sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

10721.
az önce aylar önce aramızın bozulduğu çocukluk arkadaşım yazdı. nişanlanıyormuş. davet ediyor. anlamıyorum ki, madem aramız kötü neden da et ediyorsun? yada madem ben öyle sanıyorum aylardır aynı şehrin içinde yaşayıp neden görüşmedik? gel de çık işin içinden!
devamını gör...
10722.
kanada'da yaşayan bir arkadaşım var, 11 saat geriden geliyorlar. bu yüzden bu saatte aramak için çok güzel bir seçenekti. biraz konuşup kafa dağıttım. geceleri konuşacak birini bulmak güzel oluyor.
devamını gör...
10724.
bu saatte elimde telefon habire birşeyler yazdığımı gören halam senin yavuklun mu var?dedi. yoo dedim. ee o zaman ne halt yiyorsun bu saatte gak yerine yat dedi. dünyayı kurtarıyoruz şurada dedim. dalga geçme dedi. tamam yazarım ben dedim. ne yazıyon dedi. aklıma ne gelirse. bırak bıdı bıdıyı para veriyorlar mı para sen onu söyle saftirik? dedi. kadın haklı.
devamını gör...
10725.
"bütün yaşananların üzerine bir çizgi çekip üstte kalabilirsek, sonsuza doğru ilerleriz."

günlerdir cesaretimden büyük bir çekişmeyle yaşıyorum. durduramadığın zarif öfke dudaklarına geçirir keskin dişini... "payın derecesi paydadan küçükse sıfırdır limit."
devamını gör...
10728.
sabır eyle gönlüm, biliyorum yoruluyorsun. ama inanıyorum ki; hoşgörü, sevgi ve merhamet sahibi olan insan elbet bir gün hak ettiği mutluluğa erişir.
devamını gör...
10730.
kaburgalarıma kadar kanıyorum. her şey batıyor. üzücü kısım ise bunların birkaç aptal hormon yüzünden olması. biz de mi prozac kullanalım hayat? böyle mi bitecek bu kısır döngülerim.
devamını gör...
10731.
makarna pişirmeyi bile ruhuma eziyet etmek için bir vesile olarak kullanıyorum. kaynamış suya makarnaları atıp bir müddet başında bekliyorum. makarnalarda en ufak bir yumuşama belirtisi bile görmediğim için başlıyorum "bu makarnalar bu sertliklerini nasıl kaybedicek? kaç dakikadır bekliyorum bak azıcık bile pişmediler. kesin ben bir şeyleri yanlış yaptım, yoksa biraz olsun yumuşardılar" diye hayıflanmaya... o kadar inanıyorum ki makarnaların asla o suyu çekmeyeceğine, yumuşamayacağına, pişmeyeceğine... tencerenin altını kapatıp, mundar ettiğimi düşündüğüm yemeği dökesim geliyor... sonra bekliyorum, bekliyorum, bekliyorum... içim içimi yiyerek... sonunda makarnalar çekiyor suyunu, yumuşacık oluyorlar. dünyanın en ilginç manzarasına şahit olmuşçasına hayretler içinde kalıyorum. her defasında asla yumuşamayacağına kendimi inandırdığım makarnalar pişiyor... ilmek ilmek çektiğim sabırla... sonra beni bazen ölesiye korkutan, asla başaramayacakmışım gibi gelen hedeflerimi düşünüyorum. başarmamın adeta bir hayal olduğu... o makarnaları pişirten rabbim seni de hayallerine kavuşturur ndkş diyorum*... sabredeceksin sadece... makarnalar hemen pişmedi, hayallerin hemen gerçekleşmedi diye vazgeçmeyeceksin...

1057. pişirişinde bile makarnaların suyunu çekmeyeceği endişesine kapılmak kaçıncı derece kaygı bozukluğu biri bi söylesin...
devamını gör...
10733.
çok korkuyorum. doktora tez önerisini sunmam için 2 ay kadar bir zamanım var. fikir var ama kurgu yok. çok korkuyorum. bir sürü makale indirdim. belki yüz tane. şeytan fısıldıyor arada "asla yazamayacaksın ki doktora tezini hee-hee" diye. "lan niye uğraşıyorum manyak mıyım ben" diyorum sonra. aklıma haşlanması için suya koyduğum makarnalar geliyor. onlar da başta sanki hiç pişmeyecekmiş gibi sertliklerini koruyorlar, bana mısın bile demiyorlar kaynar suya... "makarnaları o halde alsan ocaktan, çöpe atsan hiç olur mu?" diye soruyorum kendime. kıssadan hisse, sabretmem gerektiği çıkarımını yapıyorum bu örneği düşünerek. "manyak mıyım ben?" sorusunu soruyorum mütemadiyen... bu keder, çile, huzursuzluk bitsin istiyorum. etrafımdakiler kendime acı çektirmekten zevk aldığımı söylüyorlar. bu bir prensip meselesi halbuki anlamıyorlar. koruma kalkanı gibi bir şey... ben hayatı kendime zehir edersem başkalarının zehir etmesine gerek kalmaz... hiç sevmem ama bir kahve içeyim.
devamını gör...
10734.
okul başlayalı neredeyse 3 hafta olacak ama ben hala spidermanli mi yoksa tom ve jerryli mi suluk alacağıma bir türlü karar veremedim.

6 yaşındaysanız hayat gerçekten çok zor.
devamını gör...
10738.
belirli bir yaştan sonra duygular insanı yoruyor. stres dışındakileri hissetmiyor sanki, mutlu olmaya da mutsuz olmaya da üşeniyor en çok da umut etmeye üşeniyor gibi. iyi şeyler olduğunda bile.
devamını gör...
10740.
suretin aslı şeytani bir iştir. mana ehlindeyse ruh candır. suretten vaz geçersen bilgi güneşini bulursun. kandan suretten , etten , tırnaktan başka başka bir şeye aşık olursan buna sevda derler. zira suret elinden çok çabuk kayar gider.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar