sözlük yazarlarının takıntıları

kimse yok demesin, herkesin takıntısı / takıntıları vardır...

misal; bulaşık yıkarken, bulaşıkları sabunladıktan sonra ellerimi yıkayıp kurulamadan durulayamıyorum...
devamını gör...
birkaç gündür ofis arkadaşımın mausu kullanmasına taktım.nasıl vuruyor,nasıl ses çıkarıyor o maoustan.çıldıracağım.birkaç kere uyarmama ragmen hala yapıhttp://yor.ne yapsam bilemedim.
taktım mı da takarımgilerdenim.sürekli duyuyorum o tıktıktıkları.
devamını gör...
benim de bir kaç tane vardır.perdelerin düzgün olması ilk sırada.gerek kendi evim gerek başkasının evi farketmez eğer perde çekilmiş de tam kapanmamış ya da düzensiz bir şekilde duruyorsa rahatsız olurum.
2.bir düzene alıştığımda onun değiştirilmesine uyuz olurum.misal bekarkene annemle yastıkların yerini değiştirmek üzere bir kapışmamız vardı.o başka yere koyardı ben başka yere*
3.çoğu erkeğin yaptığı gibi eşimin çorabını daha sonra giyilmek üzere köşeye atmasına dayanamam.isterse temiz olsun batar yine de atarım yıkanacakların arasına.
4.kokulara karşı bir takıntım var.misal bu ara mutfak ve lavobo deliklerinden koku geliyor taktım kafayı uyuz oluyorum*

daha yazabilirim ama korkmayın diye burada bitiriyorum*
devamını gör...
* bir iş yaparken birinin beni izlemesi acayip irrite eder beni. en saçma salak takıntım bu herhalde. annemi bile kaç kere azarladım bu yüzden.

* yazı yazarken sayfa düzenine ve imlaya acayip takıntım vardır. anlatım bozukluğu olan bir yazıy okuyamam. akıcı ve düzgün konuşamayan insanı hayatta dinlemem.

* kendi evim olsun misafirlik olsun her zaman aynı yerde yatarım.

*erkek isminden türeme kız isimlerine ve gül'lü, nur'lu, can'lı isimlere gıcık olurum. (örn: kadriye, nazmiye, gülcan, nurgül, gülnur..)

ve en berbatı..

* dokunmak konusunda büyük bir hassasiyetim var. birilerinin bana dokunmasını hazmedemem. sarılmak tokalaşmak bile canımı sıkar.
devamını gör...
- terliksiz yere basamam*,

- 7/24 yanımda gezdirdiğim şaşal şişemi* yatarken başucuma koyarım, koymazsam gece susuzluktan dilim damağıma yapışır, halisülasyon görürüm, sanırım.
devamını gör...
yemek yerken parmak yalanmasına tahammüllüm yoktur. öyle ki o insanı tek başıma tekme tokat dövmek yerine kahveden adam toplayıp getirerek öyle tadından yenmeyecek şekilde dövmek isterim.
devamını gör...
-yürümeye alışık olduğum bir yolda giderken yolun hep bir tarafından giderim. yolun karşı tarafından yürüyemem.

-kitaplarımın altının karalanmasını hiç sevmem, emaneten karalayanların da burnundan getiririm. kitabında bir şahsiyet sahibi olduğunu hissederim, bu yüzden onun sayfalarına zarar gelmemesi için mücadele ediyorum.

-süleymaniye'ye gittim mi lalezar'a uğramadan geçemem.

-sultan ahmet camii'sinin yankınlarında karnım acıkmışsa, buhara'dan başka bir yerde yemek yiyemem.

-masa lambam olmadan geceleri kitap okuyamam.

-terliksiz evin içerisinde dolaşamam.
devamını gör...
kibrit söndürmemek. söndürmüyorum arkadaş. sigarayı yaktından sonra kibriti yanar halde bırakıyorum küllüğün içine. yanıyor yandığı yere kadar. paşa gönlüm olmadı mı. bi' kibrit daha koyuyorum yanına, cosss diye alevleniyor onun da kükürtü. gene olmazsa paşa gönlüm, bi' kibrit daha. vasati kırk çöpü bir anda böyle tükettiğim çok olmuştur.
devamını gör...
entryleri yanlış okumak. bunu bile "sözlük yazarlarının takıları" diye okudum.* altın künye, beşi bir yerde gidiyordum.. kıymalı poğaça,otobüs falan görünce ne oluyor dedim.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar