sözlük yazarlarının karalama defteri

#özgürler 

1922.
kaybolan eşyaların yerine yenisi alındığında diğerinin ortaya çıkma oranı artıyor, alırmış gibi yapsam tripodum burdayım dese. *
devamını gör...
1926.
el insaf diyorum. o kadar çalıştım hiç beklemediğim sorular çıktı. sınavı düzenleyenler bunu gayet iyi biliyorlar. sözüm onlara 81. soru diyanet adayları biz veliyiz uçuyoruz peki ya siz uçabiliyor musunuz? olacaktı. neyse 55 net var. 1 soru daha olsa barajı yakalayacağız... gerçi orucun keffareti ve koyunun zekatı bana hala ters geliyor cevap olarak ama nasip. mevla böyle görmüş elden gelen bu kadarmış.
devamını gör...
1930.
analitik düşünce,
analitik tarih algısı.

1990lardan günümüze olaylar takip edilmeli.
ergenekon hükkam sınıfında hala egemen.
son hizbullah, seçim vetoları ve sivas karaları enteresandır.
dikkat.
devamını gör...
1931.
neden hepsi birbirinden bu denli farklı benim arkadaşlarımın, neden bazıları marjinal hatta? biri arkadaşımsa diğeriyle nasıl anlaşabiliyorum? neden kimse anlayamıyor? galiba onların hepsi içimdeki çok farklı "ben"leri gün ışığına çıkarıyorda ondan. biriyle uslu, kibar oluyorum. diğeriyle şakalar yapıyorum. biriyle oturup saatlerce ciddi ciddi konuşuyorum. diğeriyle saçma sapan şeylere kıkırdıyorum. biriyle oturup çay içiyorum. birinin derdini dinleyip öğüt veriyorum.
diğerinin bana verdiği öğütleri dinliyorum. hepsi bir bulmacanın parçaları sanki, tamamlayınca ortaya bir hazine çıkıyor. arkadaş hazinesi!


devamını gör...
1933.
aaa, gelmiş defterim.
ya şimdi 2b uçlu bir rotring kalemim olsa,
ah derviş silgiyi de unutmuşsun
kalemin ucundaki silgi sizlere ömür
şimdi sana mutluluğun resmini yapardım ya, neyse.
devamını gör...
1934.
hayatı tadında yaşamayı beceremedim, acısı ve tuzunu fazla kaçırdım. bozduğum yapım ile midem artık fazla ekşiyor.**
devamını gör...
1935.
bazen canımı çok sıkıyorlar işte o zaman canım yanıyor.insanlara davrandıkları gibi davranmak onlarla aynı olmak gibi gelse de bazen üç katını yapasım geliyor, hatta aklıma gelir gelmez nasıl yapacağım da geliyor.ama yapamıyor.her an yapma ihtimalime karşı imha mı edilmeliyim acaba?
devamını gör...
1936.
aylarca bir üç ayak için bu kadar üzülünür mü? aklıma geldikçe içimde bir şeyler uçuşuyor, bildiğin canım yanıyor. çok fahiş bir bedeli olsa da bu kadar kaybolduğuna üzülsem anlayabilirim de bu da neyin nesi çözemedim bir türlü. git yenisini al, nedir yani. sanırlar ki ayakları platin, başlığın çevresi bilmem karaç karatlık pırlantayla çevrili. çok kıytırık olmasa da ömürlük ama ucuz bir tripod işte. amaaa gel gör ki öyle böyle değil acayip dağladı ciğerimi, aklıma geldikçe nefesim daralıyor. nasıl bir bağ oluşturduysam platonik çapımda. ya makineme bir şey olsaydı gibi pollyannamsı bir düşünceye bile gark olamıyorum.

yalçın abinin yayınına katılıp geri dön tülaaay diye höyküresim geliyor. belki müge anlı da çare olabilir ama onlara katlanamam. henüz yeni biri fikrini kabullenemiyorum ama umutlarım da tükenmek üzere.

rabbim beni affet, bir meta için hissettiklerimden dolayı ve daha büyük kayıplar verme..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar