sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

10341.
abi herşey çok hızlı değişiyor ve sanırım yakalayamiyorum değişimi oysa ki eskiden nasıl gençlerin dilinden anlamazlar nasıl uyumu yakalayamazlar diye düşünüp dururdum.
şimdi ise ulan bu gençlik nereye gidiyor diye düşünüp bir şey yapmaya çalışıyorum ama dediğim gibi sanırım o dili yakalayamiyorum yada kendime fazla haksızlık ediyorum.
gençlere yardım edelim dedeye sahip çıkalım büyük dertler.
gittikçe gelenekselcilesiyorum istemsizce eski kafalı o anlamaz dedikleri tip mi oluyorum ne.
devamını gör...
10342.
mahlas altımdan öğrendim dünyalı olmuşum. bunu öğrendiğimde hemen sözlüğe girip sağını solunu kurcaladım ama bir farklılık göremedim. dün niye anonimdim bugün niye dünyalıyım hiçbir fikrim yok.

sadece dünyalı olduğuma biraz üzüldüm şımarıklık olmasın diye eskiye çevirin diyemedim.* hep mazlum tarafta olmaya alışmışız ya sanki güruhuma yüz çevirdim de elitist oldum. ağzımda kekremsi bi tad. tanınmış olma şerefi bahşedildi de karşılığında hürriyetimiz satın alındı gibi garip hissiyatlar, kafada komplo teorileri ya ne gerek vardı falan. Fuko'nun büyük kapatılmasının sözlük versiyonunun içinde miyiz nedir? *
devamını gör...
10347.
insanlar mı düşüncesiz yoksa ben mi çok düşünüyorum bilemiyorum. ama kalbim kırılıyor defter. ne yapayım bas bas bağıramıyorum. bu konuya kırıldım diyemiyorum. yapımda yok. içime ata ata şiştim. kusmak istiyorum, kusamıyorum. *
devamını gör...
10348.
söz uçar yazı kalır demişler. yazılar kalıyor ve kalan yazıları okuduğunuzda bazen ''bunu ben yazmış olamam'' diyorsunuz. bunun bir de ağzınızdan çıkan sözlerini hesaba katın. kim bilir unutup gittiğimiz ne hezeyanlar döküldü dudaklarımızdan. geçmişe bakınca insan pişmanlık duyuyor. her bir sonraki sene, bir önceki senenden nefret etmek iyiye gitmek mi yoksa hep kötü olmak mıdır? ya da ''insan değişime açıktır'' la mı savunmalıyız kendimizi? sabit bir iyi olmadığın sürece kendini hep kötü hissediyorsun. sadece daha kötü olandan biraz daha iyisindir.
devamını gör...
10351.
birkaç saattir bir ödevimi teslim etmiş olmanın rahatlığını yaşıyorum. çok güzel bir his. uzun zamandır böyle bir mutluluk yaşadığımı hatırlamıyorum. nasip olur da önümdeki bir haftalık süreci de atlatırsam mezun durumuna bir adım daha yaklaşmış olacağım sözlük.
devamını gör...
10357.
her zamanki gibi boğazı kupkuru şekilde uyanmıştı... güneş ışıkları yüzüne yansımıyor adeta dövüyordu yüzünü. her zaman olduğu gibi mutsuz uyanmıştı, hızlıca bir şeyler atıştırıp alelacele sigarasını içtikten sonra dışarıya çıktı...
çıkar çıkmaz bir takım mekanik sesler duymaya başladı. anonslar kulağını kanatıyor, savaş çığlıkları kulağında atılıyor gibiydi... tam uyanamamıştı belki bundan böyle diye düşündü. çeşmenin birine çöküp 4-5 defa hızlı hızlı yüzünü yıkadı, giysileri sırılsıklam olsa da umursamadı, üstünü başını hayatı boyunca hiç umursamamıştı zaten... meydana geldi, hoparlörden duyduğu seferberlik çağrısı yapılmakta, "havaalanı,otogar ve istasyon taşıtları hizmet dışıdır" şeklinde alelacele yazılmış ve iğreti duran ledli duyuruya bir süre ağzı açık bakakaldı...
beyninden vurulmuşa döndü, uzaklarda belli belirsiz bomba sesleri duymaya başladı, havai fişek diye düşünmek istese de, gerçekle yaklaşık 500 metre ötesinde yankılanan ambulans sesini duyarak yüzleşti... midesi bulanmaya başladı, sigara yakmak istedi fakat, ağustos ayının o yakıcı sıcağında içinden gelmedi... birkaç nefes çektikten sonra hemen yere attı...
meydanda sürekli bir koşuşturmaca hakimdi. kimileri sevinç çığlıkları atıyor, kimileri hıçkıra hıçkıra ağlıyordu... bu kadar fazla duygunun tek bir alanda toplanması k.'yı şaşırtmıştı ancak bunu düşünecek kadar kendine gelememişti henüz... her şey devasa bir film seti gibiydi...
bağırarak halkı sakinleştirmeye çalışan evsizler, düdüklerini çıldırtırcasına üfleyen ve bundan tuhaf bir zevk alan polisler, yere kapanıp ağlayanlar, bayılıp yere serilenler, grup halinde marşlarla yürüyen ve slogan atan irili ufaklı gençlik grupları...
zaman sessiz değil arada bir ses çıkan bir testereymiş diye düşündü k.
(kısa ve devamı gelecek olan hikaye rüyamda kant'la yumruk yumruğa kavga ettiğim gecenin ertesinde yazılmaya başlanmıştır. tüm dünya halklarına duyrulur...)
devamını gör...
10358.
1 haftadır her sabah atila ilhan’ın “sana ne yaptılar” şiirini başa sarıp sarıp okuyorum. 2 sene önce ezberlemiştim, o zaman üzerimdeki tesiri o kadar kuvvetli olmuştu ki hali hazırdaki türkçe o tesiri ifadeye yetmiyor. kavramlar üzerine düşünmeye çalışıyorum; samimiyet, hakikat ve adalet üzerine. insanların samimiyet diyince sobalı evlerden, ramazan pidelerinden, yer sofralarından bahsetmesinden nefret ediyorum. benim aklıma samimiyet deyince hitler’in ölümünden sonra 6 çocuğu ile beraber intihar eden magda gobbels geliyor. zalim o..u boktan davası adına el kadar sabilerin canına kıymış diyip okkalı küfürler savuyorum arkasından. bir vaiz bana ölülerin arkasından sövmenin günah olduğunu söylüyor. s..r çekiyorum lavuğa, arkasına bakmadan söylene söylene gidiyor. samimiyet buralara varınca çirkinleşiyor diyorum, bırakıyorum gargara yapmayı yoluma bakıyorum. hakikate gelince ona hep başımı kaldırıp bakmak zorunda kalıyorum, ne ki hakikat sanıyorum hakikate perde oluyor. usanmıyorum, bıkmıyorum. içimden aramak, yolda olmak var olmanın özüdür deyip var kalmaya çalışıyorum.
adalet, adalet deyince ispat geliyor aklıma. bir şeyin doğru olması için ispatlanması yetmemeli diye düşünüyorum, avukatlar tanık oldukları cinayetlerine rağmen katil lehine itirazlarına devam ederken.
atila ilhan’ı özellikle doğum veya ölüm yıldönümlerine denk gelmeyen günlerde anıyorum. çok büyük bir şair o.
ben köpekleri çok seviyorum. çok güzel hayvanlar onlar.
saygılarımla...
devamını gör...
10359.
gülüşünü, sesini unutmaktan korktuğum kişilere olan hasretim hiçbir zaman dinleyecek gibi. ne zaman aklıma gelseler kulaklarımda seslerinin, zihnimde gülüşlerinin hala var olup olmadığını yokluyor; unutacak gibi olduğumda garip bir telaşa kapılıyorum. anımsayamamaktan bu kadar korkmama rağmen onlara ait fotoğraflara bakıp varlıklarını hissetmeye de henüz hazır hissetmiyorum kendimi. bakamıyorum.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar