sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

127.
yanlış anlaşılmak çok berbat.belki insanın başına gelecek en kötü felaketlerden biri bile diyebilirim.yaftalamaya ne de çok bayılıyor bu millet.en iyisi cedelleşmeden ortamı terkedip,ortalık durulunca gidip izah etmek.neyse zaman herşeyin ilacı.kaskatıyım yahu kaskatı. * düşmez,kalkmaz bir Allah.o görüyor herşeyi.
devamını gör...
128.
hoşgeldin bebek... başındasın her şeyin.. bebeksin işte.. dünyanın tüm bebekleri aynı şekilde doyar... tadını çıkar...

belki muhammed olur adın.. belki musa belki isa.. boyun iki metre olabilir belki de esmer olursun.. belki kısa...

o zaman bebek demez kimse sana... başını aç derler ya da kapa...

sen çalış, sen doğur, sen savaş, sen sus!

istedikleri gibi olmazsan öldürebilirler seni.. töreler daha değerliymiş gibi hayattan.. herkes eşittir ama göreceksin bazıları daha eşittir hayatta..

şaşırma..!

burası tuhaf bir dünya...

*
devamını gör...
131.
hayrullah abi bir gün kelimelerden arınıp ete kemiğe bürüneceğini biliyordum. *
Allahım sen hepimizi affeyle amin. yanlışlıkla, vesile olanları da amin.
devamını gör...
134.
kindar yazarları sevmiyorum mesela. insan bir de müslümanlık adı altında yapınca hiddet sarıyor bünyemi. elimde ağır söylemesi ayıptır. diyorum bir kaçını bitkisel hayata sokayım daha az enerji harcasınlar. sonra diyorum adam yerine koyacak tck da hapislerde sürüneceğiz.
devamını gör...
138.
- yakınlar bilir varoşların sesi taşralı birisiyim. bizim oralarda gençten birisiysen yayvan delikanlı ağzıyla konuşmak farzlar üstü farzdır. yayvanlıktan kasıt içinde bol miktarda " hesaaabı, uyandın mı, alıktın mı, güzel abim,atarlanma bana, dalga gibi " kelimelerin geçtiği cümlelerle meramını anlatmak. bu konuşmayı ilk kim bulmuş çok merak ediyorum. tamam argo candır canandır ama yayvanlık bambaşka bir şey böyle ağzı uzata uzata "hesaaaabı" demek acaba kim tarafından keşfedildi ve kamuoyunun beğenisine sunuldu.ilaveten yayvan literatüründe beni benden alan en önemli kalıp falan filan yapmak diye bir tabirdir ki mahalledeki aaağbilere cümle içerisinde de kullandırmama rağmen hangi manaya geldiğini anlatamadılar. yaa falan filan yapmak işte ulan dediler.

-dizi senaristleri bizi denyo yerine koyuyor eyvallah. bu konuda hem fikiriz.
fakat yine de bazı denyoluklar ya da aynı kısır şakaların, mizansenlerin tekrarı çok can sıkıyor. mesela genelevlerin birer komedi unsuru olarak kullanılması. esas oğlanın babası ya da aile babası karakter tesadüf eseri geneleve gidiyor sonra kızlar ve ortam hoşuna gidiyor falan akabinde polis baskını ve kameralar, tv den izleyen ailesi v.s..
bu sahne komik bir sahne olmamasına rağmen en az 20 tane dizi yahut filmde görmüşüzdür. kardeşim ben bir aile babasıyken ve başıma böyle bir şey gelmişken halime gülenin ağzına ağzına vururum. lan genelev bu kadınlar matinesi mi neye gülüyorsun, güldürüyorsun, neyi ajite ediyorsun.

-george orwell ın burma günleri ni okuyanlarınız varsa okumasınlar bu kitabı. çok ciddi söylüyorum peyami safa nın yalnızız ından sonra sonu en kötü biten kitaptır benim için.çirkin ama iyi nin mutlak kaderi hep kötü olanla mı kucaklaşmaktır babacığım.orwell sanki elinde bir balta var da kalbine kalbine vuruyor okuyucunun flory i öldürerek.

-ben seni orwellerin olasın diye mi sevdim.

- son olarak öğrenim hayatında kız gibi ders notu tutan erkek arkadaştan bahsedelim. bence böyle bir arkadaş herkesin hayatında olmalı. siz klasörsüz, çantasız tek bir defterde bütün ders notlarını tutan salaş bir adamsınız tamam ama bunun vizesi var, final haftası var. işte bu zor zamanlarda yıl boyunca her ders için ayrı defterlerde not tutan, başlıkları tükenmez kalemle atan, önemli yerlerin altını fosforlu kalemlerle çizmesini alaya aldığınız bu adama muhtaç olacaksınız.

- ben traş bıçağı reklamcısı olsam baby face elemanların traş sonrası sevgilileri tarafından samimi kucaklanması yerine suavi yi oynatırım reklamımda.bıçağın adına da devrim ismini veririm ki suavi nin de gönlü hoş olsun. kolay mı yiğidi sakalından ettirmek.

- son olarak dediğim tireden bu yana iki paragraf daha yazmışım neyse şimdilik bu kadar.
devamını gör...
139.
içinden tren geçen şehirler, ömrümün geçtiği yerlerdir.

hayatım boyunca içinden tren geçen şehirlerde yaşadım.

üzerinde tahta köprü olan kirli ırmak akardı mahallemizde.hemen onu yanı başında bir tren yolu...işte o tren yoluna bakan evde doğdum.tren yolunun etrafında oyunlar oynadım küçükken.trenin beni ezmesinden korktuğu için annemden baskı gördüm.her geçişinde treninin bangır bangır sesiyle irkildim.

biraz büyüyüp üniversite için başka şehre trenle gittim yine.ucsuz bucaksız sesiz şehirlerin içinden karanlık vakitlerde akıp gittik trenle.okuluma banliyö ile gidip http://geldim.değişik insanlarla hayatlarla karşılaştım yarım saatlik gidiş-dönüşlerde.

daha da büyüyüp çalışmak için yine trenle bir ilçeye gittim.iki yıl trenle gidip geldim ailemi görmeye.

ha tabi en önemlisi içinden tren geçen şehirlerde sevdiğimi http://kaybettim.acı haberi de yine bir tren yolculuğu bana ulaştı.

artık sadece uzun yolculuklar için kullanıyorum treni.ama eskisi gibi yataklı falan değil.bildiğin otobüs olmuş.treni tren yapan özellikler, rezillikler gitmiş.

bir gün omzumdaki bütün yükleri atıp söyle eski tip yataklı bir vagına binip içinden tren geçen bütün şehirleri dolaşmak isterim.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar