sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

11065.
içimde birşeyler var yanmış tükenmiş ama küllerini birilerine vermeye mecburum yoksa o da yok olacak ve benim varlığımın şu dünya üzerinde birnebze dahi anlamı olmayacak. ki zaten yok. o kadar çok insan var ki o kadar çoklar ki ilk ne zaman uzaklaşmaya başladığımı hatırlamıyorum hayata dair takındığım –seviyormuş gibi tavrının ağırlığının altında eziliyorum. ölsem ve hepsi bitse diyorum ama ölünce bitecek hiçbirşey yok sadece başka bir başlangıç. oysa dünyayı öyle bir yaşamalı ki diğerine geçtiğinde mutlu olmalı değer mi bunca huzursuzluk 3 günlük bile sayılamayacak bir dünya için. sonsuzun yanında üçün beşin lafı mı olur. yaşamak öyle ağır ki dağların taşıyamayacağına yeni yeni kanaat getiriyorum. hepsi bittiğinde –değdi mi? demekten öyle çok korkuyorum ki.
herşey o kadar anlamsız ki kaçıp gitsem bile anlamsız. nereye, kime, nasıl… evden çıktığım anda başlayan korkularımı nasıl yenmeli. nefsimin beton çatısı altında kaldım ezilmekten kendimi bir tek ben kurtarabilirim fakat ben kimim. öyle yokum ki öyle tiksiniyorum ki. takındığım tavırlardan oluşuyorsam o ben olmayayım lütfen. çehrem bana yabancı, ne olması gerekenim ne olanım. nerede başladı bu riya.
nerede iyi insanlar neredeler ah canım insanlar. neden sizden bu kadar nefret ediyorum neden. niçin nerde koptu bu inanç.
nerede zindanları gül bahçesi eyleyenler nerede ben. havf ve reca hani nerede bunun recası. nerede kayboldum ben.
herşey olup bittiğinde Allah’ım beni geri gönder de biraz daha sevap işleyeyim diyenlerden mi olacağım. ettiğim tövbelerden sonra kaç defa aynı şeyleri tekrar ettim.
yaşamak öyle zor ki. aldığım her nefesin bedelini nasıl öderim bilemiyorum. iyi insanlar o güzell atlara binip gittiler mi, demirin tuncuna insanın pi.ine mi kaldık. ben de onlardan biri miyim. benim yüzümden de insana dünayay hayata iyiliğe güzelliğe inancını yitiren olmuş mudur. ya olmuşsa eyvah değil mi eyvah.
ekmek sıcak Allah güzel sen iyi ve böylece çoğalır kalbim, dediğimiz günler asla gelmeyecek. içim öyle soğuk ki ruhum sıcak bir şey den çok sanki madde, öyle ağır ki… ahengini yitirmiş, paslanmış, kenarlarından parça parça soyuluyor, pis bir koku yayıyor etrafa içimde iyiye ve güzele dair hiçbir kırıntı kalmamış gülüşlerim gülüş değil ağlamıyorum bile kaçmaya çalıştığım kendim ruhumsa uzak neresi? sanki bir ateş yakılacak ve donmuş ruhum orada eriyip ısıncak ve herşey tekrar başlayacak ama o ateş cehennem mi.
bir nergis alsam kendime geçerdi belki ama köprünün altından öyle sular aktı ki artık neresinden tutacağımı bilmediğim bir heyulanın kenarında duruyorum, insan kendinden kaç çeşit nefret edebilir.
tüm bunlar bu yaşımda sayıklamayı planladığım şeyler değilerdi.
devamını gör...
11066.
önceden evlilik sözleşmesinin gerekli olduğunu düşünürdüm. yarın ne olacağını asla bilemezsin. daha sonra biri ile tanıştım. faklı biri. ve düşüncelerim değişti. insan sevdiği zaman, güvendiği zaman geri kalan her şey teferruat oluyor.
fakat benim için doğru insan değilmiş. ayrıldık. yine de arada telefonda görüşüyoruz. dün de konuştuk. konu evlilik sözleşmesine geldi*. bana dedi ki ben evlenirken kesinlikle evlilik sözleşmesi yapacağım. maddelerini tek tek saydı. dediği maddeler de zaten bir eşin yapması gereken şeyler. eğer bunlara uymazsa direk boşanırım. 2 bin küsür nafaka alırım. eğer çocuk da varsa 3bin küsür oluyormuş. zaten araştırmış. her aşamasını biliyormuş fakan filan. ben cidden sinirlendim ama sakin sakin konuştum.
dedim ki evlilikten beklentilerimiz çok farklıymış. ben huzur istiyorum. sevmek istiyorum. sevilmek istiyorum. sen bu dediğin şeyler için sözleşme yapman gerekiyorsa o kişiyle o an bağını kes. hatta konuşmanın sonunda seni kaybettiğime üzülmüyorum ama hayalimdeki seni kaybettiğim için bazen üzülüyorum dedim*
cidden ucuz yırtmışım. böyle bir insanla evlenilmez. arkadaşlık, dostluk, evlilik bunlar sözleşme üzerine kurulamaz. ben çok mu şey istiyorum bilmiyorum ama ömrümü paylaşacağım kişiye güvenmek istiyorum. kimseye karışmam tabi (büyük de konuşmak istemem ama) kendini sözleşme yapmak zorunda hissettiğin kişi ile hiç evlenme daha iyi. o evlilikten hayır gelmez.
devamını gör...
11067.
herhangi bir kişiyle iletişim kurmak isteyip istemememden bağımsız olarak hayata karşı bir çeşit sorumluluk duygusunu yerine getiriyormuşcasına etrafımdaki insanlarla iyi anlaşıyor taklidi yapıyor gibi hissediyorum. insanların hayatına iyi yönde dokunmayı seviyorum, tanıştığım insanlarla beraber gerçekten üzülüyor ya da mutlu oluyorum ancak tüm enerjimi insanların sadece o an'larına harcıyorum, sonrasında kiminle ne için konuştuğumu dahi kayıt altına almadan yapıyorum bunu. mış gibi yaşamak için olumsuz çok şey söyledim diye mi böylesi duygusal küntlük hali diye düşünmüyor değilim. kafamda deli sorular.

hem daha büyük dertler gelmeden önce kafamı iyice kurcalayayım ki enerji dağılsın. deprem korkusu mübarek.
devamını gör...
11068.
nehirler köprünün altından öylesine hızlı akıyor ki, bazen nehrin kenarındaki insan olmaktan çıkıp köprünün üzerindeki çaresiz insana dönüşebiliyoruz.
devamını gör...
11069.
hangi suyun sakası olduğumu bilemediğim günlerdeyim. dağlar aşmış, bir yokuşta yorulmuşum. bin çiçeği sulamışım ama bir yangını söndürememişim. merhem uzatılmış yarama, zehri seçmişim. şerbet sunulmuş, acıyı içmişim. bülbülün gözü önünde, gülü koparmışım.
devamını gör...
11072.
bu hafta öyle yoğun ki. öyle böyle değil. hatta bu ay yoğun lan. bitmiyor abi bitmiyor. napsam bilmiyorum ki. öğretmenliğe burun kıvıran kafama kargalar şaapsın.
devamını gör...
11073.
salı gününe* iş teslimi vardı. fakat birkaç gün önceden işi bitirmem gerekiyor ki hata çıkarsa düzeltmek için vakit olsun.
çok şükür işi dün teslim ettim hem de fazla yorulmadan ama içimde hala bir huzursuzluk var.
perş gününe adana'ya gitmem gerekiyor.
bu haftayı bi sağ salim atlatsam rahatlıcam*
devamını gör...
11075.
şeyhim beni artık ışınla.
birçok şeyi düzelttim, bazı şeyler tam istediğim gibi olma yolunda. nazar değmezse tabii. daha da iyi olsun ama ya şu duyguyu içimden al ya da beni istediğim gibi olduğu yere ışınla. bu duygu rahatsız edici.

zaten defterden sildim ölümsüzlüğü, yine de şeyhim bu kainata alışamadım.
devamını gör...
11077.
kırık cam teorisi. hayatta çok fazla karşılığı var.. biraz romantik olalım.

"bir binanın camlarının çoğu kırıksa insanlar diğer camları kırmaktan çekinmez ve bunu suç olarak görmezler. eğer insanlara kırıklarınızı gösterirseniz, acılarınıza taş atmaktan ve sizi daha fazla kırmaktan asla çekinmezler"
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar