sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

10941.
dile gelmeyen kaleme de gelmiyor. bazen bir ateş düşüyor insanın tâ içine ve bunu izah etmek hakikaten zor.

izah edemediklerimizi rabbimizle konuşmamız lazım.
devamını gör...
10943.
başına gelenle barışık olmak

bunca senelik hayatımda kader meselesinde hiç derinleşemedim. en zor meselelerden biri biliyorum ama özgür irade ve cebr arasında gidip geldim hep.

hayatımın bu evresinde kader konusundaki içimden çıkanlar şunlar. kadere inanıyorum ama galiba kader yok. müthiş bir özgür irade var. bunu tasdik etmiyorum ama içimde böyle bir his, bir fikir dolanıyor.

içimden "keşke bir adım bile çıkamasak yazgımızdan" diyorum. uzanayım bana yazılanın sıcak kollarına. ama sonra çıkılmıyor işin içinden, adalet meselesi var, binbir türlü iş var. belki vesvesedir bilmiyorum ama içimden bir ses de "yok öyle bir şey; her şey sebep-sonuca bağlı, ne yapıyorsan o". Allah yardımcımız olsun, ben yine de resmi görüşü bilmesem bile tasdik ediyorum. neyse çok konuşmayayım bu husus hakkında; bilinmeyen şey hakkında bilgisizce konuşmamalı.

karlı bir kış gecesinde bir sokağın duvar dibindeyim sanki. her şey çok soğuk, her yer çok soğuk. elimi uzatıyorum dilenmek için yoldan geçenlere; biraz yüzüme baksalar da geçip gidiyorlar. artık elimi uzatmıyorum bile. ellerimi kaldırmayı öğrenmem gerek.

semaya ellerimi kaldırmamı öğrenmem gerek. ne için dua edeceğimi bilmem gerek. "ya rabbi öbür tarafta iyiysem al beni yanına, bu gece al" diyecektim ama aklıma peygamber efendimizin ölümü istemememiz gerektiğini söylediği geldi.

bu akşam çok yazmak için ilhamım vardı ama birdenbire kesildi, vardır bir hikmet.
devamını gör...
10945.
doktor soruyor "neden babandan bu kadar nefret ediyorsun?", kusuyorum içimdekileri. kendisinin uzmanlık alanı bu.
sonra tekrar soruyor "öz baban mı? bunu yapan senin öz baban mı?", "evet..." diyebiliyorum. "anneme söylediğimde ve annem bu duruma şahit olduğunda hemen boşandılar." diyorum, "annen sizi kurtarmak için bunu yapmak zorunda kalmış, yoksa cidden mide bulandırıcı." diyor.

eve gelip anneme sarılıyor ve ilk defa ağlıyorum.
annem ne olduğunu anlayamıyor fakat içimin nasıl yandığını biliyor, çünkü; biz beraber yanıyoruz.
devamını gör...
10947.
en azından asgari bir mutluluğa sahip olmak bile insana hüznün edebiyatını yapma fırsatını veriyor diyorum içimden. bazen o kadar kötü hissediyorsun ki, şu cümlelerden fazlasını yazamıyorsun işte...
devamını gör...
10949.
birçok şeye karşı heyecanımı kaybettim. eskiden çok severek yaptığım şeyleri şu an yapmayı hiç istemiyorum. yapmak istediğim tek şey bütün bir gün boyunca yataktan hiç çıkmadan dizi izleyip patlamış mısır yemek. bir hafta-on gün falan bu şekil takılsam biraz kendime gelirim gibime geliyor. şu an için yapmak istediğim tek sabah uyanıp işe gitmek ve kitaplarımı düzeltmek. dükkanı baştan aşağı tekrar düzeltmek istiyorum. iş olsun diye kitapların yerlerini değiştirmek istiyorum. raflarımı silip, kitapların tozunu almak istiyorum. bu şekilde çalışınca kafam dağılıyor, biraz olsun kısır döngüdeki düşüncelerden uzaklaşıyorum. kendimi iyi hissediyorum.
devamını gör...
10950.
sözlük online iken kapatınca sanırım sistemden atmıyor. online olduğum halde kapatmışım ve hala online idim siteye girmek için açtığımda. *
devamını gör...
10951.
tüm günler aptalca bir döngü ile devam ediyor hiçbirşey yapmadan sahip olabileceğim birşeyi elde etmek için olağanüstü çaba sarfetmem gerekmesi ne saçma. belki bu kadar yüklenmeseydim kendime ömür boyu istanbulda sükut içinde yaşayabilirdim şuansa geri dönmem için yapmam gereken şeyler ne fazla.
düşününce salt aptallık diyorum başka hiçbirşey değil.
devamını gör...
10955.
oysa... ciğerlerimdeki bütün nefesi onun için doldurmuştum içime, onun için ellerimi üst üste kenetlemiştim ve olabildiğince dikkatle kalbini çalıştırmak için uğraşmıştım.

en büyük korkum, kontamine olmaktı ama senin bir an suratıma doğru kustuğun kanda ölümün tadını aldım ben. ben, senin anlık yaşama dönüşünde öldüm ve bir daha da geri dönemedim kardeşim.

seni en son beyaz kefeninle görmek ise canımı en çok yakan şeydi.
günlerce girdin rüyama, her seferinde de bana küskündün. sırf seni gasilhanede yattığın yerden kaldırmak istedim diye, sırf seni son bir kez öperken ağladım diye. insan nasıl kıyar ki kardeşine? onun tırnağına gelen zararda bile içi yanarken öylece ölmesine, gömülmek üzere hazırlamasına nasıl dayanabilir ki?

ne kadar oldu sahi? yanına gelmeyeli, sevdiğin o çiçeği sana getirmeyeli ne kadar oldu? gömleğin hala eşyalarımın arasında duruyor, annem görde kahrolur ama ben seni özleyince bir tek ona sarılabiliyorum sen diye.
devamını gör...
10957.
geçen fotokopicide beklerken ortaokullu bi kız geldi arkadaşına tuvale resim bastırcakmış tablo gibi aaa dedim ne güzel fikir sanatsal bi hediye olucak sanırım sonra fotokopici görsel nerde dedi kız da googledan alıcaz gs logosu olucak dedi.
devamını gör...
10958.
bazen kuytu köşeler yuvam olur kelimeler düşmanım. bulabildiğim en tenha yerde saatlerce ölçüp biçerim kendimi. bu defa ki köşemse bir çocuk. kocaman gözleri var, sanki içine yıldızlar oturmuş. bugün beni kardeşiyle bile paylaşmak istemedi tuttu elimden alabildiğine hırçınlık yaptı ona.çocuk gibi sahiplenmek sanırım böyle bir şey biraz ürkütücü ama masum işte kızamıyorsun.
devamını gör...
10960.
uzun zamandır bu kadar üzülmemiştim defter. yapmaz dediğim yapıyor. hem de canımı acıtmak pahasına. öyle yandı ki canım gözlerimi söküp atmak istedim. o bana bunu yapamazdı, yaptı. bir kere daha insanları sevip, güvenmemem gerektiğini anladım. ah hayat bir kere de güldür en güzel yerimden. *
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar