sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

11101.
şu son bir haftadır kafam iyice dumanlandı. bir anda olmadı elbette. bir yıldır başsız tavuk gibi ortalarda dolaşıyorum. gerekenleri yapacağım yerde ertelemekte master yaptım. soranları geçiştirdim. sıkıştığım noktada da dikkatlerini başka tarafa çektim. bu arada kendimi kandırma masalından da uzak durmadım. rutine bindirebileceğim meşgaleler oluşturdum. gerekli miydi? bir anlamda evet. yanılgılara, mâzeretlere ihtiyacım vardı. cidden mi? hayır, yoktu. ne kadar uğraşsam da kendimi kandıramayacağımı biliyordum.

son zamanlardaysa geleni göndermeye hâlimizin kalmamasından olsa gerek çocukluğumun minik ve sevecen şekilde hatırlamak istediğim şahısları, kabus dizisi gibi bir bir hortlamaya başladılar. derinden gelen bir nostalji seven tarafım yok; ama geçmişe kayıtsız kalamadım ve 'acaba' dedim. bugün olsa o noktada yine durur muyum, bilmiyorum. bunu akıllanma ya da dersini almama klişesi gibi görmek istemiyorum. sadece savunmasız kaldım, gardımı indirdim. hülyalara daldım kısa sürse bile. evet, ben izin verdim.

yalnız öyle güzel çarptılar ki... sanki hiç hayal kurmamış, kurduklarımı da unutmuş gibi oldum. bunu da onlarla anladım. insan, hayallerini kuvvetlendirmeyip başıboş bırakırsa onlar da kaybolmaya meylediyormuş, bir anlamda terk-i diyar.
âidiyet kavramından hem bu kadar uzak durmayı isteyip hem de kendimi nasıl muhafaza edeceğim ben? ben yokum gerçi yalnızca bir bendeyim. görmeme müsâade edildiği kadar varım.
devamını gör...
11103.
hay Allah şiir başlığında habire birini oyladım ısrarla. önceden yazılan. nasıl da güzel dizeler paylaşmış dedim. başaramadım. aa bi baktım kendimmişim ya hu. narcissus'un dişi versiyonu gibi hissediyorum.
devamını gör...
11104.
bugün kendi cep numarsmı bilmedğimi farkettim. "543 yerine 533, 760 yerine de 761" yazmışım.. adam yanımda aramamış olsa bunun hiç farkında olmayacaktım.
devamını gör...
11107.
sözlükte birileri nickaltlarında muhabbet mi çevirmiş, dövüşmüş mü ne olmuşsa, hangi başlığı açsam diğer yazarlar bu durumdan bahsediyor. ne yaşandığını da bilmediğimden zerre bir şey anlamıyorum ve öte yandan da neler olduğuna dair acayip meraktayım...

tek anladığım şu, bir husumet çıkmış ve yönetim buna el atmış, ancak husumete dahil olmayanlar yaşananlardan şikayet ede ede konuyu hâlâ uzatıyor. anlamadığım işler...

kahve yapayım bari, ne yapayım.
devamını gör...
11108.
günlerdir onca şey yazdım, hepsini de sildim. düşüncelerim sızlıyor, keyfim yok. biliyorum bunu da bilinçaltımıza atıp işlerimize koyulacağız. hayır, unutmayacağız. ama unutsak bile kimse biz hatırlayalım diye düşmüyor ki toprağa. öyle bir dertleri yok. öyle olsaydı sessizce ölen ve adları bile bilinmeyen şehitlerimiz olmazdı. kimsesiz, arkasından ne gözyaşı dökeni var ne bi dua okuyanı... bugün en çok onlar için gözyaşı döktüm. anası babası eşi kardeşi her şeyi devlet. ve onlar ana bildikleri ata bildikleri vatan toprağına sarılıp belki de en huzurlu uykularını uyuyacaklar.
kıymetini bilmiyorum ve bilmiyoruz sıcak evlerimizin. bir siyasettir kara propagandadır gidiyor. anlayamıyorum. ulan düşman sınıra gelmiş! hala birbiriyle uğraşan siyasetçileri aklım almıyor. şehidin 1’i de 150’si de aynıdır. bir tane şehit verdiğimizde vahlayıp işimize bakıyorsak, devletin de 36 şehidi için gerekeni yapıp işine bakmasını anlamamız gerekiyor. yok neden gülmüş, yok ağzını neden o şekilde açmış... geçin bunları. gerçekleri onlar biliyorlar. rus’un hala sıcak denizlere inme derdi var. tarih, bizim için lozanla yenilendi. ama gavur için hep sevr idi.
devamını gör...
11109.
insanlara hayır demekte zorlanıyorum. arkadaşlarım da saolsun bunu bildiklerinden sürekli zor durumda bırakıyorlar beni

mesela bir arkadaşım cumartesi günü için işin gücün var mı demeden bir yere çağırdı beni. hatta çağırmadı da, emrivaki etti. işim yoktu aslında ama gitmedim.

diğer bir arkadaşım istanbula çağırıyor. belki gelebilirim demiştim bir keresinde ama aslında kastettiğim 3-5 ay sonrası içindi. şimdi sanki söz vermişim gibi sürekli ne zaman geleceksin diyor.

insanlara ilk başta hayır demek gerek. yoksa iş sarpa sarıyor. suçlu sen oluyorsun.
devamını gör...
11111.
burada ise bir miktar bir işi üstlenip yapacağını söyleyip yapmayanları karalamak istiyorum. bir miktar bir işi üstlenenleri değil haaayır. onları bir miktar karalamak istediğim. ama üşendim ya valla bıktım iş hayatımsıdan. öğrencilik bırakılmaz abi. aklı olan sorumluluk almaz. bende akıl yarım olduğundan sıkıştım zaten. herr gece yeminler ediyorum. değmez diyor bir yanım bırakamıyor öbürküsü. öbürküsü biraz sorumluluk sahabısı belli ki.
devamını gör...
11113.
neden bilmiyorum bugün çok enercik uyandım sözlük. adeta bir sevgi kelebeği. sanki dünyayı kurtaracak o müthiş şahsiyet benmişim, ışınlanmayı falan icat edecekmişim gibi. sebepsiz bir mutluluk ve sırıtma var. hayrolsun inşallah. hayır bünye alışık olmayınca tırsıyor insan. neyse akşama geçer.

edit: evet akşama varmadı. şaşırmadık.
devamını gör...
11115.
devletin çıkarı için çocuklarından vazgeçen liderlerden, çocuklarının, akrabalarının, partililerinin çıkarları için ülkeyi mahveden yöneticilere gelmek. işte bütün mesele bu azizim. Allah islam şuuru versin.
devamını gör...
11116.
schopenhauer ne güzel söylemiş; "unutma, insanların çıkarları değiştiğinde zihniyetleri ve davranışları çabuk değişir."

bunu bir kez daha tecrübe ettim. ne diyelim Allah karakteri menfaatlerine göre şekillenen zavallı insanları hayatımızdan geçirmesin.

karala karala sayfa kalmadı.
devamını gör...
11118.
hemcinsine karşı stres küpü olup karşı cinsini görünce jöle kıvamına gelen insanlardan tiksiniyorum. fiziki bir mide bulanması.

keşke birinden nefret ettiğim özelliğini yüzüne vururken sinirden kavga edecek kıvama gelen insanlardan değil de şakayla karışık her şeyi söyleyen insanlardan olabilseydim. keşke.
devamını gör...
11119.
az önce bir öğrencim geldi. dün annesi gelmiş ve beni çok sevmiş, kocaman bir bardak almış hediye olarak. günümü aşırı güzelleştirdi, çok mutlu oldum. gün boyunca onlarca öğrenci velisiyle görüşüyorum ve kadını hatırlamıyorum bile. ama birinin gönlünde yer etmişim demek ki. çok muhteşem işler yapmasak da, gönül kırmamak düsturuyla hareket etmek gerekmiş bir kez daha anladım. tebessümün bulaşıcı olduğunu, iyilik yaptığımızda biz bunu unutsak bile karşımızdakinin unutmadığını, gönül almanın da kırmak kadar kolay olduğunu... güzel insanlarla karşılaşmak için önce kendimizi güzelleştirmeliyiz. iyi ki hayatımda hep güzel insanlar var. *
devamını gör...
11120.
uzun zamandır böyle mide ağrısıyla uyanmamıştım. ne oldu bu mideme anlamıyorum ki! iki üç günde bir arıza vermeye başladı. yaşlanıyor muyum? ölecek miyim anlayamıyorum. hafiften de atak haline koşuyorum. atağa koşarken bu kadar hızlı olmam gerekiyor mu onu bilemiyorum. bir xanaxın durumu toparlaması muhtemelen yarım saati bulmaz. peki ya iş? amaaaan kimin umurunda...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar