birkaç gün önce salonda ışıkları kapatıp tv izliyorken ışığı açık bıraktığım holden salonun kapısının camına yansıyan gölge... ardından hemen hole geçmem, tüm odaları araştırmam fakat hiçbir şey bulamadan geri dönmek üzereyken bu kez salondan yansıyan aynı gölgeyle gecemin kabusa dönmesi...sonrası nas felak... uyku mu...belki sabaha doğru mümkün olmuştur.
devamını gör...
haftalarca beni uyutmayan anımdır. şükür ki çok zorlamadı beni.

------- gerilim mode on ---------

üniversite ikide arkadaşın evinde yatıya gitmiştim. arkadaşın evi ümraniye'de bir apartmanın birinci katıydı. evin içinde hafif bir uğultu duyuluyordu.bu uğultunun ne olduğunu sorduğumda arkadaş bana yan apartmanda bir peynirci marketi olduğunu ve büyük buzdolaplarının bu sesi çıkardığını söyledi. arada bir artan ve rahatsız eden o ses muhtemelen ki gece başıma gelen olayda korkmama sebep olan şeydi.

gece solanda uyurken, birden sanki kulağıma birisi ismimi haykırıyormuş gibi geldi ve o anda gözlerimi açıp uykudan uyandım. evet sanki biri kulağımın dibine kadar gelip ismimi haykırmıştı. gözümü açtığımda hala o evin içini dolduran uğultu sesi vardı. nolduğunu anlamaya çalışırken birden titremeye başladım. sanki ayaklarımdan başıma doğru üzerimden bir şey geçiyor gibiydi. Allah'tan salonda yalnız değildim. arkadaşlardan birini uyandırdım hemen. sağolsun telaşım geçene kadar uyumadı kızcağız. bu olay sonunda bir hafta boyunca her gece aynı titremeyi yaşadım ve korkudan yalnız uyuyamadım. taki muska yaptırana kadar. çok şükür başka olmadı olayım.

---------- gerilim mode off------------
devamını gör...
biraderimle memlekete gittiğimizde mezar ziyaretleri yaparız. merhum akrabaların mezarlarına okuyup sularken biri bana seslendi "onur yavrum nere gidiyosun", ama ses ilkokuldaki öğretmenimin sesi. durdum bi etrafıma baktım biraderim sordu neye bakınıyosun diye "duymadın mı yusuf öğretmen vardı ya o bağırdı bize de göremedim nerde" dedim. biraderim "iyi de abi öldü yusuf öğretmen" dedi, ben etrafa bakınırken gözüm bir kaç metre mesafedeki mezar taşına takıldı "yusuf şentürk". allaaah mecbur gidip okuyacam ama titriyom wallah abdest bozuldu bozulacak. birader de tırstı "sana demiş banane git sen oku" diye gitti arabaya oturdu hayvan. yalnız başıma korkuyla yarım yamalak okudum içimden de "gidiyim mi hocam gidiyim artık" falan diye ikna ediyorum. sesi duymadan önce farketmeden mezar taşını görüp bilinçaltımda sesi mi oluştu bilemiyorum ama hala aklıma geldikçe korkarım. geçen taşınırken ilkokul karnemi gördüm adamın imzası var karnede yine ürktüm indim çatı katından hemen.
devamını gör...
karabasan denilen şeyle ben de tanıştım.ciddi pazarlıklar sonunda bir daha uğramadı bana.eğer o bir varlıksa sanırım artık benden tırsıyor.benim beynimin bujilerinin yanmasıysa, iyi ayar çekmişim.

rüyamda gideceğim yerleri ya da yaşayacağım şeyleri önceden görme gibi durumlarım zaman zaman oluyor.nadiren tabi.rüyamda ne zaman dişim ağrısa birisi hastalanır,ne zaman dişim düşse biri ölür.dedem öldüğünde aylarca haberim olmadı.öğrenene kadar her gün akşam ezanı okunurken ağlama krizim tutardı.örnekler uzar da gider işte.

(bkz: ben de böyle bir garibim işte)
devamını gör...
şöyle bir olay yaşamıştım.

o zamanlar lise 3. sınıftayım ve 1.dönemin karne günü.
sınıftan zühre adlı arkadaşım benden bir şarkı indirmemi ve ona götürmemi istedi.
o şarkı da abimin telefonunda mevcuttu, * ben de karne günü sabahı abimin telefonundan hafıza kartını çıkartıp aldım.
neyse gittim okula, zühreye hafıza kartını vericem, arıyorum kart yok.
işin ilginç yanı ise kartı sadece telefondan çıkardığımı hatırlıyorum, nereye koyduğuma dair hiç bi bilgim yok. *
kartı bulamayıp eve gittim. evde her yeri aradım yine yok.abim bana baya kızdı buraları geçeyim.


yaklaşık 2 ay sonra..
okula beraber gittiğim merve diye bir arkadaşım vardı.
bana telefonundan küçük kardeşimin resmini gösterip korku dolu bir biçimde "ya nurgül bu senin kardeşin değil mi?" diye sordu.
ben şaşkınlıkla "evet ama bu resmin sende? " diye devam eden cümleler içindeyim.
sonrasında merveyle konuştuk ve olay şöyleydi.

ben o gün okula kitaplarımı geri dönüşüm kutusuna atmak için *bir poşete doluşturup götürmüşüm.
hafıza kartını da o poşetin içine atmışım.
okula gittiğimde kitapları poşetten çıkarıp kutuya atmışım, sonra da boş poşeti askılığa takmışım ve poşetin varlığını unutmuşum.
neyse hizmetliler sınıfı temizlerken poşeti görüp idareye veriyorlar belki lazım olur diye.
yol arkadaşım merve de yaklaşık 2 ay sonra idareden "hocam bana bi poşet verebilir misiniz lazım da " diyerek bi poşet alıyor.
o poşet benim poşet. eve gidiyor poşeti boşaltıyor içinden hafıza kartı çıkıyor, merak ediyor telefonuna takıyor, ve bakıyor ki benim kardeşim.

bu kadar tesadüf olur mu derseniz oluyor.
o dönem harbi helal malmış la budiye çok gülmüştük.
devamını gör...
10.
geçenlerde erkenden yatmıştım.
bir arkadaşım mesaj atmış, "beni 04:30'da uyandırır mısın?" diye.
ben uyuduğum için mesajı görmemişim.
gecenin köründe uyandım.
saat 04:30'du.arkadaşı uyandırdım ama,
acayip korktum kendimden.


devamını gör...
halamların yazlığına gitmiştik bir keresinde. orada pınar adında bir kızla tanışmıştım, pınarın babası eniştemin askerlikten arkadaşıydı. neredeyse her gece beraber takılırdık. bir gün pınar elinde bir çantayla geldi, bizim kuzenler falan hepbirlikte terasa çıktık. çantadan bir fincan ve üzeride harfler yazan bir bez çıkardı. cin çağıracağımızı söyledi, ben de hadi la dedim hemen tabi. bezi masaya açtık ve fincana hepimiz teker teker ihlas suresi okuduk. fincanı ters olarak bezin ortasına koyduk ve hepimiz fincanın altına işaret parmaklarımızla bastırdık. pınar bir şeyler okudu ve ta tam! fincan dönmeye başladı. ben işin dalgasındayım tabi siz çeviriyorsunuz falan diyorum. pınar madem inanmıyorsun içinden bir nesne geçir o da bilsin dedi. ben de çiçek geçirdim içimden ve fincan hızlı hareketlerle harflerin üzerinden geçip çiçek yazdırdı. bende film koptu ama çaktırmadım, yok dedim çiçek değildi içimden geçirdiğim şey dedim, iyi halt ettim. bu fincan bir sağa bir sola kafayı yedi arkadaş. arada yalancı yalancı diye yazıyor. ben iyice üç buçuğa bağladım tabi o zaman. kızlarda tırstı, pınar bir ayetel kürsi okudu gönderdi de bir rahat nefes aldık. sonra sabaha kadar muhabbet ettik çünkü kimsenin uyumak için içeriye girmeye cesareti yoktu.

edit: yazım yanlışları.
devamını gör...
(bkz: yusuf yusuf)

daha önce kayda değer birşey yaşamadım ama eğer öyle birşey görürsem korkudan ölürüm herhalde.
annemin yasadıgı birseyi anlatayım size.annem hiç inanmaz böyle seylere korkmaz da...bir hgün ablamların evinde uyurken gece uyanmış su falan içmiş.neyse yatmış geri yüzü duvara dönük bir şekilde.tam uykuya dalacakken içeri birinin girdiğini duymuş.gelmiş arkasına uzanmış kolunuda sarmış ona.dediğine göre sıcaklığını hissetmiş resmen.zannetmiş ki ablam herhalde namaz için uyandıracak o geldi.elini kendisini saran elin üstüne atmış tabiii şok.böyle kaba çatlamış garip bir el.o anda anlamış tabi ablam olmadığını.o anda sabah ezanı okunmaya baslamıs ve el yavasca çekilmiş ve gitmiş.annemi almış bir titreme* onun yüzünden uzun süre ablamlarda kaldığımda korkmuştum...
devamını gör...
imam olan amcamla sabah namazı hakkında muhabbet ediyoruz ve kalkmakta zorlandığımdan bahsediyorum bana bir öneride bulunuyor;

-yatarken sağ ve sol omzundaki meleklere beni namaza kaldırın yoksa sizden şikayetçi olacağım de
+amca yok artık hadi benle dalga geçiyosun melekleri niye karıştırıyosun
-yaa lütfen dener misin sen inan bana..

daha sonra dediklerini aynen yapıyor ve yatıyorum.ben ki başımda top patlasa duymayan insan ne oluyorsa birden gözlerimi açıyorum ve o anda hoca ezan okumaya başlıyor bütün vücudumu bir ürperme alıyor ve kalkıp da namazımı kılamıyorum korkudan...*
devamını gör...
garip bir tevafuktur benimkisi de. bir gün namaz kıldıktan sonra bu bizimki de namaz mı oluyor şimdi diye içimden geçiriyordum. aklından bin bir türlü şey geçiyor ki bazen ne kıldığını bilmiyorsun diye hayıflanırken içerisinde okuldan notlarım olan dolabı açtım. birden kenardan elime "namazı yaşayanlar" diye bir kitap geldi. bir an kaldım. bu nereden çıktı ki, hiç görmemiştim bunu burada dedim. ki kitaplarım normalde kitaplıkta olur. ve orada hangi kitaplar olduğunu bilirim. daha önce hiç görmediğim belki de kim bilir oraya atılıp unuttuğum bir kitaptır diyerekten alıp okumaya başladım hemen. alımımı aldım ama nerde ben nerde namazı yaşayanlar...
devamını gör...
1. hikayem:dün aklıma geldi.4-5 sene önce ramazan ayındayız.sahuru yaptık abimle muhabbet ediyoruz uykuya dalmadan önce.sonra abim beni korkutmak için dedi ki sofrayı toplamazsan üç harfliler rahat vermezmiş falan..ben de dalga geçiyorum korkmıuyorum güya.sonra biz konuşurken kapı kendi kendine yavaşca açıldı ve kesinlikle rüzgar falan da yoktu camlar kapalıydı.ödümüz koptu zaten*

2.hikayem biraz komik* yine seneler önce abim ben erkek kardeşim ayrı çekyatlarda uyuyoruz.gece gece ne alakaysa uyandım karanlıkda biri dikiliyor karşımda.başladım uyku sersemi bağırmaya.sonra karşımdaki de bağırmaya başladı.görseniz karşılıklı bağıran iki saftirik.meğer erkek kardeşimmiş.bana elini uzatıyor abla benim diye ben bağırınca bu da bağırıyor.halbuki git lambayı aç di mi* ani bir hareketle abimin yanına fırlayıp deli gibi dürtmeye başladım.abim kalktı noluyo diye.çok garipti unutamam o anı.işin en ilginç tarafı ben kardeşimi karşımda gördüğüm için bağırmaya başladım diyorum kardeşim de diyor ki sen bağırdığın için ben uyanıp geldim.muallakta kaldı yani...
devamını gör...
bir akşam saat 8 - 9 gibi dersaneden çıkmış eve gidiyordum.. kulaklığımı takmışım yürüyorum.. birden bir gölge belirdi önümde.. dedim kendi gölgemdir.. baktım gölge bana ait değil arkamı döndüm kimse yok. e tırstım tabi. sonra devam ettim yoluma ama gölge yine var. kulaklığı çıkardım ayak sesi duyduğumu fark ettim.. hem ayak sesi var hem gölge ama arkamda kimse yok ve etrafta kimse yok.. neyse korka korka yoluma devam ettim ve evin oraya en yakın sokağa geldiğimde o gölge benden uzaklaştı ve ses de kesildi..

hala hiç bir fikrim yok ne olduğuna dair..
devamını gör...
kendiliğinden kırılıp tuz buz olan bardak:
hiç bir fiziksel temas olmadığı bir günde, işyerine değen nazar sonucunda rafta duran bardak kendiliğinden tuz buz olmuştur. *
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar