süleyman seba

(bkz: diyenin dili kopsun)

beşiktaş'tan da beşiktaşlı, adam gibi adamdır.

tarihten bir not;

kesin olarak bilmediğim bir tarihte beşiktaş ve fenerbahçe kulüpleri bir hafta arayla ankara iki resmi müsabaka yapacaklar ve bunlar için ankara gidilirken her iki maçın dönüşünde de aynı uçakta seyahat edeceklerdir(biri kupa, biri cezalı bir lig maçı).

ilk maçı kazanan beşiktaş istanbul'a dönerken uçakta gereğinden fazla sevinen ve sevincini tebessümün* bir adım önüne geçiren oyuncuları seba tarafında uçakta futbolcu arkadaşlarınız var saygı duyunuz ve istanbul'a kadar kutlamaları erteleyiniz demiştir.

ertesi hafta maçı kazanan fenerbahçeli oyuncular dönüşte uçak havadayken şampanya patlatarak eğlenmişlerdir.

bunu birkaç tv programında dinlemiştim anının sahiplerinden.

sözüm burda fenerbahçe'lilere değildir. örneğim seba'nın ne kadar saygılı, saygıdeğer olduğunu işaret etmek amaçlıdır.
devamını gör...
''dostlarım...
dostlarım...
dostlarım...
ama ben en çok dostlarımdan korkarım...'' dediğinde 19 yaşında bir genci hüngür hüngür ağlamıştır, kendimden biliyorum...
devamını gör...
beşiktaş'a "fitbolcu", yönetici ve başkan olarak hizmet vermiş nadide insan. inönü stadının açılış maçnda ilk golü atan, nihat kahveci beşiktaş'a geri döndüğünde "83 yıllık ömrümün en mutlu günü nihat'ın beşiktaş'a geri dönmesidir" diyen yüce beşiktaşlı. bugün beşiktaşlılık, beşiktaşlı duruşu, şerefli ikincilik gibi söylemleri ete kemiğe büründüren insan. hakkı yeten tarafından alnı öpülürken çekilen resmi beşiktaş geleneğini tek başına anlatmaya yeter delildir. alp yalman, metin aşık, ali şen gibi gs ve fb başkanlarıyla arasında bariz farklardan biri de puro değil "tekel 2000" içmesiydi. tribünde aleyhine protestoların yapıldığı bir dönemde kapalı tribüne gelip sigarasını uzatmasıyla bie anda tribünün çıt pıt olması ve kendisine doğru onlarca çakmak uzanması unutulmazdır. mehmet üstünkaya döneminde* girişilen gençleştirme operasyonu onun döneminde meyvelerini vermeye başlamıştır. 86 yılındaki şampiyonluktan sonra 90,91 ve 92 de üç sene üst üste gelen şampiyonluk türkiye'deki diğer takımların başını döndürmüştür. bu üç senenin ilkinde 2, ikincisinde yalnızca 1 mağlubiyet alan beşiktaş, üçüncüsünü ise namağlup tamamlamıştr. bu üç sene boyunca fenerbahçe, galatasaray ya da trabzonspor'a bir kez dahi yenilmemiş, özellikle fenerbahçe'ye akıllara zarar bir üstünlük kurmuştur. 1984 yılından 2000 yılına kadar beşiktaş'ta başkanlık görevini sürdüren süleyman seba divan kurulunun önerisiyle hakkı yeten'den sonra ikinci beşiktaş onursal başkanı seçilmiş, beşiktaş ilçesine heykeli dikilmiştir.
devamını gör...
beyefendiyse, beyefendi, sportmenlikse, sportmenlik, adamlıksa, adamlık, başkanlıksa, başkanlık, hangi sıfatı yükleyebilirsenizüzerine sırıtmadan taşıyabilen bir insan, elini öpmişlüğümüz, saçımızı okşatmışlığımız vardır, bu sebepten ayrı severiz...
devamını gör...
vitrinindeki kartal biblolarının tozunu almaya üşenen kadınlar yüzünden evlenememiş beşiktaş jimnastik kulübü eski başkanı. o nasıl ev öyle, o nasıl vitrin öyle!

*
devamını gör...
kendisini beşiktaş akaretler yokuşu civarında bir manavın önünde boş bir kasanın üstüne otururken görüp "saygılar başkanım nasılsınız" diyerek selamladığım kendisinin de mütevazi ve saygılı bir şekilde cevap vererek ayak üstü sohbet ettiğim müstesna kişilik.
devamını gör...
beşiktaş'ın efsane başkanı. cnbc-e'de yayınlanan finans & spor programına katılarak gökay mustafa otyam'ın sorularını yanıtlamış.

süleyman seba'nin röportajindan önemliì‡ satir başlari
"o imkansızlıklar içerisinde bir şeyler yapabildiysek, bir şeyler aktarabildiysek ne mutlu arkadaşlarıma ve bana."
"uzaktan seyrediyorum, çünkü beşiktaş kaybettiği zaman gönlüm el vermiyor, üzülüyorum. ama tabii ki futbolda yenilmek de var yenmek de var."
"geçmişi yüceltmek için söylemiyorum ama elimizden geldiği kadar çok çalıştık. ben yaptım, sen yaptın da demek istemem. ama o yönetim kurulundaki arkadaşlarımızla elimizden geleni yaptık. eserlerimiz de ortada."
"her şey parayla olmuyor. para olayına girmek istemiyorum ama bütün arkadaşlarımız ellerindeki imkanları vargücüyle kullandı, üçü beş yapmaya çalıştı. ben başkanlığı bıraktığımda 7 milyon dolar ile bıraktım. her şeyi de söyledim. ama şimdi bu detaylara, para konularına girmek istemiyorum, bana yakışmaz."
"ben bir devlet memuruyum, ben ve arkadaşlarım, hepimiz imkanlarımızı kullanabildiğimiz kadar kullandık."
"alt yapı ne yazık ki bitti. arkadaşlarımla seyrediyoruz, alt yapıda kimse yok. eskiden alt yapı bizim profesyonel futbolcuların kaldığı yerde çalışırdı. eskiden o şartlara göre nefis bir yer olan fulya'da çalışırlardı. hocalarının gayretleriyle filiz gibi yetiştiler. ama şimdi ne yalan söyleyeyim, kimseyi tanımıyorum ve üzülüyorum. rıza alt yapıdır. feyyaz, ali alt yapıdır. çok fazla isim var böyle. ama şimdi o canım yere bir şeyler düşündüler, ne yapacaklar bilmiyorum ama çöktü gitti."
"bir mesajım yok. kırgınlığım da yok, kime kırılacağım. ben kendi kendime düşünüyorum. o zamanki şartlarda bir takım sloganlar atıldı. bu sadece bizde böyle değil. ama bir takım şeyler yüzünden üzülüyorsunuz. söyleyeceğim çok şey var ama konuşmak da istemiyorum."
"ben artık köşeme çekildim. kimseyle didişmek de istemiyorum. sağlık olayım da var. ama şu çok önemli, alt yapıya önem verilmesi şart."
"bir kitap düşüncem vardı. ama şimdi unutkanlıklarım da oluyor. yapabilir miyim, yapamaz mıyım? iyice düşünerek öyle hareket edeceğim. esasında söylenecek çok şeyler var. ama dedikoducu olmak da istemiyorum."
"yeni yönetimlerin düşünceleriyle, bizim düşüncelerimiz arasında dağlar kadar fark var. futbol artık ekonomik bir olay oldu. bir şey de diyemiyoruz. para da geliyor. ne borcu var, ne borcu yok ona da girmek istemiyorum. ama bir borç olayına girildi."
"ben ve arkadaşlarım, bir şeyler değil, çok şeyler yaptığımızın düşüncesindeyim."
"beni sevmesin kimse, beşiktaş'ı sevsin. herkesin davranışı da ona göre olsun.

not: süleyman seba'nın döneminde beşiktaş 24 kupa kazanmıştı.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar