sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

10301.
kapımın tokmağı ivedi çalacak ve bir haber, beni tebük gazvesi’ne çağıracak bir haber, gelecek diye bekledim bunca yıl. kariyer planlamamı bile askıya aldım bu süreçte çünkü o haber gelecekti, gelmeliydi. köprüler zaptedildiğinde kendimi oraya biraz da bu yüzden attımdı, haber vermeyi unutmuş olmalılardı ya da bu köprüden sonra koyulacaktık yola, bu dayı diyeceğimiz son köprüydü dedim de attımdı. hoyrat gülüşleriyle biraz bedevi biraz kavimler göçü adamlar gelecekti, gelmeliydi. hatta içlerinden biri sert mizacına rağmen geç kalmışlığımı ince bir istihza ile suratıma çarpacaktı; “az kalsın seferden kaçacaksın diye düşünecektim lan yörük oğlan”. fakat gelmedi kimse, bunu kabullendiğim yerde dünyaya dair kalan umutlarımı da yitirdim sanırım; kimse gelmeyecekti, kervan göçmüştü ve ben kalmıştım dağlar başında. bu dağlarda bilmem kaç on yıl daha eylenecektim. olan bensiz olacaktı.
devamını gör...
10303.
eskiden moderatörler bir tanımı silmeden önce uyarırlardı. ayzıt, tanımı değiştir şu anki haliyle formata uymuyor falan derlerdi. yine atarlanırdım ama tanımımın neden silindiğini ya da silineceğini bilirdim. silen modu da bilirdim. ona gidip hayıflanırdım. şimdi pat diye siliniyor tanımlar. öylece al kırdın ekranına bakakalıyorum. bu hiç adil değil!
devamını gör...
10306.
bu ramazan oruç tutamadığım ikinci ramazan ayı.

tamam tutamıyorum ama bu ehli keyif olacağım manasına da gelmiyor.kendimce şöyle bir şey geliştirdim ; gün içindeki öğünlerde sadece galeta ve elma yiyorum,su içiyorum.çay yok,kahve yok.dışarıdan alış veriş yapmıyorum , bazen de hanım evden ufak tefek bişeyler hazırlıyor.

neyse tam 10 gündür böyleyim.bugün ilk kez çok yoruldum dayanamadım gidip bir döner alıp ofiste yiyeyim dedim bir de şeytana uydum tuttum kola da aldım. Allahın işi babamın da ofise geleceği vakte denk geldi.hapı yuttuk resmen , ulan döneri saklasan kokusunu nereye saklayacan. kuzu kuzu başıma gelecekleri bekledim. Allahtan oruç yormuş ki peder efendiyi fazla laf etmeden hafif iğneleme yöntemiyle atlattık mevzuyu.

