sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

10541.
koştum. koştum. yürüdüm durdum. yuttum tüm kelimeleri. göğsümün kıllarıyla ezdim bütün isteklerimi. köklerim sağlamdı düşmedim hemen. yüzümdeki gülümseme,dağıttı bulutları. fırtına dindiyse de yağmur, ellerimde. 4 derin rüya gördüm aynı uyku içinde. tavaf ettim yüzünü gözlerimde. hem ezel hem ervah ım dedimse boşa demedim.
devamını gör...
10542.
madem kabul etmeyecektin, ne diye umut verdin salak komite! onca planım vardı, ayda şöyle biraz para yüzü görecektik, kötü mü? olsun, vardır bir hayır. kim bilir, belki gelecek güzel bi tatil vardır önümüzde, belki güzel filmler vardır henüz izlemediğimiz, belki sevmeye muhtaç olduğumuz bi kaç çocuk vardır satır aralarında eylül'ün. chissa?*
devamını gör...
10544.
#6671096

şu tanımı, evdeki acı bir temizlik ritüelinden sonra yazmış, siz sevgili sözlük yazarlarından yardım istemiştim. ama hiç kimse çıkıp küçücük bir öneride bile bulunmadı. niçün sevgili yazarlar? siz yazları evinize kilim sermiyor musunuz? nasıl süpürüyorsunuz o kilimleri lütfen bir akıl verin*
devamını gör...
10546.
bir şeyin asla olmayacağı gerçeğine beklersem nihayetinde olacağı yalanıyla katlanabiliyorum. aksini düşünmek bile nefesimi kesiyor. kendimi az konuşur bilirdim, anlatamadığımda anladım vaktiyle ne büyük gevezelikler ettiğimi. çok...
devamını gör...
10548.
bir şiiri okumak yetmiyormuş, o şiiri hayata uygulamak gerekiyormuş şiirin esas lezzetini alabilmek için. ben dün bunu gördüm, yaşadım, hissettim ve kavradım. ve şiir öyle bir şeymiş ki, insanın bir anda hayata bakış açısını değiştirebilecek kadar güçlüymüş. bunu elbette tek başıma değil, şiir gibi biriyle yaptım. hangi şiir olduğunu elbette söylemeyeceğim. o an kelimeler sanki bir bir somutlaştı, dünyadan alıp kendi içinde bir yolculuğa çıkardı. ne zaman kavramı kaldı, ne mekan. ötesine geçildi her şeyin. anı yaşamak denen şey bu olsa gerek.

şiir... meğer bir iksirmiş de haberim yokmuş. şairler aslında bir psikiyatrmış aynı zamanda. ruhun en derin noktalarına dek temas edebiliyorlarmış meğer. ki freud bile “şairlerin öylesine uğradığı yerlere büyük uğraşlarla vardım” der. o an konuşmasanız da oluyormuş, kendinizi şiire bırakmak yetiyormuş. ne eksik, ne fazla. tam olarak yetiyormuş hem de.
devamını gör...
10553.
sevginin içten gelen bir sey olduguna inanmamla birlikte, getirdiği sorumlulukların ögretilmesi gerektiğini düşünüyorum...
her şeyi sevebilirsin ama derinden sevmek sorumluluk yükler, karasızlıklar yoktur.
velhasıl sevgi içten gelirken sevginin nasıl yaşanması gerektiği ögrenilmelidir.
devamını gör...
10554.
kesinkes yasaklar koyan değerli mi,
bu yasaklardan dolayı değerliye rest çekip değerliyi üzen mi,
kendisi için rest çekildiği halde değerliye gucenip rest çekeni birakan mıdır suçlu? bu gece de bunu düşünüyoruz...
devamını gör...
10555.
müslüm gürses dinleyenlere duyurulur.

artık jileti tam şah damarınızın olduğu noktaya vurun. çok daha hissiyatlı bir arabesk duygusu yaşayacaksınız. güvenin.
devamını gör...
10558.
korkma ben varım’da geçen bir cümleye vuruldum: genellikle korkumuz tehlikeden fazladır diyordu.
çok doğru söz. ama ondan daha doğru olan bir şey var ki, büyük korkuların beraberinde büyük hissizlikler ve büyük zalimlikler getirmesi. bu öyle bir şey ki, saatlerce şarjda kalmış ve içi iki dakikada bitmiş ışıldak gibi. kendini sıkıyorsun sıkıyorsun sonra uçurumdan atlamış gibi bir boşluğun içindesin.
bir zamanlar titriyordum korkudan. 7 ya da 8 yaşındaydım. siz artık büyüdünüz biz ayrılıyoruz dediler. ben büyümemiştim. sanırım kendimi yokmuş gibi hissedişim ilk o zaman başladı. herkes kanlı canlı oradaymış da ben astral seyahat formunda oradayım. ben herkesi görüyorum ama kimse beni görmüyor.
tehlikenin farkında olmadan sebepsizce korkmak diye bir şey varmış ve bunu o gece hissetmiştim. duygularım öyle deşildi ki en sonunda ben gömlek değiştiren yılanlar gibi bıraktım değerlerimi. aile, yakınlık, bayram, çocuk, bebek...
insanların aklında sorular oluyor “ya olmazsa” diye. ben çoğu zaman bozulacağı kabulüyle düşünüyorum artık bazı şeyleri. bir insanın zihninde evi terk ederken valizine neleri koyacağının hayali olur mu, olur.
bildiğim bazı şeyler var. karşısına geçip “biz sevilmemiş çocuklarız bizim psikolojimiz hayat boyu bozuk kalacak, biliyorsun değil mi” diyeceğim. tek bir bakışımla anlayacak beni biliyorum. sorgulamayacak. sadece sol omzunu işaret edecek.
devamını gör...
10559.
insan bazen içinden çığlıklar atabiliyor. onca suskunluk aslında birer çığlık ama anlayana. iletişim kurmak için ille de çene çalmaya gerek yok ki. ve bütün mesele, o susulanları anlayabilmekte. olmadı kağıt kalem var işte. sait faik bir hikayesinde diyor ya hani en sonda "yazmasam çıldıracaktım" diye, o hesap.
devamını gör...
10560.
" sana durlanmış kelimeler getireceğim
pörsümüş bir dünyayı kahreden kelimeler "

söz vermiyorum sana. nefes aldıkça benim kelimelerim senin limanına vuracak. başka bir güneş başka bir iklim başka bir takvim başka bir toprakta olsak dahi, kaçsa rüzgar, saklansa yağmur, dinse fırtına, benim kelimelerim senin limanına vuracak ve bunu sen bileceksin.

"gökle barışkın yaşamaya alışmış" bende ki yürek biliyorsun.
biliyorsun gülümseyişinle, dağın ardındaki düşman dağılacak.
biliyorsun, mızraklanan bizim ölümlerimizdir.

"yıkılma sakın"
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar