ülkemiz hatta tüm dünya ülkelerinin en büyük sorunu olan kaynaklardır.

bir tarafta insanlar 1300 tl'ye (ki bu rakam bile dünya ortalamasının hayli hayli üstünde, aylık 1 dolar kazanan insanlar var) şükretmek mecburiyetinde bırakılıyorken, bu camiaların trilyonlarca para kazanmalarının sebebi nedir acaba?

aynı bir(leş)miş milletler güvenlik konseyi terör örgütü tespitindeki gibi bu tespitinde ülke insanımızın en büyük araştırma ve çözüme kavuşturma sorunu olması gerekmektedir.

en yakın örnek...milli takım içinde duyduğumuz 500000 dolar prim mevzusu.

sabri sarıoğlu, necip uysal, selçuk şahin gibi yıllardır futbol oynayıp, ülkeye pekte katkısı olmamış futbolcular bile yıllık trilyonlarca para kazanmaktalar. nedir bu paranın kaynağı diye hiç sormadık. adamlar bizim rüyamızda dahi göremeyeceğimiz ultra lüks hayatlar yaşıyorlar. yanlış değilsem vergi olayları da sıkıntı değil.

milletvekillerinin maaşlarını, doktor maaşlarını, öğretmen maaşlarını, polis maaşlarını tartışmaktan bir türlü bu kaynağı belirsiz insanların kazandığı uçuk kaçık paraları tartışmaya fırsat gelmedi hiç...

game of thrones dizisindeki küçük şeytan lakaplı tyrion lannister bölüm başı 150000 dolar parayı neden kazanıyor...

onuda geçtim..bizim polat alemdar neden yıllardır bölüm başı onbinlerce dolar para kazanıyor...

onuda geçtim bizim titrek kaleci tolga zengin nasıl oluyorda yılda trilyonları kazanabiliyor.

örnekler çoğaltılabilir.

şimdi bu insanlar madende, askeriyede, polislik mesleğinde, öğretmenlik mesleğinde, doktorluk mesleğinde, temizlik mesleğinde çalışan insanlardan daha çokmu katma değer yaratıyor ülkemize. ki bu insanların vergileri peşin olarak kesilmektedir aynı zamanda. diğerlerinin vergilerini verip vermediği de meçhul.

evet sayın türkiye cumhuriyeti'nin güzelim insanları...geçtim egemen güçlerin dünyasını...bizim ülkemizdeki bu çarpık yapılaşmaya ne zaman isyan edeceğiz. arda turan, tarkan, ciciş kızlar dünyanın en güzel yerlerinde ultra lüks hayatlar yaşarlarken, arabanın camını silip karnını doyurmak isteyen insanların hesaplarını ne zaman soracağız.

rahat mıyız türk halkı...ve bu insanlara bu kaynağı yaratan bizleriz...bilmem farkında mıyız?
devamını gör...
senin, benim, asgari ücretli veya işsizin nefsi, nefsimiz.

izlemeyelim, almayalım, gitmeyelim demekle olmuyor. çoğumuz için uyuşturulmuş bir kafa geçim derdini düşünerek sıyrılma noktasına gelen bir kafadan yeğ çünkü.

ayrıca meseleyi vitrinden ibaret de görmemek lazım, neticede doğrudan veya dolaylı olarak (stad önündeki köfteciye kadar) bu sektörlerden ekmek yiyen milyonlar var.

mesele onların çok kazanmaları değil, mesele memlekette insani şartların altında hayat sürenlerin çokluğu. bu doğrudan onların çok kazanmasıyla ilgili değil, sosyal devlet yokluğuyla, ekonomik başarısızlıklarla ilgili.
devamını gör...
şuradaki listede bulunan tablolara ödenen paraları görünce akla gelen kaynaktır...

bir kibrit çaktığında yandı bitti kül oldu diyeceğimiz tablolara, milyonlarca insanın açlığını, giyimini rahatlıkla sağlayabilecek paraların verilmesi benim gibi sanata ve sanatçıya önem veren bir insanı sorulara ve üzüntülere gark ediyor aga...

sen ne anlarsın lan sanattan pis yobaz diyecekler olabilirler ama umrumda değil, çünkü benim dinim bu israfa karşı arkadaş...sadece zenginliklerinin farkında olmayan insanların egolarını tatmin eden tablolar yahu bunlar manevi dünyadan baktığımızda...

yada bir sanatçı çıkıp gelip desin ki, bir tabloya 300 milyon dolar veren adam, her sene milyonlarca insanı zaten o paranın misliyle besliyor, giydiriyor desinde eleştirimizi geri alalım...

sanata karşı değiliz ama sanat için sevişirim, öpüşürüme karşıyız ve israfa karşıyız...en azından kendi adıma ben öyle düşünüyorum...

ahanda o yüzlerce milyon dolarlık tablolar...

https://onedio.com/haber/du...
devamını gör...
insanların bunlarla meşgul olup hakikatten uzak kalmalarını isteyen kimler ise.
yani bir marangoz, bir manav, bir bakkal, bir demirci, bir terzi kadar kıymetli iş yapmıyor hiçbirisi ama onların ömürleri boyunca kazanamayacakları parayı bir ayda kazanan adamlar var.
hayatınızdan moda, futbol vs. mi çıksın yoksa manav ya da pazarcı mı deseler kimse tereddüt etmez sanırım.
sanat demeyelim bu arada. sanat başka bir şey. bunların yaptığına gudik diyebiliriz mesela.

(bkz: spor gudik tv ve moda dünyasında dönen uçuk paraların kaynağı)
devamını gör...
sen!
ben!
biz!

ortaya çıkan işe hak ettiğinden fazla değer veren, sanal değerin oluşmasına neden olan herkes. işte zaten bu yüzden çokça stres yaşıyorlar, ilgi başka yere kaydığı anda kocaman bir boşluğa düşeceklerinin farkındalar. özellikle sosyal medya insan hayatında geniş yer bulmaya başladığından beri verdikleri tepkileri iyi analiz edin. aslında onları nasıl rahatça yönlendirebildiğimizin farkında olmalıyız bence. başlarda, ekşi sözlüğün başat ortam olduğu yıllarda "nickerin ardından eleştiri yapmak kolay" vb sözler ediyorlardı. ama şimdi herkes elindeki nakti tutmak için medyaya hakim olma çabasında. linç edildiklerini düşünmelerinin nedeni de bu zaten. ellerinden paralar kaymıyor olduğu yıllarda gevşek gevşek gülüp geçiyorlardı. artık bir televizyon dizisinden daha çok izlenen youtube kanalları var bu da onları cehennem gibi korkutuyor. istesek istediğimiz anda reklam gelirlerinin ellerinden alınacağını çok iyi biliyorlar. bir biz gücümüzü tam kavrayamadık. bu da onların şansı.
devamını gör...
kendi etrafında dönen mevlevi robot için 1 milyon tl bütçe isimli güzel sayılabilecek bir projeye yapılan eleştirinin milyonda birinin yapılmadığı kaynaktır.

ilim çinde bile olsa gidip alıp gelen diyen bir peygamber ümmeti olarak, genç yaşta robot yapmak gayretindeki genç dimağların projelerine destek olmak yerine yermek fikri ancak bizim basiretsiz muhalif tayfa insanında olabilecek bir yetenektir.

büyüyünce otobot yapar lan hemen yermeyin oglim.

ayrıca sen ne yaptın lan dallama da benim yaptığımı eleştiriyorsun diye bir soru sorsa bu genç dimağlarımız öyle apışıp kalırsınız ha.
devamını gör...
tv karşısında, bilgisayar önünde, akıllı telefon başında, kahvede ya da iddaa bayilerinde ömrünü tüketenlerdir ki, ülkemizin en az %98'inin bunlardan oluştuğuna eminim.

sonra, gavurlar neden bizden ilerde? neden iç içlerimizi karıştırabiliyorlar? sebebi açık değil mi?
devamını gör...
malum parti sanki bu konuda iyi bir şeyler yapmış gibi yüzsüz yüzsüz konuşan sempazitanlarının güya eleştirdiği konu. hele söyle osmanlı dizileri için kaç para harcanıyor ? hee, öyle ya, onlar da çok yarayışlı bi' şeyler, tarih filam öğretiyorlar. padişahım çok yaşa demeyi öğrenmemiz elzem zati.

neye karşı neyi öne sürüyor. şüyuu vukuundan beter.
devamını gör...
tüm dünyanın en büyük sorunu olan para kaynağıdır.

araştırılmaya başlandığında aklımıza hayalimize gelmeyecek saçmalıkların ortaya çıktığını göreceğiz.

bayern münih başkanı uli hoeness vergi kaçırmaktan ceza almıştır.

barcelona başkanı laporta'nın yolsuzluk suçlamaları.

messi, ronaldo gibi isimlerin vergi kaçırma cezaları almaları.

italya devlet başkanı berlusconi'nin ceza alması.

katar'ın dünya kupasını almak için jüri üyelerine rüşvet vermeleri.

ve aklıma gelemeyecek bir sürü günah işler.

bizim ülkemizde ki dönen saçma sapan işleri biliyorsunuz zaten.

bende en azından ülkemizin güzel bir temizliğe başlaması gerektiğini söylüyorum 2011 yılından beridir.

(bkz: profesyonel futbolun yasaklanması gerekliliği)
devamını gör...
(bkz: kara para)

sporun, bilhassa futbolun dünya bazında her zaman en çok ilgi gören şeylerin başında gelmesi nedeniyle illegal işlerle uğraşanlar da kara paralarını bu sektör üzerinden aklamaya çalışmaktadırlar. en somut örneği de halen chelsea'nin sahibi olan roman abramovich'tir. bunun yanı sıra monaco kulübü de ruslara aittir. manchester city ve psg gibi arap sermayeli takımların yanı sıra birçok körfez ülkesinin petrol paraları da 30 yaş üstü topçulara akmaktadır. komünist çin'deki daha eşit olan kesmin paraları da türk kulüplerinin finansal fair play'in etrafından dolanmasına neden olma işlevini taşıyor.

yukarıda saydığım etkenlerden önce de futbolda ve sporda çok para dönüyordu elbet. golfçü tiger woods'un en çok kazanan sporcu unvanını yıllarca elinde tutması, basketbol oyuncularının nba'dan aldıkları on milyonlarca dolarlık kontratlar vs.

spor, gösteri dünyasının ve dolayısıyla kapitalizmin en etkili parçalarından biridir. bu nedenle kara para aklayıcılar, bir kurtatırıcı olarak görünebilir. geçmişte iflas etmek üzere olan izlanda'nın abramovich'e ülkelerini satın alma çağrısı yapması gibi.

sanat/tv/moda da iç içe geçmiş olgulardır. yine eğlence sektörüne yönelik olmaları nedeniyle insanlar üzerinde etkisi büyüktür. bir bölümde 100 bin lira alan oyunculardan tutun da iki saat şarkı söyledi diye bir şarkıcıya sıradan bir belediyenin 50-100 bin lira bareminde paralar ödemesi bunun örneğidir. youtuber akımına değinmiyorum bile.

çok para döndüğü için herhangi bir sektörün profesyonellikten uzaklaştırılması fikri ise ancak ütopya olabilir. keza bölgesel amatör lig'de orta sıralarda mücadele eden bir takım, bir oyuncuya yıllık 100 bin lira, hatta daha fazlasını verebilmektedir. amatör liglerdeki mahalle takımlarında dahi yabancı futbolculara rsatlanmaktadır.
devamını gör...
bunlar vatandaş için çok önemli değildir. özel sektör sonuçta. vatandaş için önemli olan devlet malıdır. çünkü vatandaş devleti sahiplenir. o yüzden yüksek tirajlı bir gazetenin manşetten verdiği bir yolsuzluk haberi çok dikkat çekerken, manşeti atan adamın aldığı para pek dikkat çekmez.
devamını gör...
şarkıcı berkay'ın aylık 1000 tl geliri olması gibi absürt durumlardan anlaşılabilecek kaynaklardır. adama nasıl vergi kaçırıyorsun diye soruşturma açsalar, böyle itiraf edebilir ancak. bakalım bizim savcılar bunu itiraf kabul edip, genel bir araştırma işine girecekler mi? zaten ucundan azcık girseler, biliyorlar ne kadar pisliğin çıkacağını. ama ülkemiz saf, şuursuz, güdülmesi kolay insanları öğretmen maaşını, milletvekili maaşını, doktor maaşını tartışıyor yıllardır. çünkü bu ülkenin vefakar insanlarının maaş olayları oldukça şeffaftır. zabıta simit satan çocuğu, ektiği üç-beş sebze meyveyi satan pazar esnafını sorguluyor ama.

yıllar önceydi. hatırlayanlar bilirler. mesut yılmaz başbakan idi. iç işleri bakanı olarak saadettin tantan göreve getirilmişti. tantan emminin ilk sözü, ülkede mafyayı bitireceğim olmuştu. ve baya baya sonuna kadar gitmişti. ve sonu nereye dayandıysa artık tantan, iç işleri bakanlığından istifa etmişti. anap'ı da bıraktı sonrasında ve yurt partisini kurmuştu. yani azizim, devletimizin maalesef çok ihmalleri var ve ülkenin hala gelişmemiş bir ülke olmasının baş sorumlusudur. tabi güdülmesi kolay bir halk olmamız, taassup ehli bir halk olmamız, kişileri ölümüne desteklememiz veya ölümüne eleştirmemiz sonucunda oluyor bunlar hep. eğriye eğri, doğruya doğru demedikçe, zulüm bizdense ben bizden değilim demekdikçe, karanlıklar aydınlığa çıkmaz, çıkmayacak. unutmayalım ki yüz yıl öncesine kadar dünyanın süper gücü idik. bide bu potansiyel var.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar