Dünün Beğenilmeyenleri

evlilik niyeti taşıyan çiftler belli sınırlamalarla mahrem yerlere bakabilirler

bu din adamları neden hep nimet verilenlere çalışır?

adamın evlenecek hatunu var bakıyor. ya bu imkanı olmayanlar ne yapacak? adamda para yoksa, tip yoksa gördüğü kadınlara " keşke şu benimle evlense" diye bakar. aynen oruçlu birinin her tür sıvı içeceğe baygın baygın baktığı gibi. bu adamlara, öğrencilere, işsizlere fetvanız nedir, sayın din ortadan kalksa aç kalacaklar?
devamını gör...

risale-i nur külliyatı

kelam ilminde şaheserdir. bu külliyatı algılarına sirayet ettirerek okuyanlar belagat ve iknada muazzam seviyeye ulaşmıştır. bazı hiç okumayanların fikir beyan ettikleri külliyatı , bazı adetten okuyanların da bağnazlık yaparak kutsaması onun değerinden bunca senedir eksiltemedi. aksine birçok dile çevrilerek imani konularda hizmetine devam ediyor ve edecektir.
devamını gör...

evlilik niyeti taşıyan çiftler belli sınırlamalarla mahrem yerlere bakabilirler

diyanet işleri başkanlığına bağlı kitapçılarda satılan "aile hayatımız" isimli kitapta geçen ifade.

tabi hemen sosyal medyada "evlenmeden önce nude atmak" olarak goygoya vurulmuş.

neyse biz haberi paylaşalım.

--- alıntı ---

kurumun, ‘kadın ve aile’ kitaplığında yer alan, ‘aile hayatımız’ isimli kitapta, evlenme niyetin olan kişilerin birbirlerinin mahrem yerlerine bakabileceği tavsiye edildi. ‘mahremiyet bilinci’ isimli kitapta ise sosyal medyanın yoğun kullanımının, ‘teşhir etme isteği’ oluşturduğu iddia edildi.

diyanet işleri başkanlığı’na bağlı kitapçılarda satışına devam edilen, 2015 basımlı ‘aile hayatımız’ isimli kitapta, evlilik niyeti taşımayan çiftlerin birbirlerinin mahrem yerlerine bakmalarının haram olduğu ifade edildi. evlilik niyeti taşıyan çiftlerin de ‘belli sınırlamalarla mahrem yerlere bakabileceği’ aktarıldı. kitapta, evlilik maksadı olmayanların, ‘haddi aşmaması’ gerektiğini belirtilerek şunlar kaydedildi:

“taraflar birbirlerinin fizikleri hakkında fikir verecek yerlere bakabilirler. evliliğin asıl maksadı cinsellik olmadığına göre, görme konusunda haddi aşmak da doğru değildir. bu iş, yakınlarında üçüncü kişilerin bulunduğu ortamlarda yapılmalıdır.”

--- alıntı ---
devamını gör...

risale-i nur külliyatı

said nursi, kendisinin yazdığı kitabı öyle övüp putlaştırmıştır ki tertemiz vahiy olan kur'an-ı kerim'in önüne koyarak, bu devrin kur'an-ı kerim'i bu, demek istemiştir; 11. şua, 226. sayfaya bakılabilir. said nursi şöyle diyor: "risalet-ün nur bu asırda, bu tarihte bir urvet-ül vüska'dır. yani çok muhkem, kopmaz bir zincir ve bir hablullah'tır. ona elini atan, yapışan necat bulur."

urvet-ül vüska, hablullah; kur'an'a ait özelliklerdir!

said nursi'nin soba ile konuşması da bilinmektedir. risale-i nur külliyatı'nda, şualar-eddai 424. sayfada şöyle diyor: "hem ihtimal var ki mübarek soba, benim teessüratımı (üzüntümü) ve tazarruatımı (yakarışlarımı) dinleyen tek ve menfaatli arkadaşım bana haber veriyor: "bu zindan ve hapishaneden gideceksin, bana ihtiyaç kalmadı."
devamını gör...

haluk levent

kardeşim bu devlet bu hükümet hırsız da mı herkes bağışını devlet kurumlarına yapacağına bu adama yapıyor?

acun denen utanmaz da çıkmış topladığı bağışı devlete verirken lütfen ihtiyaç sahiplerine gitsin diyor..

tepemin tasını attırıyorlar. anlamıyorum arkadaş..
devamını gör...

almanya 2. kez süper güç olurken türkiye ne yapıyordu

almanya 1. dünya savaşında bizimle beraber yenilmiş ve ağır yaptırımlara uğramıştır. buna rağmen çok kısa zamanda toparlanarak tekrar süper güç haline gelmiştir. bizi babasız koymak istemeyen ismet paşa " varsın kaybettiklerimiz kalsın" demiş ve savaşa girmemiştir.

almanya 2. dünya savaşında da ağır bir yenilgiye uğramış ve ağır bedeller ödemiş buna rağmen yeniden toparlanarak süper güç olmuştur.

merak edilen, o arada bizim kemalistler ne ile meşguldu, bir aşağıya yazsalar da öğrensek? dahası japonya ve rusya' da almanya gibi süper güç olmuştur.
devamını gör...

zorundamıyız

tipik bir faşizm ve dayatma örneği olan uygulamayı, basit bir gramer hatası üzerinden savuşturmayı amaçlayan din bezirganlarının üşüştüğü başlık. verecek hiç bir haklı söylevleri yok. kulağını tıka o zaman diyen bir adalet savunucusu bile var. kendisini adil bildiğim yazarın, ne yazdığını kendide bilmiyor dediği bir başlık. vay anam vay. tekbirrrrrr...
devamını gör...

imam gazali

gazzâlî, ebu hanife’ye (ö. 150/767) oldukça sert bir şekilde çatmıştır. o, şafiî (ö. 204/820) hariç, diğer mezhep imamlarını kabul etmemektedir.
kelam inancı bakımından eş’arî’dir. özellikle arşa istiva meselesinde imam ahmed b. hanbel’e isnat edilen akideye muhalefet eder. bu nedenle
hanbelîler onu eleştirmişlerdir. ibnu’l-cevzî’nin (ö. 597/1201) onun ve eseri ihyau ulumi’d-dîn hakkındaki görüşü bilinmektedir.
devamını gör...