Geçen Ayın Beğenilenleri

kürtlük var mı

zaman zaman şahsıma sorulan sorudur.

sebebini soruyorum “... e malum kaşların...” diye savunma geliyor.*
ben ortadoğuluyum anam babam. benim gen haritam aşure gibi. sizin sade dna’larınıza benzemez benim bünyem. kürtlük de olabilir, araplık da.
hatta gözler de iri olduğu için ablamı iranlı sanıyorlar ama çok şükür henüz ajan ilan etmediler.
beni biliyorsunuz zaten ben yunan asıllı çakma bir mısırlıyım.
devamını gör...

dünya sözlük radyosu

herkese selamlar,

yılların kronik problemiyle bize bir varmış, bir yokmuş çeken radyomuzla alakalı bir süredir gizli delhizlerde, ezoterik toplantılarda illegal görünümlü legal bir çalışma yürütmekteydik *. gectigimiz hafta bir test yayınınin ardından bu hafta itibarı ile yeniden yollardayız. radyomuzu temizledik, tozunu aldık, sıkça temas edilen düğmelerine dezenfektan sıkmayı ihmal etmedik. devrelerini, dirençlerini, transistörlerini kontrol ettik. frekansını dünya'ya ayarladık, antenini satürne döndürdük. artık yepisyeni bir radyomuz var.

şimdilik mixlr platformu üzerinden başlangıç düzeyinde bir üyelik satın alındı. bu paket günlük 3 saatlik periyodlar ile yayın hakkı tanıyor. başlangıç için yeterli olduğunu düşünüyoruz ilerisi için yeniden değerlendirilebilir. ancak geçmiş dönemlerde yaşanan sıkıntıları yaşamamak, istikrarlı biçimde devam edebilmek adına bazı düzenlemelerimiz olacak.

öncelikle öyle bir hevesle hadi patlatayım bir yayın azıcık muhabbet olur gibi bir durumu hoş karşılamıyoruz. o yüzden yayın yapmak için bazı kriterlere uyulmasını bekliyoruz.

1) bir yayın programı 3 saati aşamaz, bizce her şey tadında bırakılmalı, sevmek hariç. bu zaten platform gereği de zorunlu, yayın süre sınırından bahsediyoruz tabi.

2) yayın yapacak arkadaşlarımızın anonslu yayınlar yapmasını istiyoruz ki, öbür türlü birbirinize spotify listelerinizi de göndermekle aynı şey olurdu. istisnai teknik aksaklıklar olabilir ama radyonun içinde bu durumun ısrarla tekrarında bunu anlayan bir yapay zeka çipi olduğunu bilmenizi isteriz.

3) yayıncılarımızın radyo programı mantığı ile sabit bir gün ve saatte yayın yapmasını istiyoruz. böylece kısıtlı- sınırlı yayın süreleri için kavga çıkmaz, yayıncı yayınına önceden hazırlık imkanı bulur. biz de istikrarlı ve düzenli bir radyo sistemi için, istikrarlı ve düzenli yayıncılara ulaşmış oluruz.

4) chatboard üzerinden siz de zeki müren'i görebilirsiniz. pardon yayıncı ile anlık iletişim kurabilirsiniz. dinleycilerin kendi aralarında konuşmaları, bizleri aksi bir ilkokul öğretmeni kadar rahatsız etse de(evladııım kendi aranda konuşmaaaa) yayıncının insiyatifindedir. ancak herhalükarda sözlükte geçerli olan argo, küfür, sataşma ile ilgili kurallar radyoda da geçerlidir. yayıncı bunu sağlamakla yükümlüdür.

5)dinleycilerin chatboard'a gelirken nicklerini de yanlarında getirmeleri önemle rica olunur

6) chatboard ve radyo bir dünya sözlük holding şirketi olmakla birlikte, sözlük, işleyişi , size yapılan haksızlık, filanca yazar evlenmiş mi, öteki filanca hakkında ne demiş v.s gibi konular için chatboard müsait olmayabilir, sizi şöyle ilgili başĺıklara alalım, lütfen efendim, istirham ederiz önden siz buyrun, biz bir ara gelip artınızı veririz.

son olarak;
her cumartesi akşamı bendeniz jübilesinde kadro dışı kalan agresif golcü, (bkz: eyersiz atlar) adlı radyo saçmalamacası ile her cumartesi 21:00-24:00 arası yayında olacağım.

kıymeylimisss (bkz: a.o) her cuma 21:00-24:00 arası "(bkz: kafası değişikler atlası)" ile yayında olacak.

çarşamba için ise bir sürpriz düşünüyoruz.

yayın günlerinde program adı ve bu başlıkta yayın linki sol frame de olacak. kendi başlığından programı değerlendirebilir, istek atabilir, selam yollayabilirsiniz.
ayrıca mizle üzerinden yayıncıyı takip ederseniz her yayina girdiğinde bildirim gelecektir.
devamını gör...

sözlük yazarlarının travmatik çocukluk öyküleri

ilkokul öğrencisiyken sabah okula gitmek için evden çıktığımda arkadaşımın babasını elektrik direğinde asılı bir halde gördüm. intihar etmişti.

3-4 yıl sonra başka bir arkadaşımın ablasını yine intihar etmiş bir halde gördüm. o da kendisini kömürlüğün pencere demirine asmıştı ama şüpheli bir ölüm olduğu söyleniyordu. sonuç ne oldu bilmiyorum.
devamını gör...

dünyaitiraf.com

hastaneye yatış ve sonraki süreç için yanında olacağıma söz verdiğim mülteci bir hamile kadın şehri terk ediyorum diye bana haber göndermiş. nedeniyse bana güvenmemesi ve doğacak çocuğuna bir şeyler yapabileceğimden şüphelenmesi. ömrümde ilk defa böyle bir durumla karşılaşıyorum, sabahtan beri kendimi sorguluyorum. insanların birbirinden bu denli korkmasına üzülüyorum. bu korkuya sebep olanların aldığı vebalin altında ezilmelerini istiyorum.
devamını gör...

7 sene önce küçük bir ekiple yola çıkan firmanın halen küçük olması

platin dergisi, linkedin nereye bakarsanız klişe olan cümle. 7 kişi ile kurduğumuz şirketimiz bugün 370 kişiye ulaştı.

sadece 10.000 tl sermaye ile kurduğumuz üretim tesisimiz bugün iso 200'de yer alıyor. arkadaş bana güzellikleri değil batanları, şaşıranları, yolunu kaybedenleri anlatın. işimiz klişelerle değil, onların içindeki insani hatalarda, pıtlamalarda, yere düşene gülmeyi seviyoruz çünkü yere düştüğümde bana gülene bende kızmıyorum çünkü komik. *

devamını gör...

ekrem imamoğlu

bu eleman belediye başkanı olduğunun daha 2. ayında, benim ülkenin en iyi sedefkarlarından birinden, eşimin de ülkenin en iyi tezhipçilerinden birinden hiç bir ücret ödemeden ders almamıza vesile olan ismek kurumunun türk islam sanatları tarafını göz göre göre kapattı. daha 2. ayında bunu yapacak gücü nasıl buldu kendisinde? öncelikle birilerine yaranması gerekiyordu, yaranması gereken kişiler de sadece kendilerine özgürlük isteyen gerisini sallamayan tipler olduğundan zaten çeşitli bahanelerde bu durumu yine aklayıp savunacaklardır. ülkemizdeki sanat severlere gelecek olursak eskiden ülkede sadece beyaz türklerin sanatla ilgilenmeye hakkı olduğundan şu anda sanatın halka inmesinden rahatsızdılar, onların da gıkı çıkmadı bu süreçle ilgli, çıkmasını da beklemiyordum zaten. neyse bu yazıyı niye yazdım onu da bilmiyorum, sonuçta bir şey değişmeyecek, hatta birileri gelip bu durumu savunacak ve kabullenip hayatımıza devam edeceğiz.
devamını gör...

tesettüre girmek isteyen kıza ailesinin izin vermemesi

annemi 3 yaşındayken kaybettiğim için benim beraber yetişip büyüdüğüm kişi ablamdı,aramızda 8 yaş vardı ama yaşından daha olgun bir kızdı kendisi.okuduğu kitaplar hep ilgimi çekerdi, kalın kalın kitaplar sonuçta. daha sonra o 16 yaşındayken karşısına bir fırsat çıktı,1 yıl boyunca amerika'da eğitimine devam etti.orada ateizme yönelip geri döndü.geldiğinde benim de aklım çoğu şeye eriyordu ve sohbet edebilecek kadar bilgim vardı bazı konularda. beni de ateizme 9-10 yaşlarında yönlendirmeye çalıştı.daha çocuk olduğum için akıl edememiştim.biri bana dinin ne dese ''ateistim'' derdim, neye inanıyorsun,seni kim yarattı deseler ''allah''. okulumdaki din öğretmenim benimle özel olarak ilgilendi daha sonrasında,konuştu,sohbet etti,kitaplar verdi okumam için ve neye inandığımı kavrayabildim.13 yaşlarındayken bir anda namaza başladım,bir gün akşam ezanı okundu ve ben namazın kılınışına bir kitaptan baka baka ilk namazımı kıldım,ablam bir şey der diye kapımı kitleyip kılıyordum.sonrasında babam bu durumdan şüphelendi ve ne yaptığımı sordu,namaz kıldığımı söyleyince saçmalama dedi gitti. gizli gizli bir şekilde namaza devam ediyordum . * 1-2 ay sonrasında da tesettüre girmek istedim . duyduklarım ''beynini birileri yıkamış,böyle bir şeyi tek başına akıl edebilmen mümkün değil,yobaz,araplara benzersin,bizim ailemize layık değilsin,annen şu halini görse yüzüne tükürürdü,ışidci'' böyle muamele gördükçe o an vazgeçtim. bu olaylardan bir sene sonra babamla ablam büyük bir kavga etti ve yıllardır da görüşmüyorlar,haliyle ben de babamın yanında ona bağlı olan 14 yaşında bir kız çocuğu olduğum için ablamla iletişimi kestim,ertesi gün ''ablam yoksa tesettür için bir engel de yok'' diye düşündüm ve alışverişe gittim.bu sefer babamdan hakaretler duydum,ablam kadar incitici olmasa da ''ışidci'' diyordu mesela.yine istediğim olmadı,liseye geçeceğim sırada öğretmenlerimden şehir dışı yazmam için babamı ikna etmelerini istedim,böylelikle ondan uzak bir şekilde tesettüre girebilecektim.fakat o da olmadı,şehirde kıyafet konusunda çok hassas,okul kıyafetinin üstüne siyah renk bir hırka bile giydirmeyen okula düştüm. 2 hafta sonra babama ağladım zırladım okulumu değiştirdim,imam hatibe gittim.sohbetler oluyordu,kalitesiz bir okul değildi.en rahat olduğum nokta erkeklerin olmamasıydı.bir süre sonra okulum için de''annen yaşasa senden nefret ederdi'' yorumlarını aldım teyzemden vs. ama umrumda değildi. zaten o yıllarda tesettüre girdim. ailemden başka şahıslar ''sen atatürk'ün kızısın,kur'an'da böyle bir şey yok'' gibi zırvalar da uydurdu ama umrumda değil açıkçası. hala daha cıkcıklayan oluyor mu evet oluyor,ablamla nadiren görüştüğümüzde ''hayret bir arap'ın 3. karısı değilsin'' diyor mu diyor. benim böyle kalbimi kıranlarla artık işim olmaz, en kötüsü de annem hakkında yorum yapanların bir kere bile ona fatiha okumamış olması. Allah çevrenin,akrabanın da hayırlısını versin.
devamını gör...

sözlük yazarlarının travmatik çocukluk öyküleri

henüz 6 yaşındayım, * 1+1 ufak bir evde oturuyorduk. henüz aramıza katılmayan 4. kardeşim yoktu, üç kardeş öğlen uykusuna yattık. oldum olası öğlen uykularını sevmezdim, zorla uyuyup bir zaman sonra uyandım baktım evde kimse yok. her yeri aramam 1 dakika sürmüştü ev zaten ufacıktı. hava da kararmaya başlamak üzereydi, kapıyı açmaya çalıştım baktım kilitli. zemin kat olduğu için camı açarak dışarı çıktım, en yakın bir türk komşumuz vardı onların evini aradım. girdiğim apartmanda dairelerini bir alt sırayla ıskalamışım. kapıyı ilginç sakallı, uzun boylu ve yanında da bana tepeden bakan alman kurdu köpeğiyle duran bir adam açtı. doğru dürüst almanca bilmiyorum; "ich bin mizrap, türk türk" diyorum gerisi gelmiyor. sonradan adının hans olduğunu öğrendiğim kişi ben ağlamaya başlayınca beni mutfağa götürüp önüme kocaman bir alpella çikolata, yanıma da tüylü dostunu koruyucu olarak bıraktı. sanırım ben sakinleşirken o da komşulara sorup burada bir türk çocuğu var diye beni tanıyanları bulmaya gitmiş. annemler de üst katta oturuyormuş, gelip beni aldılar. hans amcanın bana şefkatli bakışını, başımı okşayıp "alles klar" demesini hiç unutmam. sonra annem ne yaptı dersiniz? üst kata gidince yine uyutmaya çalıştı. validem beni uyutmaya and içmişti sanki o gün. uyumadım tabi, ben uyuyunca siz yine gideceksiniz dedim uyumadım. uyanınca ortalığın sessiz olmasıyla hep o güne geri dönerim. bu arada o olaydan sonra adım; camdan kaçan çocuk olarak kaldı...
devamını gör...