babamla bu mevzuyu da çözmek lazım ; hala şeker hastası numarası yaptığımı düşünüyor adam.
devamını gör...
10308.
insanlar mı çok acımasız çok kıyıcı, yoksa ben mi çok zayıfım? bunca yıpratıcılığın, yıkıcılığın içinde sağlam kalmayı, insanlıklarından, inançlarından, ilkelerinden ödün vermeden dik durmayı başarabilenler nasıl yapabiliyor bunu? bunun kaynağı inançsa eğer, bugüne kadar bende inanç olduğunu zannettiğim şey inanç değilmiş demekki. zayıflığımın bundan başka açıklaması yok. inanç denen şey insana güç veriyorsa, insanı yeniden diriltiyorsa bu durum şu zamana kadar bende neden hiç olmadı. bir kez olsun korkularımdan arınmamı, güvende hissetmemi neden sağlamadı? samimiyet eksikliğinden mi diye düşünüyorum.. belki şu an için olabilir.. ama samimiyetimden hiç şüphe duymadığım, büyük bir ihlasla yöneldiğim zamanlarda da bir şey değişmedi.. sorunun nereden kaynaklandığını bulamıyorum. kendimi bildim bileli hep elimden tutup yol gösterecek birilerine ihtiyaç duydum ama hiçbir zaman aradığım gibi insanlar olmadı çevremde..ben de bulamadım. zaman zaman başta doğru olduğunu zannedip bırakmadığım insanların da zaman içinde aradığımdan çok uzakta olduklarını gördüm. sorun çareyi insanlarda aramamda mı? insanlarda aramamalı mıyım? aklım kendime yetmiyor.. zamanında o kadar hasara uğratıldı ki en başta ailem, daha sonra öğretmenlerim, arkadaşlarım, akrabalarım tarafından.. babam, annem.. şu hayatta beni en çok sevdiklerini söyleyen, ama bana en büyük zararı veren insanlar.. insan sevgisiyle -ya da aslındsa sevgi zannetiği şeyle- de, korumacılığıyla da, aşırı düşkünlüğüyle de birine zarar verebilirmiş, ona zulmedebilirmiş, onu boğabilir ya da yürüyemeyecek hale getirebilirmiş.. onlardan öğrendiğim en büyük ders bu oldu. ve hala aklıma verilen o hasarı onarmakla, onu yeniden canlandırmakla uğraşıyorum. ama sürekli korku ve kaygı içinde olan, güvende hissedemeyen, emin olamayan akıl ne kadar sağlıklı olabilir ki?
devamını gör...
10313.
"oydu bir bakışta tanıdım onu
kuşlar bakımından uçarı
çocuk tutumuyla beklenmedik
uzatmış ay aydınlık karanlığıma
nereden uzatmışsa tenha boynunu"

bir şiiri birinin sesinden dinlemiş ve etkilenmişseniz yıllar sonra dahi okuduğunuzda, aklınıza düştüğünde kafanızın içinde o sesle yankılanıyor. örneğin bu dizeleri serin sesler diye bir sayfanın sahibinden, sefa'nın sesinden duyuyorum. hafıza, hatırlamak garip şey. ama unutmak daha güzel. bir de uyumak var. yine erkenden uyuyacağım galiba, yardım! resmen bozamıyorum uyku düzenimi, bu nedir sözlük?

"dünyanın en güzel kadını bu oydu
saçını tarasa baştan başa rumeli
otursa ama hiç oturmazdı ki
kan kadını rüzgardı atların
hep andım ne yaşanır olduğunu"
devamını gör...
10316.
içimden gelmeyen bir şeyi yaparken çok zorlanıyorum ama öyle böyle değil, acı çekiyorum resmen. samimiyetsizce ama “prosedür” gereği yapılan şeylerde rol yapma kaabiliyetim de sıfıra iniyor. iyice içinden çıkılmaz bir durum. bu özelliğim nedeniyle hayat şartları beni çok zorluyor.
devamını gör...
10318.
yaş kırka merdiven dayamış da ruh'a sor bakalım ne alemde..
o hep aynı yirmibeşi ya geçmiş ya geçmemiş..
kimileri zamanla öldürür içindekileri, kimileri daha çok yaşatır..
içimde ölenler var içimi yara yara...
yaş kırka merdiven dayamış da gidenler çok kalanlar ne alemde..
bir tek kelam ile hatırları yıkanlar var kısacık hayatın inadına..
kırk miad derlermiş, başımız ha değdi ha değecek ona...
göreceksek eğer o günleri aydınlanmayı umarız bir umutla...
yeni yaşım otuzyedim hoşgeldin seni kucakladığım gibi kucakla beni..
devamını gör...
10320.
bir anda aklıma ilkokuldaki bir sınıf arkadaşım geldi. adını instagrama yazınca kolayca buldum. bilgisayar mühendisi olmuş. okuduğuna, bir meslek edindiğine o kadar sevindim ki... o küçük oğlan çocuğunun bir delikanlıya dönüşmüş olması içimi ısıttı. bir zamanlar benim kadar boyu vardı, şimdi tepemden baktığına eminim. garip ama hep ablası gibi hissettim kendimi. şimdi içimde küçük erkek kardeşinin okuyup adam olduğunu gören bir abla gururu var. anlaşılan o ki bu gece mutlu uyuyacağım.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar