sözlükte yazma nedenleri

yazarları cogito ya çeken sebeplerdir. birçok neden olabilir fakat benimki 2 yazara dikkat kesilmemden dolayı herhalde.

(bkz: falcon of makalu)

yanılmıyorsam ihl'de şöyle bir başlık açmıştı; ''yağmur duası olarak toplu araba yıkama eylemi''*

(bkz: trequartista)*

onunda şöyle bir başlığını hatırlıyorum; '' türkiyeden bir justin bieber çıkmamasının nedeni okul traşıdır''.

aranılan mizah anlayışını tarif eden başlıklardan sadece ikisi. mümkünse maaşa falan bağlanılması gerekir.
devamını gör...
uzun bir yazı olmuş olabilir. herhangi bir manifesto değil, içimden geçenleri yazdım sadece, uzun yazı okuyamayanlar hiç zahmet etmesin, kaçırdıkları hiçbir şey yok. özeti de yok maalesef.

cogito'da yazmak demek, bence; sevdiğim adamlarla, tanıdığım dostlarla bir arada bulunmak. yüzyüze görüştüklerim de var, sadece klavyeleri arkasından tanıdıklarım da. ama bir şekilde muhabbet etmeyi seviyorum bu insanlarla. tek sebebi bu olabilir sanırım. yazıyoruz işte, zaman geçiyor, birşeyler öğreniyoruz bazen, vay be adam ne yazmış diyoruz. bazen eski forumcuların sözlüklere uğramaması gerektiğine inanıyoruz. arada mesaj gönderiyoruz, gülüyoruz. verilen iki selamın hatrına muhabbeti kesmemeye uğraşıyoruz. sadece bu kadar. dahasına da gerek yok bence, çünkü sözlük hayatın ta içinde biryerlere oturunca zarar vermeye başlıyor sana. sadece çevrende senin varlığından haberdar olduğunu bildiğin ve burada olduğu için gönlünü rahatlatan insanlarla bir arada bulunmak. bu kadar. buradan herhangi bir kazancımız yok. kimse kazanmıyor. yoksa birileri kazanıyor da bize mi haber vermiyor. *

sözlük yazarlığının akla mantığa sığacak bir tarafı yok aslında. kimdir nedir bilemediğin insanların karaladığı birşeyleri okuyorsun. sen de yazıyorsun. arada kavga ediyorsun, tekrar barışıyorsun. belki küsüyorsun. gülüyorsun. vakit geçiriyorsun. çoğu zaman vaktini öldürüyorsun. okunacak tonlarca kitap bir yerlerde raflarda okunmayı beklerken, kokularını kaybetmemişken, sen gelip normalde hiç ilgilenmediğin birşeyleri okuyorsun. unutuyorsun da birçoğunu. akşam yastığa başını koyduğunda % 5'ini ancak hatırlıyorsun, bu değer bile fazla belki.

şu an yazdığım başka bir sözlük bulunmuyor. şahsen hala neden burada yazdığımı bilmiyorum. aslında sözlük denen sanal anı defterine niye yazdığımı da bilmiyorum. ama yazıyorum işte.

ve dediğim gibi bunun yegane nedeni galiba arkadaşlarla, üzerimizde selamının hatrı olanlarla bir arada bulunmak. ama ona bile emin değilim.

uvey tanımları arasında benimle kafa bulunca,
falcon of makalu'nun gelen mesajlarında hacı abi ne zaman pes atıyoruz deme ihtimalini görüp ehehe yine kaşındı heralde diye düşününce,
derviche moderne okuduğu bir tanımıma kopuş yazınca,
lokmacizadedomatesefendi hafız diyerek söze girince,
efsûs'un köşeli parantezli smilelarını görünce,
ordo ab chao tıpkı tanımlarındaki gibi her mesajda özene bezene destan yazınca, *
mutevehhim madrid'in kırmızı beyaz formalı yakasından bildirince,
dolma kalem'in gecenin efkarı üzerine yazdıklarını okuyunca,
delihatsun'un her mesajında samimiyeti elden bırakmayan fakat bir o kadar da ciddi tavrını tahayyül edince,
indis'in türkçe karakterlerden arınmış tanımlarını elli metre öteden tanıyınca,
je pense donc je suis arada bir hocam deyince,
deli kızın türküsünü söyleyen denli bıkmadan usanmadan anlatınca,
el jimador tanım bombardımanına başlayınca,
walter b jehovah esrarengiz maskesini takınca,
cnd mütemadiyen sanatsal tanım yazmaya kastıkça *,
vosvosumolsun'un başlık açabilme ihtimali üzerine girdiğim bahislerde her gün kaybedince,
madamdarlandi açılan ortayı gole çevirince,
sadaret kethüdası her gün yeni bir ufka yelken açmamızı sağlayınca,
amarok keçeli kalemleriyle italik'li bold'lu aynı zamanda göze de hitap eden tanımlar yazınca, franz fiodor kafkayevski'ye ara ara yazma iştahı gelince...
ve adını anmayı unuttuğum dostlarım kulaklarımı çınlatınca..

galiba burada mutlu olduğumu hissediyorum. burada olmak iyi hakikaten diyorum. sağ taraftaki dost listesinden el salladıklarında sevindirik oluyorum.

bazen de zamanında sözlüğe üye olmuş ama sonra uzak kalmış yazarlar da keşke daha fazla yazsa diye geçiyor içimden.

soyleyengitti, persona non grata, ayakli qooqle, muhyiddin farabi, mekke fincani, dimple, halleyy, levotiroksin, lewcrawski, seninkarsindadengirmirmehmetfiratyok, acz ve fakr, deja loin, semacoi, kirkor, aman sabah olmasin, cubbenin tozlari, zézé, katilolabilirim, crystal... ve unuttuklarım..

belki de onların yaptığı doğrudur, bilemiyorum, yazmamak.. uzak durmak..

ama güzel be abi cogito'da yazmak... cogito büyümeyebilir, küçülebilir de, sol frame'de tanım sayısı bir sayfayı bile geçmeyebilir, kapanabilir de bir gün. hiç önemli değil. belki ömür boyunca muhabbeti kesmeyeceğim arkadaşlar edindim ya, o yüzden cogito'da yazmak güzel..

hiç tanımadığım birileri burada yazma sebeplerine adımı veriyorsa, güzel...
devamını gör...
bahanesi çok olanlardır.

nedenlerim şunlardır efenim:
severek offline olarak okuduğun insanların yazdıklarına feedback yapabilmek, ilgili olduğun konularda veya söyleyecek şeylerin olduğunda insanlar ile bunu paylaşabilmek.kendin gibi , muhafazakar *, değerleri konusunda muhafazakar insanlar ile bir paylaşım içinde olmak. yoksa sözlüklerden bir şeyler öğreniyim, bilgiler ile dolup taşayım tasamı yitireli çok oldu. *.

diğer bir sebebim ise, artık hep aynı şeylerin konuşulduğu arkadaş ortamımdan biraz sıyrılma ve farklı işler yapan, farklı uğraşları olan insanların muhabbetine ortak olmak bi noktada.

bir diğer sebebim * çok severek okuduğum isimlere ev sahipliği yapıyor olması. birfalconabi var ki, artık pek yazmıyor ama ben eski yazdıklarını da okuyorum,onun bilgi ve birikim yelpazesine hayran olmamak ne mümkün, birtrequartista üstad var ki güldürmediği tanımı yok gibi, amarok üstad ki her yazdığı bilgi ve birikim yüklü, bir fe eyne tezhebun var ki türkçe ingilizce karışık mesajları ile selamı sabahı kesmeyen, daha da bir çok yazar yazamaz kişi ve kişiler insanı buraya bağlıyor.

sözlüğü eleştirmenin, çok gereksiz şeyler bunlar bıdı bıdılarını yapmanın bir anlamı olmadığını düşünerekten eğlencemize ve öğrencemize bakalım derim a dostlar. sözlükler bilgi yüklü yerler olaylardı adı wikipedia dan olurdu zaten.wikipedilerde de takılmış biri olarak diyorum ki, buradaki sohbet, muhabbet,espiri ya da her neyse burada olan, oralarda yok.başka yerde de yok. kitaplarda da yok. bu kadar heterojen bir insan topluluğu iş ya da okul hayatında da yok. insanlar aynı yurtta, aynı okulda,aynı işteler ise hep aynı şeyleri konuşuyorlar zaten. biraz farklı şeyler yapmaksa amaç, bu sözlükler oluveriyor işte.

ve tabi bir de ,yazmak rahatlatıyor, bir yazılı tanımın oluyor bi anlamda internet ortamında. * (bkz: bir stres atma methodu olarak cogito sözlükte yazar olmak) *

uzattım farkındayım, umrumda mı, hayır. okumak istemeyen okumasın. silinmesi gereken bir formatta ise de, silinsin dert değil.

yapımda yayında emeği geçen herkeşlere teşekkür edecek gibi hissettim kendimi ama bu bu başlığa yazılacak cümle değil sanırım *


devamını gör...
- şşt! alooo! sen! çek bakayım şöyle klavyeni kenara.
- bana mı dediniz müdür bey?
- evet sana dedim, evraklarını kontrol edicez.
- ahahah araba mı kullanıyoruz burada.
- kapa çeneni. ellerini görebileceğim şekilde klavyenden uzak tut.
- ama sözlük burası, yazmaya geldik, hani bkz, alıntı filan?
- konuşma dedim sana. hmm.. nüfus kayıt örneği tamam, en beğenilen tanımları henüz boş, en dikkat çeken tanımları hak getire.
- eheh daha büyüycek o abisi.
- ikametgah ilmuhaberin nerde, göremiyorum burada.
- müdürüm ama ego butonunda öyle bir kategori yok.
- bak hele bak cevap veriyor kerkenez. neyse bir daha olmasın, neden geldin sen bu diyarlara söyle bağalum. plakan yaban elleri gösteriyor.
- şimdi müdürüm biz arkadaşlarla geyik çevirirken ülen ne komik, ne zeki adamsın yea filan derler, o yüzden muhabbetim havada kalmasın diye geldim, başkaları da okur hem, popüler olurum, nick altıma kankiciim filan yazarlar.
- bırak şimdi aragaz vermeyi. asıl sebebini açıkla sen. asosyalsin dimi lan ahahaha.
- ya ne alakası var. ama ben sosyal ortamların sevilen adamıyım ühühühüh.
- ağlama, uçururum seni bak niahhahahahahah.
- bizans'ın eline geçen battal gazi'nin yoldaşı gibi hor görüyorsunuz beni, lütfen, gururumu nincitiyorsunuz.
- benzetme yapıp türk filmlerinden repliklerle kelime yazıp sözlüğe ayak uydurabileceğini göstermeye çalışma, alırım aklını. senin gibileri iyi biliriz biz.
- :/
- o smiley ne lan. format öğren gel önce.
- :(
- yıkıl karşımdan. muhafızlar! muhafızlar! atın şu mel'unu dışarı.
- ama sayın müdürüm, entelektüel oluşumların seviyesine erişmeyi berecebilen insanlar da entel olma mottosuyla var olmamışlardır ilk defa sözlüklerde. sözlük bizatihi bu kişileri geliştirir, sıradan bir yazar iken üstad seviyesini aşırtabilir yani. arşın arşın koşarken entrylere, gelir artılar, gider eksiler. oysa nicki kalır hafızalarda her daim.
- laflara bak laflara. artist misin oğlum sen? bizatihi, motto gibi kelimelerle sözlükte tutunabileceğini mi zannediyorsun?
- müdür bey siz de farkettiyseniz bu kadar uzun bi diyalog oluşturduk, bunu sözlüğe yazmaya ne dersiniz.
- senin kafa da çalışıyor hea. şimdi böyle bi fikir ortaya atıp hadi yazalım diye cevap vermemi bekleyip, çaktırmadan yazar olmayı başaracaksın di'mi? ah seni az çakal değilmişsin.
- ehm. kem küm. ama çok kırıcı oluyorsun ühühühü.
- geç hadi geç tamam. sevdim seni. fazla ayak altında dolaşırken görmiyim ama bozuşuruz ona göre. ha bu arada gitmeden önce belirteyim, biraz format öğren, arada bakınız ver, yeter. o kadarı bile fazla sana.
- :))))))) ayyyy çok teşekkür ederimmm çok şekersinizzz.
- bak gene! kime diyorum olm!
devamını gör...
çok sözlük okumuşluğum vardır.okumayı severim..ama yazmak hiç işim değildir..beceremem de zaten..ama şimdi buradayım..tek nedenim var oda empati..
sözlükte yazan ve buraları çoook ciddiye alan biri vardır hayatımda..belki burada da yazıyordur..belki bu yazımı okuyordur bilmiyorum..
ama sadece onu anlamak için yazıyorum ondan habersiz..
evet sadece seni anlamak için yazıyorum..neden bu kadar ciddiye aldığını, söz sahibi olsan bile hayatının merkezine oturtulacak bir yer olup olmadığını, buradaki dostlukların gerçekten çok temiz olup olmadığını, insanların beni anlayıp anlamadığını..
sen öyle iddia ettin ve benim hiç bir karşı iddiam yok sana sunacağım..
hadi bakalım..*
devamını gör...
sözlük yazarlığı hevesi olan bir bireyin sözlük sözlük gezikten sonra durabileceği bir sözlük.yazmak için bekleniyor bir müddet yine de.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar