Geçen Ayın Favorilenenleri

dünya sözlük kitap çekilişi

edit : çekiliş sonuçlandı.

(bkz: dünya sözlük kitap çekilişi sonuçları)

merhaba canlar,

sanki hiç yoğun değilmişim gibi, bu hengamede bir de kendimi dünya sözlük kültür bakanı olarak atamam ile başlattığım çekiliş. maksat göz boyamak efendim. seçim öncesi halka "belediye çalışıyor" mesajı vermek, aklı olan kanmaz bunlara.

aşağıdaki linke tıklayarak, sözlükteki mahlasınızı ve kayıt olduğunuz e posta adresinizi yazarak çekilişe katılabilirsiniz. bu bilgileri girdikten sonra sistem rastgele bir çekiliş numarası verecek.

son 1 ay içerisinde sözlükte aktif olmuş olan bütün yazarlar katılım sağlayabilir. her yazarın 1 adet çekiliş hakkı mevcut.

kazanan kişiye 50 tl’ye kadar, d&r mağazasından kitap hediyemiz var. çekilişler katılımın yoğunluğuna da bağlı olarak 72 saat içerisinde kuracek . com adresinden online olarak yapılacak ( hile hurda yok öhöm )

çekilişe katılan arkadaşlar, isterlerse çekiliş numaralarını başlık altında yazabilir. benim numaram #47.

efendim son olarak, çekilişleri belirli periyotlar halinde düzenli olarak yapmaya çalışacağız ancak malum kimse reklama tıklamadığı için meteliğe gelişine kafa attığımız da bir gerçek. neyse ki kitaplar için sponsor arayışımız sürüyor, bir bulalım sizi kültüre boğacağım. üzerinize deste deste kitaplar atacağım.

Çekiliş linki
devamını gör...

cartoonpiyer'in 2019 özel takvimi

bağrı yanık dostalara merhaba...
arkadaşlar çekilişsiz kurasız size tamamen cartoonpiyer eseri olan takvimlerden hediye etmek istiyorum. bu takvim öyle bir takvim ki, hiç bir özelliği yok * çizimi bana ait olan şirin bir takvim. Dosya şeklinde yüklüyorum siz çıktı alırsınız 300 gram kuşe kağıt 5 tl. Parası olmayan fakir öğrenciler 180 gram bastırsın daha ucuz. * dünya sözlük yönetimine danışmadım böyle ufak şeyler için rahatsızlık vermek istemedim uygun görmezlerse başlık silinebilir. * sizleri seviyor selam ve saygı ile kırtasiyeye gönderiyorum. iyi günler.

çizimin anlamını merak edenler siz ne anladıysanız ben onu çizmişimdir.
cartoonpiyer takvimi için tık

edit; fakir öğrenciler kısmı.
devamını gör...

dünya sözlük adına afrika'da açılacak su kuyusu hk.

merhaba değerli arkadaşlar,

dünya sözlük yazarları olarak bu güne kadar birçok güzel etkinliğe imza attık. 1 haziran 2014 cogito sözlük fatih kermesi’nden tutun da sözlük yazarları adına kesilip ihtiyaç sahiplerine dağıtılacak kurbanlar hk. gibi birçok güzel yardım faaliyetinde bulunuldu ve bu faaliyetlerde dünya sözlük yazarları olarak birbirimizin insani yardım noktasında maddi ve manevi olarak ne kadar hassasiyet sahibi olduğumuzu gördük. hepimiz yapılan her iyiliğin insana çeşitli şekillerde geri döndüğüne birçok kez şahit olduk.

hepimizin bildiği üzere afrika’da temiz su erişimi büyük bir sorun. hijyenik olmayan sulardan içen insanlar birçok hastalık kapıyor, birçok insan bu hijyenin sağlanamaması nedeniyle hayatını kaybediyor. biz de bundan dolayı bu sefer dünya sözlük yazarları adına bir su kuyusu açmayı hedefledik. Daha önceki yardım organizasyonlarında da tebessüm derneği’ni aracı kılmıştık, benim de bir çok çalışmasında bulunduğum ve hassasiyetlerine kefil olduğum bir dernek. ayrıca yardımların ulaştırılmasıyla alakalı her aşamayı sizlerle her an paylaşma imkanım bulunuyor. akılda kalan soru işaretlerini istediğiniz zaman cevaplandırabilirim.

şu an için bir su kuyusunun maaliyeti 2000 euro. dövizdeki dalgalanmalardan ötürü ne olur ne olmaz toplanan her para belirtilen meblağa ulaşana kadar euro’ya çevrilip yardım hesabında tutulacak ve 2000 euro’ya ulaştığı an su kuyusu açılması için başvuruda bulunulacak. haftada bir bu başlığın altına o ana kadar toplanmış toplam tutarı yazarak hem konuyu hatırlatmış hem de sizleri bilgilendirmiş olacağım. evet toplam tutar az değil, belki hepsini toparlamak aylar sürecek ama sonunca hep beraber güzel bir iş başarmış olacağız inşallah.

destek olmak ya da sorularınızı iletmek için benimle iletişime geçebilirsiniz.

daha önce yardım amacıyla dahil olduğum afrika ziyaretlerini izlandalı nın çad izlenimleri başlığında bulabilirsiniz.

allah hayrımızı kabul eylesin
devamını gör...

kuran yeterciler

Allah affetsin bi' dönem bu kafadaydım ben de. ufuk kapalılığından kaynaklı diye düşünüyorum ve bilgi eksikliği, ne imam ahmed'i bilirdim ne imam-ı azam'ı; ne de ehli sünnet'in modern akademiden yüzyıllar önce oluşturmuş olduğu o muazzam külliyat geleneğini. ulan kaynak gösterme, alıntı yapma veya tanık gösterme metoduyla bugün argümantasyon yapıyoruz ya akademide; hah işte bunu ehli sünnet alimlerimiz 1200 yıldır yapıyormuş, sadece sen okumuyormuş da çamur atıyormuşsun türbede iki müslüman görüp "geleneksel din" "geleneksel din" diye. bu olaya ehli sünnet'in bakışı belli, bırak ergenliği de kitabî ol biraz. insan reaksiyonist tavırlara daha kolay tav olur ve genelde de bu reaksiyonistler bilgi eksikliğini sloganlarla kapatır. bu tayfada da işler böyle işliyor, son iki yüzyılda ortaya çıkan modernistleri sloganlaştırmaktan öteye gitmez söylemleri. neo-mutezile diyorlar bunlara ama mutezile'nin belli bir ilmi vardı yani adamlar imam şafi'nin ve imam ahmed'in (rahmetullahi aleyh) karşısına çıkabilecek kadar ilmi haizdiler. fakat bu arkadaşlarda o ilmin zerre-i miskali yoktur. ha sadece kuran'cı da değillerdir, yukarıda bahsettiğim son iki yüzyılda ortaya çıkmış yeşil protestanların -bu hareketler batı'da islam'ın protestanlaşması olarak irdelenir çünkü- yanına batı filozoflarından birkaçını eklerler; o da yarım yamalak. hatta kuran ikinci plandadır, sadece daha rahat tevil yapalım diye rivayetleri reddediyorlar. oysa kuran da o rivayetlerle aynı tarihi süreçlerden geçti. zaten "madem peygambere değil güvensizliğiniz de tarihi süreçlerdeki dezenformasyon ihtimaline; kuran'ın bozulmadığını nereden biliyoruz" diye sorunca kem-küm etmeye başlıyorlar.

lafı fazla bile uzattım, çok uzattım ya... yani biz "yobaz" ehli sünnet vel cemaat müntesipleri bunları dünyevî-uhrevî bilumum meselelerde tokatlarız arkadaşlar, o yüzden çok da üzerinde durulmaya değer değillerdir. sadece o güzel külliyatımızı okuyalım garip bırakmayalım; batı felsefesi bizde o işi bize bırakın, sosyal bilimci ehli sünnet kardeşler gelsin az bu yana da islam'ın siyaseti ve sosyolojisiyle batı'nınkini inter-disipliner çalışalım. gelsin bakalım o niçe'ci freud'cü abduh'çu afganî'ci şeriatî'ci ergenler (not: hepsini de okudum ha, bu yazarları küçümsemek değil niyetim; hepsi kayda değerdir, niçe diğerlerinden daha fazla. sadece o meal'ci tayfayı küçümsüyorum dört bir yanı örümcek ağlarıyla örülü, kimine göre selefî diye yaftalanabilecek gelenekçiliğimle). ahahaha...

tek avantajları sesleri yüksek çıkıyor, biz ellemiyoruz o kadar; tıpkı üniversitelerdeki anarko-komünistler gibi.
devamını gör...

eşyalarla kurulan duygusal bağlar

çocukken daha sık ve daha sıkı kurulan bağlardır. ben de çocukluğumda bir gazoz kapağıyla duygusal bağ kurmuştum.

dedemlerin evinin arka tarafında incir, erik, yenidünya ağaçları vardı ancak tüm ağaçlara tırmanırdım da erik ağacına bir türlü tırmanamazdım. mahallemizde de burcu adında bir kız vardı, aramıza katılır beraber sürekli oyun oynardık. yine burcu ile beraber birkaç çocuk oyun oynarken ben erik ağacının yanına koştum, diğer çocuklar da peşimden geldiler. dedim ki "ben bu ağaca tırmanamıyorum". burcu cebinden bir şey çıkardı, çıkardığı her neyse avucunda tutup dudaklarına doğru götürdü, bir şeyler fısıldadı sonra "şimdi çıkarsın işte!" diyerek ağacı gösterdi. ben de bir kıza bir ağaca baktım "bismillah" diyerek atıldım. o da ne, ağacın yetişemediğim dalına birden tutunuverdim, kendimi yukarı çektim ve hop ağacın dalındayım! sonra diğer çocuklar da denedi ama onlar beceremedi. ağaçta biraz erik toplayıp aşağı indim. çocuklarla yine bir sürü muzırlık yaptıktan sonra anamız babamız eve çağırdı. burcu eve gitmeden elindeki şeyi bana uzattı "senin olsun" dedi. ben de aldım, baktım. bildiğin gazoz kapağı ama şanslı kapakmış. buna dilek dilersem hemen olurmuş. kendim yaşamasam inanmam, beni ağaca tırmandıran aha bu kapaktı işte. bir gün geçti, iki gün geçti kapak hep elimde, cebimde, yastığımın altında. sürekli onunla ilgileniyorum, üzerindeki "portakal" yazısını taşla dövülmüş haldeyken zar zor okuyabiliyordum. sonra düşündüm ki ben bu kapağa layık değilim. canım kapak. sen ne büyük kapaksın. bense biraz kötü bir çocuğum. senin gibi bir kapağı hakedecek bir çocuk değilim. ertesi sabah uyandım, kapağı götürüp burcuların kapısının önüne bıraktım. sonra dua ettim "inşallah burcudan başkası almaz kapağı" diye. tesadüf bu ya burcu anneannesinde kalırdı, annesinin babasının işleri mi varmış ne bir süre anneannesine emanet ederlermiş kızı. o kapağı bıraktıktan sonra burcuyu bir daha görmedim. görmedim ama hakkında duyumlar aldım. amerika'da yüksek lisansını yapmış, nefis bir işi var genç yaşında. "ah" dedim kendi kendime. "ne diye gidip bırakıyorsun kapağı!" kapağın sahibi uçtu gitti ben dertten kederden önümü göremiyorum. işte bir gazoz kapağıyla böyle duygusal, tuhaf bir ilişkim oldu.
devamını gör...

kenan sofuoğlu’nun emirerlerim paylaşımı

şu hayattan göçüp gittiğimde vicdanım sanırım tek bu mevzudan rahat olacak. ne böyle adamlara biat ettim, ne emireri oldum, ne o makama gelmelerinde katkım oldu, ne de savundum.

karşısındakiler de halinden memnun, şaka dahi olsa, abi bizi küçük düşürüyorsun böyle bir şeyi paylaşma diyememişler ve o emirerlerinin yerinde olmak isteyen milyonlarca insan var bu ülkede, asıl yazık kısım bu, onursuz yaşamaktan kimse gocunmuyor.
devamını gör...

kenan sofuoğlu’nun emirerlerim paylaşımı

adice bir paylaşımdır, liyakat yerine sadakatin önemsenmesinin sonucudur. sözkonusu zihniyetin ve zihniyet sahiplerinin çürümüşlük seviyesini gözler önüne serer. gerçi emir eri gibi sanki namazdaymışçasına el bağlayan tiplerin de bu zihniyetin ürettiği profiller olduğunu unutmamak lazım, gayet de yüzleri gülüyor yeni türkiye teşkilatçılarının.

edit: bir de tepkiler üzerine silmiş fotoğrafı, izah edecek tıyniyet bile yok herifte. arkasında bile duramıyor yediği haltın...
devamını gör...

dünyaitiraf.com

bazen insan bir yılanın deri değiştirmesi gibi sıyrılıp cisminden, benliğinden başka bir bedene bürünmek arzusuyla yanıp tutuşuyor. özellikle benim gibi konsantrasyonu çok çabuk dağılan, çok çabuk sıkılan, kıpraşmadan duramayan, devinen, çırpınıp duran, düzen kurup düzen bozan biri için bu vazgeçilmez bir ihtiyaç halini alabiliyor. tutarsızlık değil ama bir düşüncenizin ya da arzunuzun bir başkasıyla yer değiştirmesi bazen bir an sürüyor. hızla gelen öfke ya da pat diye ortaya çıkan bir heyecan ya da bir iç sıkılması sonucu aldığım kararlar oluyor. o kadar emin oluyorum ki onların o an en doğru kararlar olduğuna. ne hikmetse değişmeleri, dönüşmeleri de yine bir öfkeye ya da heyecana ya da her hangi bir basit nedene dayanabiliyor. bu bir ruhsal rahatsızlık mıdır bu kısmı uzmanlara bırakıyorum, ancak ben bundan pişmanlık duymak yerine neredeyse yaşam dinamiğimi buna dayandırıyorum. başıma gelmedik şey kalmıyor bazen ama buralardan ders çıkarmak gibi bir cihete de gidemiyorum. sadece sevmekten sıkılmıyorum. hayatımda severek tuttuğum kimseden vaz geçmiyorum. bir de üslup değiştiremiyorum ya hu hemen faş oluyorum. bu da böyle bir itiraf olsun buraya bırakayım, anlayanlar olacaktır beni. vardır benim gibiler mutlaka, yalnız olmadığımı biliyorum. *
devamını gör...

yerli malı haftası

yaklaşık bir saat sonra sınıfça girişeceğimiz etkinlik. gerçi ülkede yerli ne kaldı diye dertlensekte bugün es geçiyoruz. herkes meyve ya da sebze şiirini ezberledi, uygun şapkasını yaptı, memleketten gelen cevizler fındıklar masanın üstünde yerini aldı. pazardan en güzel meyveler seçilmiş. kısırımız falan da var daha ne olsun. önce şiirler okunacak sondada mütevazi sınıf sofrasında birlikte yemek yenilecek. bizler için küçük onlar için büyük adımlar. geçen sene yerli malında tatlı yapmıştım onlara bir sene anlattılar.

dip not: ilk ders matematik değerlendirmesi yapmasaydım sanki daha iyiydi. * akılları hep ne zaman yemek yiyeceğizde, konsantrasyon yerlerde.

dip not2: önceden sordum değerlendirme yapalım mı diye hepsi evetttt diye bağırdı ondan yani. zalım değilim ben. tamamen demokrasiden bunlar.
devamını gör...

solcu ve kemalist yazarların dünya sözlük'te tutunamama nedenleri

bu ülkeye, siyasete, toplumsal hayata, iş dünyasına argoyu, dini referansla teknik veya bilimsel kanıt sunmayı meşru ve popüler hale getiren zihniyetin sözlükteki kalabalık nüfusu ile hiç ulaşamayacağı beyinleri, seviyeleri mesnetsiz iddialarla eleştirmeye çalışması, bir takım değerli kavramları kendi küçük dünyalarınca kirletmeye çalışmaları, kemalist ve solcu yazarlar tarafından kale alınmadığı için ağladıkları başlık. (cümleyi uzatabildiğim kadar uzattım ki anlamayıp bir kaç kez okuyun hazmedin anlayana kadar diye)
devamını gör...

kurbanda hayvan gezide ağaç katliamı deyip noeldeki hindi ve çam katliamına sessiz kalmak

ben hindi kesiliyor diye duyar kasan hayvan haklarından vahşetten bahseden duymadım. ıki grubu birbitine kiyaslamanin anlami yok. musluman bayraminda müslümanları yobazlikla gaddarlikla suclayanlarin noelde hindi kesilmesine ayni tepkiyi vermeme sebeplerini gercekten merak etmiyorum. etmiyorum çünkü müslüman olana her yaftayi yapıştırmak serbest mesele gavur olunca hoşgörü. suratlarina tükürsem müslüman tükürüğü diye 50 kere sabunla yikarlar ama gavur tukurse ooooh surama da tukur derler.

bu duyar sadece kurban bayramında mı kasılıyor.
devamını gör...