Bu Ayın Beğenilenleri

türk toplumunda huzurla evlenilememesi

son zamanlarda aşırı dikkatimi çeken durum. benimki de dahil buna, nerde bir nişan muhabbeti duysam sorundan sıkıntından geçilmiyor. mevzu sadece maddi değil. o onu dedi, bu bunu dedi, beni nasıl davet etmez, o benim nişanıma gelmesin filan iki insan birbirini sevmiş huzurlu bir şekilde niye evlenemiyorlar.

tabi bu huzursuzluk genelde evlenen çiftten değil çiftin ailelerinden kaynaklanıyor. birbirine üstünlük kabul ettirmeye çalışma, saçma sapan ego tatminleri, birbirine laf sokmalar filan derken işin içinden çıkılamaz hale geliyor ve yeni evliler arasında daha evlerine girmeden fitne fesat başlıyor.
devamını gör...

teyzelik makamı

annelik pratiği yaptıran makam. 2 sene 1 aydır teyzeyim ama bana o kadar çok şey öğretti ki. vicdanı, empatiyi, biri için endişenlemeyi, birinin geleceğini düşünmeyi, sevgiyi göstermeyi, sorumluluğu, sabrı..

maymun oluyorum elinde ama bi tiiiğse demesine canımı veririm. saçını taradığımda, giydirdiğimde, ağladığında ilk bana koşmasında, sarılmasında, kitaplarımı boyamasında, öpmesinde, sinirlenip hebele hübele yardırdığında, beraber uyuduğumuzda, rujlarımı ojelerimi her yere sürdüğünde, yorgunluktan geberirken "hadiii tiğsee hadii kalk" diye elimden tutup beni kaldırdığında, elimi yüzümü boyamasında, koluma uzanıp telefonu bana tutturarak hareketsizlikten ağrı girene kadar çizgifilm izlediğimizde, çıkan 3-5 dişine rağmen benimle diş fırçaladığında, uykusunda sayıklarken elini tutunca sakinleştiğinde, ağladığımda "tiğse geçti ağlama tiğse geçti" diye sarılıp bana oyuncağını getirdiğinde ve daha birçok şeyde o kadar mutlu oluyorum ki. dokunması bile resmen terapi. içine sokası geliyor insanın. annelik hariç bi kadının ulaşabileceği en güzel makam sanırım.
devamını gör...

elindeki fabrikaları sattıktan sonra domates biber işine giren devlet

hani devlet ticaret yapamazdı. hani özelleştirmelerde hayır vardı. hani eski garibanlık uygulamaları tarihte kalmıştı? karne ile ekmek satışı ile kotalı sebze meyve satışı arasında ne fark var?

elindeki yerli kamu iktisadi teşebbüsleri işe yaramaz diyerek, devlet ticaret yapmaz diyerek satanlar bugün kotalı sebze meyve işine giriyor.
hey seçim sen nelere kadirsin.
devamını gör...

dinci tiplerin sözlükteki saldırgan tavırları

milletin diniyle diyanetiyle dalga geçip sonra susmalarını beklemek akıl karı değildir. akıllı adam yapmaz.. beklentin karşılanmayınca da "dinci tipler şok şaldırgan yaaauu". müslümanlar hep böyle vur ensesine al ağzından ekmeğini tipler olsun mu isteniyor. o zaman biraz avuç yalamak zorunda kalacaklar bu beklentide olanlar. saldırgan bir üsluba karşı da şefkat beklemesinler. insana insan gibi muamele yapılır.

gelip insanların sinir uçlarına dokunup tepkisizlik bekleyen afedersiniz ahmaktır. bu tanım cevap niteliği taşımıyor.
devamını gör...

namaz kılmayı şov olarak değerlendirmek

28 şubat döneminde üniversitemizde depodan bozma mescit odaları kapatılmıştı.

ve dahi bazı sınavlar cuma namazı saatine denk getiriliyordu.

biz de itünün maslaktaki elektronik fakültesinden henüz sadece direklerden ibaret bir inşaat halindeki camiye birkaç km yürümemek için, kilitlenen odanın kapısında kılardık.

bu sefer orada da yasaklanınca bahçede çimlerin üstünde kılmaya başladık.

bu sefer de birkısım kafir medya gericiler bahçede şov amaçlı namaz kılıyor diye yaygara kopardı.

sanki millet günde beş vakit nefsine zor gelen bu ibadeti keyfinden yapıyordu!

sonra üniversitelerde başörtüsü ve sakal yasaklandı. fakat keçi sakalı veya abidik gubidik özenti sakalları serbestti.

türban saylan, nursuz serter gibileri de başörtülü kızları ikna odalarına tıkıp psikolojik baskı yapıyorlardı.

bir tek olayın 1 ay boyunca gazete ve tv manşetlerinde tutulduğu, islam düşmanlarının karanlık, utanç verici, barbar, bağnaz, cahil ve yobaz bir dönemiydi.

şimdi de aynılar da sadece güçleri azaldı gavurların.
devamını gör...

idamla yargılanan ihvan-ı müslimin üyesini sisi yönetimine teslim eden türkiye

bir adamın bakışlarını aklıma kazıyan türkiye'dir.
kendimden daha büyük bir yapının parçası olmak ve kendimi o şekilde anlamlandırmak fikrinden hep uzaklaşıyorum yaşlandıkça. iki insan bir araya gelince kötülük üretiyor, daha fazlası bir araya gelince daha büyük kötülük oluşuyor. devletler de en büyük kötülüğün kaynağı ve eli oluyor. ve fakat şu adamın bakışı, bütün o siyaset enstrümanlarından, bahsi geçen devlet bekasından, dış güçlerden, politik tatminlerinden falan çok ötede. bu adamın bakışı.
devamını gör...

idamla yargılanan ihvan-ı müslimin üyesini sisi yönetimine teslim eden türkiye

sisi yönetimi tarafından idamla yargılanan muhammed abdulhafiz hüseyin isimli ihvan üyesi türkiye tarafından sisi yönetimine ters kelepçeli bir şekilde teslim edildi. hakkında idam kararı bulunan hüseyin türkiye'den sığınma talep etti ama türkiye kabul etmedi.

seçim meydanlarında rabia yapmaya devam. adına müslüman diyenlerin ikiyüzlülüğü.



haber
devamını gör...

sevgili olmanın haram olarak algılanması sorunsalı

ortada bir sorunsal yok, yalnızca nefislere ağır gelen şeyler var. bu olayda büyük gaflet içinde olduğumuzu düşünüyorum. ne fıkıh hocasıyım ne fetva makamıyım. kur'an'a-hadise göre yanlış düşünüyorsun diyen lütfen düzeltmekten çekinmesin beni. benim bildiğim dinimizde mahrem bellidir, namahrem bellidir. ikisi arasındaki fark ve sınırlar da kesindir. bunun ortası yok. dolayısıyla sevgili adı altında nikahsız olarak karşı cinsle yapılan el ele tutup sinemaya gitmekten yalnız kalmaya kadar cümle işin hiçbir tutar tarafı yoktur. islam, fıtratı en temiz şekilde korumayı amaçlar. niyeti ciddi olanın yolu usulünce evliliktir. flört gibi kavramlar batıdan dünyamıza bunca yüzyıllık türk-islam tarihine son 50 senede çok hızlı şekilde bir düşman gibi sızmış. öyle bir çağa gelmişiz ki 19-20 yaşında evlenirsen tepki görüyorsun ama 19-20 yaşında sevgililik adı altında her türlü naneyi yersen problem yok (!). bunları kimseyi kınamak için demiyorum, kendimin de çok günahı vardır Allah affetsin. ben yalnızca uyarıyorum, çoğunluğa bakıp da normal olan buymuş demeyiniz diye.

edit: aşağıdaki bir tanıma binâen, şimdi bir insanı sevmek ayrı, sevgili olmak ayrı olaylardır. bunu bir kenara yazalım. bir insanın el ele gezmesi, sevgili olmak niye yanlıştır anlamaya çalışalım; hadi kendimize soralım ve dürüstçe cevaplayalım, tertemiz el değmemiş, kimseyle bir şey yaşamamış bir insanla mı evlenmek isteriz yoksa 4 tane sevgili geçmişi olan kişiyle mi ? geçmişte sevgilisi olan ve ayrılıp başkasıyla evlenen kişilerin çoğu keşke geçmişte hiç o kişiyle bir şeyler yaşamamış olsam diyordur. sevgililik kavramı toplumumuzun temeline döşenmiş bir dinamit gibi. bir diğer mesele "el tutmaktan hallenmek" basit bir kavram. her el ele tutuşan daha kötü bir yola gitmeyebilir fakat taviz tavizi doğurur lafını burada da görüyoruz. neticede ateş ile barut meselesi söz konusu. biz niye böyle bir tehlikeye kapı açalım ki ?
devamını gör...

sürekli kavga halinde olan yazarlar

tanımlarında sürekli bir şeylere, bir yerlere, birilerine laf atmak, mesaj vermek , sataşmak ve karşılık bulurlarsa kavga çıkarmak derdinde olan yazarlar.
bir kere kıvılcım çakıp ateşi tutuşturdular mı onlarca başlıkta ve tanımda birbirleriyle atışır dururlar, derken yancıları da devreye girer ve kavga büyür.

yahu kardeşim kavga etmeden sataşmadan hiç bir şey yazamıyor musunuz, duramıyor musunuz. spor, sanat, eğlence, bilim,teknoloji , haber bir sürü konu var. insanlar bilgi alışverişi için , vakit geçirmek için , belki birileriyle etkileşimde olmak için buraya geliyorlar , yazıyor okuyorlar.

birileri gelip her tanımında başlığında hükümete veya başka partiye çatar , birileri gelir sünnete hadise çatar, birileri gelir cemaatlere şunlara bunlara çatar , her konuyu görev edindiği bu işlere uydurmak için kullanır. tanım yapması gereken başlık hiç ilgisi olmadan gelir buraya ezberlerini döker.

burası hiçbir partinin , siyasi görüşün ; hiç bir cemaatin , hiçbir oluşumun resmi/gayri resmi sitesi değildir , kimle ne derdiniz varsa gidip onların sitelerinde ya da kendi kişisel hesaplarınızda dökün içinizdeki ifrazatları.

yahu zaten çok vaktim olmuyor bu ara ama yöneticisi olduğum sözlükten soğutuyorsunuz beni lan . ben sizden sıkıldım bıktım, eminim benim gibi sıkılan yazarlar da çoğunlukta.

not: bu yazı bir dünya sözlük yazarı tarafından yazılmıştır, yönetimin resmi görüşü olmayıp, ilgisi ve bilgisi yoktur.
devamını gör...

fakire tipim müsait değil

doğru söylüyor kadın. tv'nin de sinemanın da pompaladığı insan tipleri var. bunların hepten yalan olduğu da söylenemez. sonuçta bir kadıköy otobüsündeki insan tipleriyle gaziosmanpaşa otobüsündeki insan tipleri arasında bi fark var. bunu çok zorlarsan ırkçı derler ama var böyle bir şey. herhalde güzel kadın zengin erkek kombinasyonları dolayısıyla zenginlerin dölü ıslah oluyor nesilden nesile.*

bu konuda uvey abinin meşhur entrysinde de bir tespit var. "bu çocuklar bronz tenli olup kızlarla daha kolay iletişim kurarlardı" tarzı bi şeydi.
devamını gör...

bir kadının sizden hoşlandığını anlamanın yolları

evet arkadaşlar, bugün bir kadının benden hoşlandığını fark ettim ve sizinle de paylaşmak istedim.

bugün kendime birkaç parça gömlek ve pantolon almak için mağazaya girdim. mağazada çalışan kadın yanıma gelerek 'yardımcı olabilir miyim' dedi. şimdi, bir kadın hoşlanmasa neden yardımcı olabilir miyim desin?

neyse, ben kadının önerdiklerini giydikçe bana 'bu size çok yakıştı' dedi. yani beni çok yakışıklı buldu, size ne giyseniz yakışır demek istedi. elimi neye attıysam 'bu da size harika gider' dedi.

ben de kadının yakışır dediği her şeyi satın alarak mağazadan çıkarken, artık hislerini gizleyemediğini ortaya çıkaran şu cümleyi kurdu:

- yine bekleriz beyefendi.

yani beni tekrar görmek istediğini söylüyor ama utanıyor. zaten mağazadan çıkarken kafamı geriye çevirip baktığımda da arkadaşına bir şeyler söyleyip, bana bakarak gülüyordu. kesin benden hoşlandığını arkadaşıyla paylaşıyordu.

canım benim ya...
devamını gör...