Bu Haftanın Beğenilenleri

koca görmüş kadının hali başka olur

neşeli günler filminde sıdıka hanım'ın, kendisini üstü kapalı bir şekilde kazım efendi'ye tarif ederken kullandığı söz.

-kazım efendi iş yine başa mı düştü?
+ne yaparsın sıdıka hanım. biliyorsun hem babalık hem de analık ediyoruz.
-olmaz kazım efendi, iki karpuz bir koltuğa sığmaz. sana bir hanım lazım.
+güldürme beni sıdıka hanım. beni hangi hanım alıp ne yapsın?
-a aa ne demek ayol, aslan gibi adamsın. sana şimdi benim yaşımda, aklı başında, eteği belinde bir dul lazım. hem koca görmüş kadının hali başka olur.
devamını gör...

lev nikolayeviç tolstoy

bir gün çok zengin bir adam oğlunu yanına alarak, insanların ne kadar fakir olabileceğini göstermek için bir köye götürdü. çok fakir bir ailenin evinde bir gün-bir gece geçirdiler.
şehre dönerken baba oğluna sordu:
"yolculuğumuzu nasıl buldun?"
"çok güzeldi babacığım" diye cevap verdi oğul.
"insanların ne kadar fakir olabileceğini gördün değil mi?" "evet." "peki ne öğrendin?" "şunu gördüm" dedi oğul:
"bizim evde bir köpeğimiz, onların dört köpeği var.
bizim evde bahçenin yarısına gelen bir havuzumuz var, onların kilometrelerce uzunluğunda dereleri var.
bizim bahçede ithal lambalarımız, onların yıldızları var.
bizim terasımız ön bahçeye kadar, onların ki ise ufka kadar uzanıyor." ufaklık konuşurken, babası şaşkınlıktan tek kelime bile edemedi. ve çocuk ekledi: "ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğiniz için,teşekkür ederim babacığım !"

lev nikolayeviç tolstoy
hayatın anlamı öykü kitabından.
devamını gör...

plazadaki sebilin başında bir güzel gördüm

gökdelenlere bakarak türkü yazan şehir ozanının şehrin coğrafyasına ahuzarını anlattığı, gönlün bam teline dokunan yeni dörtlük.

plazadaki su sebilinin başında bir güzel gördüm
sordum kimdir bu güzel kimin nesidir
dediler ceonun asistanı sana yar olmaz
ağaç şeklindeki metal elektrik direklerine döktüm güzümü

ahey ahey ahey zıley zıley zıley

sabah sebil başında bekledim göremedim yüzünü
ceonun taziye mailiyle öğrendim hüznü
metroya yürürken dar kaldırım yüzünden yola inince
kamyonun kör noktası çevirmiş tersine düzünü.

ahey ahey ahey zıley de zıley
devamını gör...

auto brewery sendromu

birkaç yıl evvel rastlanan, saptanan ve yeni yeni gündeme gelmeye başlayan sendromdur. kısaca vücudun kendi kendine mayalanması ve yenilen içilen şeylerin de fermente olması sonucunda vücudun bira üretmeye başlaması ve kişiyi 7/24 sarhoş etmesi durumudur. ilk defa abd vatandaşı bir insanda rastlanmıştır, haberi aktarıyorum:

amerika birleşik devletleri'nde yaşayan ve bağırsaklarında maya mantarı çoğalan 46 yaşında bir adamın vücudu kendi kendine bira üretmeye başladı. çok nadir olarak görülen hastalık, adamı işinden etti."

haber
devamını gör...

kıbrıs'ı kıbrıslılara bırakalım

izmir büyükşehir belediye başkanı tunç soyer'in zırvasıdır. gökçeada ve bozcaada'yı alana da büyük ada, heybeli ada ve kınalı ada'yı da promosyon olarak verelim. burgaz adasını da papua yeni ginelilere verelim. yok ya bak on numara bir fikrim var bütün ülkeyi verelim --! burada küfür var !-- ne diye o kadar uğraşıyorsak.

"kıbrıs'ı kıbrıslılara bırakırsak, en doğrusu bu olacak. ancak hiç bırakmıyoruz. herkes ada'nın bir tarafından çekiştiriyor. ben bunu doğru bulmuyorum. kıbrıs'ın jeopolitik önemini falan bir kenara koyup, adayı kıbrıslılara bırakmak lazım. kaderlerini kendileri belirlemeli. ben iki halkın barış içinde yaşamalarından, birlikte karar üretmesinden yanayım. herkes çok fazla müdahil oluyor, sadece türkiye değil. filler tepişir, çimenler ezilir. onlar tepişiyor, olan kıbrıslılara oluyor."


ali haydar karayev'de Karabağ'ı ermenilere verelim dediğinde neriman nerimanov, ali haydar karayev'e tarihi bir yanıt verir bu iğrenç teklif üzerine: "ali haydar! karabağ senin g..ün değildir her gelene veresin!" diyerek o alçağa gereken dersi vermiştir. biri tunç soyer'e de aynı sözü söyleyebilecek cesarete sahip olsaydı keşke günümüzde.
devamını gör...

plazadaki sebilin başında bir güzel gördüm

avrupa yakası şesu'dan bir kuple sandım ama sözlüğün usta ozanının ta ciğerinden kopup gelmiş. halbusem ayıp değil mi insanların yüreğine köz atmak? naçizane, "bir sebil kaynar ilk bakıştan güzelden";

yüce plaza başından aşırdın beeni
tükenmez kaleme taşırdın beeeni
madem soysuz gönlün ceoda idi
niye mailine ccc'ledin beeeni


metro kaçırmış
yolcum üşümüş
nasıl edeem beeen.
devamını gör...

plazadaki sebilin başında bir güzel gördüm

muhit plaza, mekan da sebil olunca kusura bakmayın bu türkü değil rap olur. listen nigga;

eyo eyo yo yo
çağırdı beni genel müdür
sabah sabah bu nedür
kalktım gittim odasına
yaslanmıştı arkasına
dedi oğlum give reports
ı said sorry no reports
he said nigga get out
dedim tamam bas topuk
koridorda koşarken odama
birden parladı papatya
gibi güzel gülen o kız
eli belinde ağzında sakız
sebilden alıyor hot water
kahve mi çecek,my mother!
devamını gör...

necip fazıl kısakürek

“peki, ı̇slâm nedir efendim? müslüman ve ı̇slâm?” suâline verdiği cevab:

şu japonları alır mısınız? müsbet ilimler tezgâhı kuruyor... evine potinle giremezsiniz! dünyanın en geri, en olmaz şeyi olan alfabesini muhafaza ediyor... bu ne iş? bu misâlleri görememek, anlayamamak ne iş? döndü dolaştı bu iş şuraya geldi... size burkuk gelebilir sözüm... bir şeyi tenkid hakkı o şeye mensub olanlara mahsustur; bu bakımdan türklüğünüzle iftihar edebilirsiniz, ben de iftihar ederim! bunu söylememe rağmen... ben düşündüm taşındım, şu işe 15 yaşında başlamışsam, 60 senedir düşündüm; ırkî bakımdan bizim çok münhat bir arazi sahibi olduğumuzu kabul ettim... başka çaresi yok bu işi halletmenin... müşahede lâzım... Allah çektirmediği şeyı̇n nı̇metı̇nı̇ vermez... hakikaten ıstırab!

devamını gör...

deep web

benim burada yaşadığım en korkunç deneyim şuydu bir kadın topuklu ayakkabısıyla sapasağlam bir köpeğin gözünü ayakkabının topuğuyla oyuyordu hayatımda gördüğüm en iğrenç dünyadan tiksindiren şeydi. ne kadar sosyopat, psikopat ruh hastası varsa bu deep webde benim anlamadığım gidin 'kendinizi' deşin kardeşim ne diye dilsiz hayvanları şerefsiz zevkinize kurban ediyorsunuz
devamını gör...