sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

10281.
hava güzel, güneş güzel, üstteki ölü toprağı atıp filizlenmeye başlamak için gün güzel. geçen geçti, biten bitti. geçmişe takılma zamanı değil. filizlenip, tekrar ağaç olup, meyve verme zamanı. sonbaharda dökülen yaprakların tekrar çıkma zamanı. bunun için de çalışma fırsatı. sağlam bir karar olur inşallah. haydi güzel günlere.
devamını gör...
10284.
yaşadığım hiçbir şeyin gereksiz ve boşa olduğunu düşünmem. öğreneceğim ve öğrenmem gereken şeyler olduğunu düşünmüşümdür hep. bu süreçte de öğrendiğim, farkına vardığım çok şey oldu. aslında biraz daha büyümüş hissediyorum.almış olduğun karar belki de hayatının en doğru kararı. umuyorum ki aradığın huzuru bulur geçmişe bir an olsun dönüp bakmazsın. bir gün bir yerlerde tekrar denk gelir miyiz bilmiyorum. denk gelcek olursak aradığın huzuru bulmuş olduğunu görmek mutlu edecek. yolun açık olsun...
devamını gör...
10285.
sorular savaşmadığım yerden geldi. ben her yerde savaşırdım da burada susar, sözü kaburgada bir yere bırakırdım. kazan-kazan durumunu gerçekleştirebilmek için oysa başka neresi vardı ki. burası susulmalıydı. “ikimiz birden sevinebiliriz” derken mi yanıldı uyar’ım turgut. ya da “şair aşka boyun eğer, zulme değil” diyen zarif adamı mı çok dinledim. dinlememeli miydim? yine de değilim pişman. burada durmaya, tam da burada susmaya devam edeceğim. vurulacak başlar, verilecek kanlar öte duracak tam burada; susulacak. yunus ile karacoğlan arası bir yer; schopenhauer ile shakespeare arası...
devamını gör...
10286.
batıya ait hikayeleri dinlerken notlar almak, tekrarlayıp hatırlamaya çalışmak istiyorum.
doğu hikayelerini ise sadece dinlemek istiyor, başka bir benle susuşup dinleyip, manalarla doluyorum sanki.
devamını gör...
10287.
insan hayatında öyle bir an geliyor ki, hayalini dahi kurmadığınız, o denli olacağına ihtimal vermediğiniz şeyleri yaşadığınıza şahit oluyorsunuz. böyle anların çoğalması temennisiyle...

mutluluk kavramı algımda oldukça değişti. çünkü algım değişti, açıldı. farkındalık sahibi olduğumu düşnürdüm, değilmişim. hep bir şey olduğumu zannettiğim her günüm kayıp ve hüsran. şimdi biliyorum ve diyorum ki, bir amacım var, bir hayalim var ve bu doğrultuda doğru bir anlayışım var.

çok şükür.
devamını gör...
10293.
tanıdığım insanları bir kez hayal kırıklığına uğratma hakkına sahip olmak isterdim. ben de yanılabilirim, hayal kırıklığına uğratabilirim. bir kez hata yapıp hiçbir şey olmamış gibi devam etmek çok mu zorlama bir istek?
pekala şey yapabiliyor muyuz, birinin adına neyin iyi neyin kötü olabileceğine karar versem? yalnızca tek seferlik? bunu bir düşünelim bence.
devamını gör...
10294.
boş zamanlarımda eski türk dizilerini izlemeyi çok severim. ve başı "tatlı hayat" çeker. ihsan karakterine ne kadar güldüysem (itiraf edeyim içten içe hayrandım galiba o tiplemeye) tıpkısının aynısı başıma geldi. gel gelelim o öfke nöbetleri yaşarken güldürmüyor. üzerinden şöyle bir iki hafta geçip de meseleye bakınca gerçekten komedi...

edit: buna da şükür. ya ihsan değil de irfan olsaydı.
devamını gör...
10295.
adliyenin içinde müşteri kovalayan bir arzuhalci var çaresiz gözlerle etrafa bakan avını 500 metre öteden fark edip atılarak 20 liradan başlayan fiyatlarla dilekçe yazıyor. ancak genç kadınlara bedava yardımcı oluyor. o kadar yardımcı olup eğilip bükülüyor ki zannedersiniz bir melek.

kadınlar Allah razı olsun, çok teşekkür ederiz gibi cümlelerle minnetlerini ilettiklerinde de insanlık öldü mü canım demez mi. açıkçası insanlık konusu doktrinde tartışmalı ama çakallık bütün mevcudiyetiyle karşımızda.

içimde ukdedir bu adama sormak istiyorum düşüyo mu böyle diye. ancak hiçbir zaman sormayacağım. çünkü insan biraz da kendini frenledik... amaan boşverin.

kıssadan hisse: hanım kardeşlerim adliyelerde aşırı ihtimam gösterip size yardımcı olmaya çalışan kirli sakallılara karşı dikkatli olun.*
devamını gör...
10296.
yorgunluğumu sırtıma yüklenmiş yürüyorum. ileride 14-15 yaşlarında çocuklar kavga ediyor. aman Allahım ne küfürler. birbirlerinin üzerine yürüyolar filan. gözümün önünden 86, 31, 129 geçmeye başladı. tam önlerinde durdum. sadece durdum. öylece durdum. ve dağıldılar.

eylemsizlik de bir eylemdir kardeşlerim. *
devamını gör...
10298.
bir an keyfin öyle istedi, işine öyle geldi, ötekini önemsemedin diye alınan ahlar kadar derinleri köklere uzanan çok az şey varmış fırtına, rüzgar, tipi yaşanır da o ahlar dimdik hesaplaşma gününü beklermiş. birisine ah ettirmekten Allah'a sığınıyorum.
devamını gör...
10299.
kendimi hedefsiz, yetersiz, yalnız, sevgisiz ve alabildiğine günahkar hissettiğim bir dönemdeyim. sessiz sedasız yok olup gitme şansım olabilseydi keşke...
devamını gör...
10300.
bugün arkadaşla niyetlendik, dışarıda yiyelim dedik. ben de "oğlum paramızı israf etmeyelim, karşıdaki camii iftar veriyor, orada nasiplenelim" dedim. murad paşa camii baktık kalabalık değil, girdik sıraya.

sıra ilerliyor ama arada sürekli suriyeli bir grup gelip kaynak yapıyor. ben de arkadaşı sakinleştiriyorum. vakit iyice yaklaşınca baktık ön tarafta yumruklaşmalar... o arada on kişi daha ön tarafa geçti. millet hır gür... imam da "ya ümmeti muhammed kavga etmeyin" falan diyor. sürekli tekbir getiriyor.

sıradan çıktık, meğer ön taraftan birinin telefonu çalınmış. karşıdaki büfeden su ile bisküvi aldık. öylece iftarı yaptık. hoş olmadı ama nasip.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar