sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

10761.
karalama görünümlü ağır yaralı defter. bu ve delinin hatıra defteri yanıltıcı defterlerdir. karalama ve delilik adı altında derin beslemelik bir durum söz konusu. sığıntılar için kötü sığınak.

delilerin ağzından konuşup karalamak kolay, zor olanı bilgeli ve hikmetli bir ruh ile yazmak.
devamını gör...
10762.
yıllarca iyi düşündüğüm, hala sevdiğim fakat çok uzun zaman önce çekip gitmiş birinin düşündüğüm gibi biri olmadığını söylediler hep çevremdekiler. çok önemli değil aslında. nasılsa çok kısa sürdü konuşmamız. "beğendiğiniz bedenlere hayalinizdeki ruhları koyup bunu aşk sanıyorsunuz" demiş sheakspeare. iyi demiş. her ne kadar kabullenmesi zor olsa da aklen ben de biliyorum onun da canlı kanlı bir insan olduğunu. kusurlardan azade olmadığını. ancak düşünüyorum da hayalimdeki kişi dediğim, "şu an boşanmış durumda olsaydı da evlenirdim"*** diye düşündüğüm kişi bile hayalimdeki özelliklerden uzaksa, hayalimdeki özelliklere sahip bir kişi var mı? var olsa bile o beni ister mi?

peki ben neden bir türlü daha azına razı olamıyorum? daha da kötüsü neden yalnızlığı da beceremiyorum? en iyisi o olurdu halbuki. işte bu mesele ne zamandır aklımı öyle meşgul ediyor ki gecenin bir vakti uykumu kaçırıp uyumamı engelliyor. bu gidiş hayra alamet değil.
devamını gör...
10764.
garip bir halet var üstümde. yapmak istediğim birkaç şey var. bir tarafta bunu kendim yapmak istiyorum ama beceremiyorum. ancak başkasından da yardım almak istemiyorum. tamamen kendinizin çabasıyla başarmak istiyorum. fakat olmuyor işte. nasıl olacak bilmiyorum. kolay bir iş de değil.
devamını gör...
10765.
yemeği günde tek öğüne indirdim. isteğim dışımda gerçekleşti bu. ebeveynler evde yok bir süredir. sanırım bu gidişle iki günde bire düşecek. seviyorum bu dirayetli duruşu. karnım aç olunca kafam daha çok çalışıyor.
devamını gör...
10766.
bu şehrin gidenlerine çabuk alışıyorum ve gelenlerinede. derin bir iç çekmeye benzer sigara bilirsiniz, insan zehir yutturur bedenine, kötü hatırları aklından bir bir silinsin diye. lakin bilir ki bir gün yaşlanacak , yaşanmış hikayeler biriktirecek, unutması mümkün olmayan hikayeler. bu sırada pişmanlıkları başlayacak, kendisini yüzyıllardır yaşıyor gibi hissedecek, bitmeyen acılar, son bulmayan masallar, keşkeleri, benliği, yaşama arzusu kendisini sürekli bir adım gerisinden takip edecek. eskisi gibi kitap okuyamayacak, yazamayacak, gezemeyecek, keyif alamayacak yaşantısından ve ömrünün son bulmasını istiyecek. tabii bu mümkün olmayacak, beklemek zorunda kalacak eskiyi, aklında son anısının canlanmasını, bir tabuttaymışcasına bekleyecek. sonrasında bir karmaşık soru daha takılacak aklına; " ben kimim? "...

ve ölecek, şehrinin anahtarlarını yeni doğmuş bir bebeğe teslim ettikten sonra sonsuzluğa ulaşacak.

-ahmed vefik başaran
devamını gör...
10767.
yapılması gereken süreli bir iş vardı, unuttum zannettim sabah sabah aklım çıktı. bir c-130'dan paraşütsüz atlamışım gibi bir his.
devamını gör...
10768.
tam böyle tüm işleri pıtı pıtı olması gerektiği gibi yapıyorum, oradan bir yerlerden işe yaramaz bir insan çıkıyor ve işler duruyor.
sistemin içinden baş belası, tembel, işe yaramaz insanları çıkartalım atalım artık. büyük bir devrim gerçekleştirelim: sistemin ayağına bağ olmayanlar devrimi.

benim kadar tembel bir insanı bile işe yaramazlığı ve tembelliğiyle bezdiren insanlar var, hayret ediyorum.

bu gözlerin gördükleri, bu kulakların duydukları...

yorulduk.
devamını gör...
10771.
insanlar sevgilerini dile getirmek için sürekli bir neden arıyor. mesela bir hastalık ya da olumsuz bir şey yaşadığınızda hem davranış hem sözlü olarak etrafınızdaki herkes size sevgisini hissettirmeye başlar. içinde bulunduğum süreçten ötürü bir süredir bunu daha iyi fark ediyorum. bir de ne olursa olsun sevgimizi dileye getiremediğimiz ve varlığında daha çok kıymet bilseydim keşke dediklerimiz var. onlar için dua etmekten başka bir şey yapamıyorum.

“dualarımdasın...”
devamını gör...
10774.
bir çuval inciri berbat etmiş gibi , karadeniz'de gemilerim batmış gibi, yavrusunu kartal kapmış fatma girik gibi hissediyorum.

işin tuhaf tarafı bir şey yaptığım da yok. bir şeyler yapayım da en azından şu sıkıntı boşa gitmesin. rahat batmıyordur inşallah.
devamını gör...
10778.
bugün 11 yaşında bir talebe "hocam cenabet ne demek? geçen hafta sormuştum, anlatacaktınız..." diye söze başladı. dışarıda yürüdük biraz. yahu hiç anlatmamışım ki... başımı çeviriyorum, yüzüm kızarmış falan... başladım anlatmaya: insanların doğumdan ölüme yaşam evreleri, ihtiyaçları; vücuttan çıkan sıvı türleri, çıkma sebepleri ve bunların hükümleri... ama anlatıncaya kadar ebem ağladı. ne kadar zormuş. neyse, otuz yaşında bilmeyenler var. bi' hayır dua almışsak kafi...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar