Dünün Beğenilenleri

artık önüne gelen inşaat yapamayacak müteahhit olamayacak

demek ki artık önüne gelen başka bir şey olacak. zira önüne gelenler bir şey olmak zorunda. inşaatın modası geçti şimdi başka şey olacaklar. çünkü o önüne gelenlerin bir şey olması sizin liyakat dediğiniz oluyor. sistemi liyakat üzerine kurduğunuz için, önüne gelenler her şey olamayınca sistem çöker.

tanım: itiraf.
devamını gör...

2018 milletvekili maaşları

17.291 tldir.
ayrıca aşağıda belirtilen yardımlardan faydalanmaktadır:
vefat etmiş olan milletvekili yakınlarına 12 ay yardım ödenmektedir. bu da yaklaşık 204.000 tl’ye tekabül etmektedir.
yurtiçi ve yurt dışında görev yapan milletvekilleri almış oldukları maaşlarının yanında yolluk ve yevmiye almaktadırlar.
milletvekili görev yaptığı süre boyunca kırmızı pasaport hakkına sahiptir.
kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı sosyal tesislerden ve konuk evlerinden hiçbir ücret ödemeden faydalanabilmektedirler.

gün boyu tv haberlerinde krizden dolayı bozulan ekonomiye yardımcı olması amacıyla kamyonunu devlete bağışlayan kayserili bir vatandaşımızın haberi dönmekteydi.
1.tbmm'de ,millete tekalifi milliye emirlerinin yayınlandığı dönemde sekiz ay maaşsız çalışan milletvekilleri, bir yıl sonra 100 lira olan maaşlarının %20’sini bütçe açığını kapatmak için yine devlete vermişlerdir.
şu anki vekillerimizden bu derece bir fedakarlık beklemesek de ayşe teyzenin aldığı üç beş doların geyiğiyle ekranlarda boy gostereceklerine en azından sahip oldukları şirketler zincirlerinin iktisadıyla alakalı düzenlemeler yapabilirler.
devamını gör...

sözlük yazarlarının aramıza katılma hikayeleri

bi akşamüstü kadıköy'deki beşiktaş iskelesine doğru yöneliyorum vapura 15 dakika var, heybeme küçük boy sade pringles atmışım. aylık abonmanımı abanıp bekleme salonuna girdim hemen uygun bir yer seçip kuruldum.

sonra bi hanımefendi geldi dolandı dolandı yer bulamayınca mecburen oturduğunu belirtir gibi yanıma oturdu. sanki ben çok meraklıyım sana, zaten arada demir bişeykoymalık var. her neyse dedim daha 15 dakika var biraz pringles yiyim. bişeykoymalıktan aldım pringles'ı bi güzel açtım hamfendi beni izliyo sırıtarak. şöyle bi kestim göz ucuyla zaten o parlak saten şallarınızla etrafta gezmenizi hazmedemiyorum der gibi. duruldu biraz 4-5 pringles birden attım ağzıma tiksinsin benden ve laikliğimden diye. aa bi de nesi, bu da kutuyu alıp 3-4 tane çekti yiyor.

birden bir challenge'ın içinde buldum kendimi ama hadsizliği de anlamlandırmaya çalışıyorum. tuh dedim içimden çomarlık işte böyle bir şey. sneakerların tuniğin kalite ama aklın hala geri ve adap yoksunusun. zaten kuş kadar pringles'a 5 tl vermişim onu da bununla heder ediyorum.

karşılıklı atıyoruz çantasına yöneldi bir ara heh dedim herhalde parasını vericek ama almamaya hazırlamışım tabii kendimi. aklımdan hangi ifrit olduğu devrimci aydından alıntı yapıp suratına çarpsam diye geçiriyorum. çıkardı telefonu bi siteye girdi. yuhannesburg'a tek yön bilet artık. arada nezaket diye bi şey bırakmadığı için ben de direkt baktım telefonuna ne yapıyor diye. cogito sözlük diye bi site. bi tiksindim bi daha aha dedim kesin ekşi'nin yeşil sermaye klonu. başlık açtı bi şeyler yazıyor: 18 nisan 2011 kurabiye hikayesini aynen yaşamam rezaleti yuh diyorum yani yuh artık ne kurabiyesi ne rezaleti... gelmiş nevalemize çökmüş bir de utanmadan gün içinde yaşadıklarını havalıymış gibi dinci sitesine yazıp etkileşim kovalıyor.

daha fazla dayanamadım zaten vapur da iskeleye yanaşmıştı. bütün kinayeciliğimle afiyet olsun küçük hanım deyip ayağa kalktım. pringles tenekesini de aldım ki bunlar çöpü çöp kutusuna atmayı falan da bilmez. hop kaptı elimden tenekeyi kafasına dikip israf olmasın dedi gülerek. dehşete düşmüş olarak vapura yürüdüm. neden bu ülkenin gerçek sahibinin bizim gibiler olduğunu ve onlar gibiler olmadığını bir kez daha anlamıştım. hele ki kadıköy'de böyle bir hakarete uğramak, burası atatürk cumhuriyeti'ne meydan okunacak yer değildi.

yumruğumu sıkıp yön değiştirdim onun gittiği tarafa gidip haddini bildirecektim. bi yere oturduğu anda karşısına oturdum. kafamda cehaletine vurmalık bi senaryom vardı. her daim yanımda taşıdığım tuğla gibi romanı çıkarmak için heybemi açtım. bir de ne göreyim, pringles kırmızı kutusuyla hala orada duruyordu. ama... ama demin yediğimiz yeşil değil miydi... şaşkın bir halde yüzüne baktım "sade de iyidir ama ben soğanlıyı daha çok seviyorum" dedi.

bütün bildiklerim ve bilmediklerim başıma yıkıldı. yani bunca zaman bunları yapan ben miydim, b12 eksikliğim bana nasıl bir oyun oynamıştı da böyle rezil olmuştum. ne yapacağımı bilemedim. "olur böyle şeyler" dedi. sade pringles'ı çıkardım. 20 dakikalık vapur seyrinde de onu yedik. sözlüğü açıp yazdığı entryi okuduk ve beraber güldük aptallığıma. gayet de edebi bir dille, ironilerle, göndermelerle anlatmıştı olayı. vapurdan indiğimde önyargılarından arınmış, gerçek manada aydınlanmış bir adamdım ve artık kesinlikle cogito sözlük yazarıydım.
devamını gör...

30 yaşındaki kız vs 30 yaşındaki erkek

otuz yaşındaki kız ve erkek akran olsalarda ruhsal ve davranış bakımından birbirlerinden farklıdırlar. otuz yaşındaki kadın daha olgun, kendini bulmuş ne istediğini bilen olurken, otuz yaşındaki erkek ileri ergenlik safhasında olup yaşıtı olan kıza nazaran hâlâ çocuktur. bu söylediklerim tecrübeleri ile kendini geliştirmiş, efendi ve ağırbaşlı beyleri bağlamaz.
devamını gör...

az pişmiş kanlı et

bazı insanlar sever. eğer etiniz haşlama veya kavurma ise az pişmiş yenmez. cart curt eder ağızda, geviş getirir gibi çiğnersiniz de yine de parçalayamazsınız. az pişmiş kanlı et ızgarada olur. et mühürleme dediğimiz usul ile iki yüzünü pişirirsiniz, içi hafif çiğ kalır. ben öyle de yemem ama usul budur.
devamını gör...

eşinin altınlarını hibe ederek türkiye ekonomisine destek olmak isteyen mısırlı

niye yapıyorsun bunu sorusu sorulduğunda "kardeş türk halkına olan sevgimden dolayı sizler müslümanların umudusunuz" cevabını veren mısırlı.

kuveytte imamlık yapan seyyid muhammed mustafa eşinin ziynet eşyalarını alarak türk büyükelçiliğine gitti ve bunları hibe etmek istedi. fakat türk büyükelçiliği ticaret müşaviri atilla uğur başbuğ bu ince düşünceden dolayı teşekkür ederek yardımı kabul etmelerinin mümkün olmadığını söyledi. mustafa da bunun üzerine türk lirası alarak kuveyt'te türk ürünlerini tüketeceğini söyledi.



haber
devamını gör...

sözlük yazarlarının aramıza katılma hikayeleri

bundan 8 yıl önce, tabi o zaman ihl sözlük var ama ben zaten orayla burayı pek ayırmıyorum.

neyse bundan 8 yıl önce, eşimle o zaman yeni tanışmıştık. benim sözlüklerle aram pek iyi değildi. zaten o zaman sözlükler şimdiki kadar revaçta da değildi. dedi bana gel sana da bir nick alalım, yazarsin. olur dedim, katıldım.
sonrasında cogito açıldı, o sırada biz evlendik ve ara ara beraber yazmaya devam ettik. sonra çocukarımız oldu, sonra burası dünya sözlük oldu. hala devam ediyoruz.

bakarsın yakında çocuklarım da yazar. belli mi olur? arkam sağlam benim lan! asdfglfş.
devamını gör...

dünyaitiraf.com

insan ilişkilerimin yüzde bin arttığı bu dönemde saygı görmek beni mutlu ediyor. türkiyede insanlara siz diye hitap eden düzgün davranan kişi sayısı az. abisi nedir ya, canım nedir. ufaklık de bari. fok balığı mıyım ben, yavru köpek miyim. neyse efendim bu zerzevatları geçtiğimde genelde saygı görülen biri olmak beni mutlu ediyor. tabiki diğer sıfatlara da takılmıyorum uzun süredir zaten. insan denen mevhumu bildiğim için artık takılmıyorum.
Allah en zorlandığım anlarda bile önümü öyle bir açıyor ki, öyle insanlarla karşılaştırıyor ki tereyağından kıl çeker gibi işlerim halloluyor. keşke bu kadar nankör olmasam. çok şükür.
devamını gör...

erkek adamdır yapar

uydurma söz. erkek ağzıyla uydurulmuş ve öğretilmiş. insanın da bir onuru vardır önce kendisine yakışıp yakışmadığına bakmalı.
devamını gör...

erkek adamdır yapar

kadınların erkeklerden daha çok kullandığı söz. bu zihniyetin verdiği yetkiye dayanan erkek neler yapmaz. dindarlık lafta olmasaydı eğer bir yanlış yapan erkeğin de kadın kadar günaha girdiğini bilir, bu hassasiyetle konuya yaklaşırdık.
devamını gör...