Geçen Haftanın Favorilenenleri

türklüğü ile övünen müslüman modeli

üstad diyor ki: ne zaman "bin yıllık tarihimiz!" diye başlayan bir cümle duysam irkilirim.

günümüzde tarih kaynakları maalesef ki geçmişte yaşanan hadiselere ışık tutmak için değil, kitleleri yönlendirmek için hazırlanıp servis ediliyor. hal böyle olunca her milletin kendine münhasır binlerce kahramanlık hikayeleri körpe zihinlere nakşediliyor. ecdadının kusursuz bir adaletle hükmettiği, kimseye zulmetmediği, karıncayı dahi incitmekten çekindiği masallarıyla büyüyen nesiller ise bunu bir gurur vesilesi olarak kabul edip ırkına toz kondurmuyor.

bundan yüzyıl sonra abd'de yetişen bir genç okullarda öğreneceği bilgilerle "biz maddi ve manevi tüm varlığımızla orta doğu'ya barış götürmek için çabaladık" diyecek, ulusunun ne kadar yüce olduğundan dem vuracaktır. tecavüze uğrayan kadınları, işkence gören gençleri, yetim kalan bebekleri, yani yitip giden milyonları ise milletini karalamaya çalışan insanların uydurması addedecektir.

erbablar tarafından objektif kabul edilen kaynaklardan öğrendiğimiz bilgiler ışığında türklerin diğer toplumlara göre daha vicdanlı olduğunu pekala söyleyebiliriz. hatta islam ile müşerref olduktan sonra insanlık tarihi için örnek kabul edilebilecek yönetimler ortaya koyduğu zaten kabulümüzdür. ancak bilinmelidir ki bu şerefli tutum islam'ın izzetinden gelir. zulmün her türlüsünün şiddetle yasak edildiği bir inanışı kabul eden toplumlar tabiidir ki adaletle hükmedecektir. aksi halde aynı coğrafyadan ve benzer kültürlerden gelmiş lakin islam'ı kabul etmemiş toplumların dünya sahnesinde ne gibi barbarlıklar yaptığı ortadadır.

(bkz: cengiz han)

sözün özü: kendi seçimin ve marifetin olmayan bir konuda bu denli göğüs kabartmak müslümanın hali değildir. kavmini dininin önüne geçiren veya denk tutan kişi Allah korusun şirke kadar gider. dikkat edilmesi elzemdir.
devamını gör...

acı çekiyorum görün beni

"çok mutluyum görün beni" demekten farkı olmayan ifadedir, haldir. hüzün de insan içindir. insanın mutsuzluğunu gizlemek gibi bir zorunluluğu yoktur. ne hissediyorsa paylaşmakta özgürdür. bunu paylaşması birilerinin omzunda ağlama isteğinden değildir. elinde o an o vardır, kendine dair ona sahiptir paylaşmak ister ve paylaşır o kadar.
devamını gör...

toplumuna peygamber geldiği için gururlanmak

tam bir aptal hareketi. hani öyle böyle aptal da degil. bu kafa yapısı irkciligin kökeninde vardır. kendi toplumuyla övünmek, geçmişle caka satmak benzer süreçlerin sonucu oluşur. gecmisi unutmamak, tarihini bilip tarih bilinci kazanmak, kim olduğunu nerden geldiğini ne badireler atlattığını anımsamak ile kuru kuruya söyle böyle toplumuz demek çok farklıdır.

bugün yahudiler de kendilerine sürekli peygamber geldiği icin gururlanmış ancak araplardan peygamber çıkınca zorlarina gitmişti. ulan geri zekali "çok şükür bu kez bize gelmedi" demek yerine nasıl bize gelmez ya mantıgiyla hareket edecek kadar ahlaksız misin? evet öylelerdi. araplar da nitekim kendilerine peygamber geldiği icin böbürleniyor. ancak bilmezler mi peygamber kanı beş para etmez, ahlaksız, çürümüş, artık ısın içinden çıkamayacak kadar onursuzlasmis milletlere gelir. ahlaksız olduğun icin övünmek cidden beyinsiz bir insan işi.
devamını gör...

yerlere çöp atmak

doğayı kirletmememiz gerektiğini küçüklüğümüzden beridir hep duyarız ama bir türlü gerektiği şekilde buna önem vermeyiz. yeriz içeriz ardını düşünmeden çöplerimizi etrafa saçarız. millet olarak gerçekten çöp hususunda sınıfta kalmışız.

bakın arkadaşlar bugün gece saatlerinde arkadaşlarla eve gidiyorduk. tam köy yoluna döner dönmez 50 metre ilerideki şey dikkatimizi çekti. iyice yaklaştıktan sonra arabandan indik ve o şeye baktık. yakından bakınca gördük ki bir kirpi. zavallı kirpi bir şekilde kafasını ayran kutusuna sıkıştırmış. zannediyorum bizim eleman onun içinde yiyecek aramış ama başına dert olmuş. biz oradan geçmemiş olsaydık bu hayvancağız kafasını oradan çıkaramaz ve açlıktan ölürdü..

evet arkadaşlar bir çöpten ne olur ki deyip asla yerlere çöp atmayalım. hayvanların hayatını karartmayalım.

beni üzen o anın görüntülerini de paylaşıyorum. video+ resim.

https://twitter.com/ibrahiu...

devamını gör...

yirmi özel fotoğrafta türkiye

1936 yılında çekilmiş özel fotoğraflar... türkiye'nin tanıtımı için ata tarafından çektirilmiş ve dünya ülkelerine dağıtılmış 20 özel siyah beyaz fotoğraf...

bursa’da sisli bir sabah


çelikpalas’tan bursa’ya doğru bir bakış


yalova’daki kaplıcalar


yeşil ova


tortum şelalesi


tarsus’taki bir şelale


toroslarda bulunan bir dağ değirmeni


çoruh nehri


beyşehir gölü


ağrı dağı etekleri


nemrus yaylası


malatya’da sonbahar ve kış mevsimi bir arada


pamukkale travertenleri


kars ve artvin’in bir arada göründüğü bir fotoğraf


doğu anadolu’dan bir kare


afyonkarahisar’da bir tarla


namrun yaylasında bahar


balık ağları


mersin’de bir akşam vakti


giresun limanı
devamını gör...

aziz nesin’i öldürmeye yönelik olayda onun dışındaki otuz yedi kişinin ölmesi

madımak oteli yangınında kimler öldü? 14 yaşında menekşe ve 12 yaşında koray, pek çok ressam ve yazar. Allahsız diye öldurmek istediğiniz adam dışında 37 can yitip gitti. sloganlarınız batsın sizin "cehennem ateşi işte… kafirlerin yanacağı ateş’’ diye hükmü elinde bulunduran tanrı'lar siz misiniz? Allahlık taslamak sakat is. tanrı'liga soyunacaksanız bari biraz masum olun. ortaçağda cadi diye bilge insani yakan salaklardan ne farkınız var acaba?
devamını gör...

insanın doğduğu şehir üzerinden kendini övmesi

en az doğduğu şehir üzerinden eleştirilmesi, aşağılanması kadar aptalca bir olay. her yerin iyisi kötüsü vardır. twitter'da trabzonlu kızla evlenmek diye bir hashtag gündem olmuş. kimler kimleri gömmüş kimler kimleri övmüş diye girip bir bakayım dedim. şununla karşılaştım ve söylenenleri kendi özelliklerime göre yeniden yazdım. keşke şu altı boş özgüvenden biraz bende de olsa. neyse buyurun;



liderlik özelliğim yoktur, bu özellik nadir kişilere bahşedilmiş bir yetenektir. birçok korkum vardır, yaşadıklarımdan ve yaşayacaklarımdan deli gibi korkuyorum. çok nadir insana karşı dobra sayılırım. söyleyeceklerim bir işe yaramayacaksa susarım. çekingen bir yapım vardır. pek çok konuda beceriksizimdir. yaşama karşı içinde bulunduğum sonsuz acemilik o zaman da kendini gösterir ve muhtemelen güçsüz bir anne olurum. fanatik değilim, takım tutmuyorum. şehrime bağlı sayılmam, kendisine hapsedildiğimi düşünüyorum. eşim yok ancak bu kısım doğru sanırım, olsa bağlı olurdum. "bu işi nasıl yapacağım beceremem ki" deyip yardım ister ve dahi yapamayacağımı bildiğim şeyi yapmayı denemem bile. ezebileceğini zanneden muhtemelen ezer, ben kimseyle savaş verecek güçte, tahammülde ve sabırda değilim.

yapılmış müthiş genellemeler az gerçekçilikle çürümüş oldu böylece. aa ama öyle demeyeyim değil mi, trabzon kızıyım ben! biraz kemençe dinleyip özümü fark etmeye gidiyorum...
devamını gör...