyorum..
devamını gör...
10272.
yaklaşık 3 aydır stalk yapmadım hemen hemen. sadece profil fotoğrafını gördüm birkaç defa. o sayılıyor mu bilmem ama ben saymıyorum. fotoğraftan gördüğüm kadarıyla saçlarını benim çok hoşuma giden bir stilde kestirmiş. geçenlerde de rüyamda görmüştüm. ( #6580127 ) Hem de çok net bir şekilde. Bayağı zor bir sabah olmuştu. Öyle kendi kendime unutmaya çalışıyorum. Konuşmayı bıraktıktan sonra (#6527317 ) twitter'da takip ediyordum sonra bir vakit sonra bıraktım takip etmeyi. birkaç gün önce fark ettim o da beni takip etmeyi bırakmış. acaba ne düşündü? böyle ufak tefek şeyler her gün kafamda. düşünmeye bile değmeyecek şeyler.
bir kez görmeme rağmen ve üzerinden 1.5 sene geçmesine rağmen çok özlüyorum be sözlük. uzunca bir sürede böyle devam edecek diye tahmin ediyorum. zira üzerimde etkisi büyük. falan filan ınter milan işte.
devamını gör...
10274.
kendi keyif ve arzularını hayatının merkezine alarak yaşayan, birşey de paşa gönlüne göre olmayınca drama bağlayan bencil insanların boğazından aşağı porçöz dökmek istiyorum. bir temizlensin artık için dışın arkadaş. ne dünya senin etrafından dönüyor, ne o gemi senin bildiğin gibi yürüyor.
(bkz: sen herkesi kör alemi sersem mi sanırsın)
devamını gör...
10276.
alçakgönüllü davrandıkça tavana vuran insanlar var.
biriyle ingilizce yazışalım dedik let’s some practise misali. ingilizce öğretmenliği okuyormuş, dıştan bakan bir göz 7. sınıf öğrencisiyle üniversite öğrencisi yazışıyor sanır ki üniversite öğrencisi ben oluyorum. there’s an apple seviyesinde. tabiki ben onun mesleği olduğu için kusura bakma kötü ingilizcemle kafanı karıştırıyorum falan yazıyorum ama seviyesini bilmiyordum. ingilizce seviyesini bilemem ama girdiği havalar master degree standardındaydı. bana konuşmasını bahşediyor gibi hareketler.
düşük iq’lu insanlara katlanamıyorum, çünkü farkında değiller kendilerinin.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar