sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

1703.
"televizyonumuzdaki bütün karadeniz kanallarını silmeliyim, yoksa anneme ya da babama zarar vericem."


horonda iki güzel, fadimelan aliye / böyle güzel kızlardan vergi alsın maliye
devamını gör...
1708.
demokrasi rüzgarları.
oy verdim,
derken 22 şubat geçti içimden
aydemir talat
binlerce teğmen adayı genç
hangi hayalle kim bilir
soğuk havada
elinde mavzer.
talat hücresinde
baböf ten kitap elinde,
bu provaydı diyordu
muhtemelen içinden,
ikincisi yakındı
harbiyeli aldanmaz dedi
asıldı.
heyhat......


devamını gör...
1716.
laneti kutsamak ne kötü.
lanet edici olarak gönderilmeyen bir peygamberin
artık hangi güzel huyunu kendimize örnek alacağız...
keşke her öfkemiz kudsi olsa,
keşke her sevgimiz rahmani olsa.
keşke.
devamını gör...
1719.
ne düşündüğümün bi önemi yok bu gece...
sabaha kalktığımda herşey yine aynı olacaksa.

mesela özlemiş olsam da bi işe yaramayacaksa.
beklemiş olmak fayda sağlamayacaksa...
kat'i kararlar alınırken benim fikrim havada kaldıysa...

neyse ya amaan...

kırgın değilim aslında ben. kendime kırığım yanlızca. kendi aptallığıma. doyamadığım aptallığıma... evlilik hayallerime, şimdiden yüzük beğenişlerime, iç döküşlerime...

agresifliğime doluyum ben. kızgınlığıma kızıyorum. aslında içimden bi parça olarak çıkıp kendimi evire çevire dövmek istiyorum. hayır... birinin dövmesine müsade etmem. etmem biliyorsun. ve biliyorsun ki sırf kendime sinirimden birinin beni dövmesine müsade etsem en fazla 2 kere vurmasına müsade ederim... hadi dövdü diyelim. yine biliyorsun ki ayağa kaltığımda o adamı kendimden beter ederim.

sen yine biliyorsun ki ben kolay sinirlenmem ama sinirlendiğimde meseleleri kabakuvvetle çözerim. yine sen biliyorsun ki ben cevallim... çabuk parlarım ama bu sinir değil. bi anlık parlama... saman alevi. yine aynen sönerim.

biliyorsun mesela birşey söylerken aslında ne anlatmaya çalıştığımı... zaten daha söylemeden de niyetimi biliyorsun. biliyorsun içinde olduğun yalnızlığı ve benim kendi kalabalığımda boğulduğumu. senin yalnızlığına ihtiyacım olduğunu...

mesele bu ya. sen bütün bunları biliyorsun. işte bütun bunları bilmene rağmen...

neyse. gece oturmamam lazım. melankolik oluyorum.


ne düşünüyorum biliyor musun? hiç birşey. bi uzay boşluğunda bomboş sözler. hani senin de içinde olduğun o boşluk var ya, kendi konduramadığın gezegenler arasında dolanıp durduğun... aynen öyle. bunca söz bile harf israfı.

ben senin hakkında dün, geçen hafta, ay... herhangi bi zaman diliminde ne düşünüyorsam yine onu düşünüyorum.

ama hayır. onu yaşamıyorum. onu yaşamayacağım. artık olmaz... olmaması gerektiğini sende söylüyorsun.

bu yazı da bi monolog. yine hep dediğim gibi : senin ne hissettiğinden banane! ben seni böyle seviyorum ve senin bunun yorum yapmaya haddin yok.
o söz gibi... monolog. "peki" deyip geçeceğin türden birşey. o kadar... okur musun okumaz mısın? bilmiyorum. içimi tam açabildiğimi de düşünmüyorum...

bi erkek için evlenmek niyeti kararı kadar o kararı aldığın kişiyle yollarını ayırmakta zormuş. onu öğrendim.
bunu niye mi buraya yazıyorum... çünkü sana söyleyemiyorum artık bunları. ve bir yere kusmam lazım bu zehri içimden... buraya yazıyorum. sevip sevmediğin nası umrumda değilse okuyup okumadığında umrumda değil...

ha bi de, bu yazıyı okuyup bana acımaya kalkan olursa o fasulye beyninin içine ederim. acıma! ibret al gerizekalı... garantici ol. sevme... sevilmeyi bekle. seviyorsa sev... sevdiğinden emin ol öyle sev. sevdiğini önce sana ıspatlasın öyle sev.

evlendiğin güne kadar da 1 kere olsun seni seviyorum deme.. bırak hasret kalsın o kelimeye. 1 kere duymak için kıvransın! bir yılan tarafından zehirlenmiş herhangi bir yaratığın yaşadığı tüm evreleri geçsin. kıvransın, kasılsın, canı acısın. kaskatı kesilsin... can versin.

öldükten sonra dirilt... senin için ölmeden ona bir can vermenin anlamı yok. sonra "al, münasip bi yerine sokarsın" tabiriyle karşılaşırsın.


biraz argo var özür. patlatmaya niyetlenecek biri çıkarsa da bayan bi moderatöre yaptırsın. erkek olursa Allah şahidim, ekmek kuran çarpsın ki ya bayıltana , vucudunda ne kadar kemik varsa kırana kadar döverim ya da onun bayıltması lazım ki bırakayım. sanmasın gelip yarın olur. 3-5 ay olur, 1 yıl olur... ama o sopayı yer. nefsim öyle istiyor çünkü...

agresifim.


kes tamam.

edit:

başlık subjektif entry girilsin diye açılmış. dolayısıyla entry aşırı subjektif. fazlasıyla saldırgan... ama subjektif entry amaçlı açılan başlığa yazılan üzerinden eleştirmek hatta vurmaya kalkmakta en edebli tabiriyle kaypaklık!.. ardından bi dolu "ileri zekalı" saçma sapan yorumda bulunsun diye "yazarların hissettikleri" bıdısına saçmadım bu zırvaları. bende farkındayım hatta zırva olduğunun. niyetim dert anlatmak değil zehir kusmak. o zehrin kusulduğunu görmenin rahatlığını yaşamak içinde bi tehdit savurdum. farkındayım. ve bununla hiç sıkıntı duymamaktayım.

ama

edepsizce ve mesnetsizce ve sırf başlık subjektif entry alanı olduğu için haddi bile değilken beni eleştirenlere bi duam var. inşaallah rabbim size de böylesi bi dert versin. ne ananıza ne bacınıza dökebileceğiniz, ne de dostunuzla paylaşabileceğiniz... anca böyle tanımadığın, tanısanda zerre umursamadığın gereksiz insanlar yığını bi ortam içinde rahatlamak için anlatılacak dert versin. ... inşaallah sizleri de benim gibi başkasına dökemeyeceği ancak yabancılarla dolu bi ortamda ve sırf artık içindeki zehri atıp rahatlamak için söyleyeceğiniz dert versin. yok vermesin demicem... inşaallah versin.

ne bu entryden ötürü saçma salak yargılarda bulunan überzekilere ne de bana rabbim bu konuda af nazarı ile hükmetmesin.

amin.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar