suphi kaner

cocukluğŸun siyah beyaz trt zamanlarında rol aldığŸı filmlere bakıp yüzündeki hüznü keşŸfederdik. ''şŸimdi ne yapıyor nerelerdedir?'' diye sorduğŸumda eskileri bilen bir ihtiyar neşŸemi bozmuşŸtu verdiğŸi cevapla. '' o adam intihar etti.''


üzüntüye boğŸulmak. ah suphi kaner'in yüzündeki o ifade tarifi namümkün. bir surat ifadesi düşŸünün kötüyü de oynatabilirsiniz, iyiyi de... hiç sırıtmaz. zengin bir surat...

kısa bir hayata uzun soluklu izler sığŸdırabilmek. iç burkuyor suphi kaner. ne zaman rastgelsem iç burkuyor. hüzünbaz bir eda, kederli bir neşŸeyi aksettiriyor seyirciye.

yazık olmuşŸtur. bu film böyle bitmemeliydi suphi abi böyle bitmemeliydi.



--- alıntı ---
ben seyircinin karşŸısında yıllardır fedakar, iyi arkadaşŸ, iyi insan olarak çıktım. benim oynadığŸım tipler bunlardı. bana onun bunun karısını dikiz ettirip röntgenci rolü verdikleri için işŸi bıraktım. tazminat davası açacağŸım. şŸirketlere 'işŸ vermeyin' tabirini kullanmaları bir suçtur. bu bir sendika olsaydı, kararlarına hürmet ederdim. ayrıca bana üç defa davetiye gönderdiklerini iddia ediyorlar. bunlardan hiç haberim yok".
--- alıntı ---


yukarıdaki savunmasından bir hafta sonra suphi kaner, yazar ve aktör dostu afif yesari'nin kasımpaşŸa'daki evinde ölü bulundu. aşŸırı dozda ilaç alarak canına kıymışŸtı. cebinden 15 lira çıktı.
devamını gör...
sinema oyuncusu, yönetmen, senarist, yapımcı.

1950 yılında oyuncu olarak sinemaya başlayan sanatçı, yapımcılık, senaristlik ve yönetmenlik te yaptı. siyah - beyaz film döneminin en çok aranan oyuncularındandı. 1963'te girdiği bunalımdan kurtulamayarak intihar edip hayatına son vermiştir.*
devamını gör...




çocukluğumun siyah beyaz trt zamanlarında rol aldığı filmlere bakıp yüzündeki hüznü keşfederdim. ”şimdi ne yapıyor nerelerdedir?” diye sorduğumda eskileri bilen bir ihtiyar neşemi bozmuştu verdiği cevapla. ” o adam intihar etti.”

üzüntüye boğulmak. ah suphi kaner’in yüzündeki o ifade tarifi namümkün. bir surat ifadesi düşünün kötüyü de oynatabilirsiniz, iyiyi de… hiç sırıtmaz. zengin bir surat…

kısa bir hayata uzun soluklu izler sığdırabilmek. içimi burkuyor suphi kaner. ne zaman rastgelsem iç burkuyor. hüzünbaz bir eda, kederli bir neşeyi aksettiriyor seyirciye. yazık olmuştur. bu film böyle bitmemeliydi suphi abi böyle bitmemeliydi.

--- alıntı ---

ben seyircinin karşısında yıllardır fedakar, iyi arkadaş, iyi insan olarak çıktım. benim oynadığım tipler bunlardı. bana onun bunun karısını dikiz ettirip röntgenci rolü verdikleri için işi bıraktım. tazminat davası açacağım. şirketlere ‘iş vermeyin’ tabirini kullanmaları bir suçtur. bu bir sendika olsaydı, kararlarına hürmet ederdim. ayrıca bana üç defa davetiye gönderdiklerini iddia ediyorlar. bunlardan hiç haberim yok”.

--- alıntı ---
yukarıdaki savunmasından bir hafta sonra suphi kaner, yazar ve aktör dostu afif yesari’nin kasımpaşa’daki evinde ölü bulundu. aşırı dozda ilaç alarak canına kıymıştı. cebinden 15 lira çıktı. bir ara bu konuya tekrar değineceğim…


yazık olmuştur. bu film böyle bitmemeliydi suphi abi böyle bitmemeliydi.

devamını gör...
günümüzde çoğu sözde aktörün kariyerine başladığı yaşta, yüze yakın filmde oynamış halde iken intihar ile yaşamına son vermiştir. belki de o türk sinema tarihinin en büyük oyuncusu olacaktı, sahip çıkmadılar. 30 yaşında biten bir hayat hem de yeşilçam'ın zirve yaptığı yıllarda. yazık, tek bi filmini izlemediğim halde hayat hikayesini okuyunca bile içim ürperdi. hayat gerçekten çok yaşanılmayası...
devamını gör...
yeşilçam'ın erken dönem oyuncularından. tam bir komedyen. yeşilçam'ın çok para kazandırmadığı, oyuncuların sefalet içinde olduğu yıllarda öztürk serengil ve fikret hakan ile ev arkadaşlığı yapmış.

--- alıntı ---

bu üç ahbap çavuş öztürk serengil, fikret hakan ve suphi kaner’den başkası değil. bir film çektikleri, yönetmenin “kes” diye bağırmasıyla bu sefaletin biteceği falan da yok. fikret hakan’ın bekar evinde konaklayan, kimsenin tanımadığı üç garibanlar o sırada yalnızca.

o gece ortamı ısıtmaya şiirlerinin ve esprilerinin yetmeyeceğini anlayan suphi kaner ansızın ellerini dua eder gibi iki yana açar:

“sayın fahrettin kerim (istanbul valisi). affınıza sığınarak bir hata yaptırtmak üzereyim. affedersiniz, afferdersiniz, birini de bizzat ben yapacağım…”

iki arkadaşı şaşkınlık içinde bakmaktadırlar suphi kaner’in bu acayip çıkışına. onların soran gözlerini görmezden gelen kaner, “hadi, bakalım, asilzadeler, ayaklanın!” der. hep birlikte sokağa çıkarlar. sokağın sonuna geldiklerinde kaner nihayet bir açıklama yapar:

“işte arkadaşlar, sayın valimiz, bizi düşünerek bu çöp bidonlarının kapaklarını tahtadan yaptırmış! hadi bakalım, şimdi cenazeyi kaldırıyoruz. marş marş!”

iki saatte bütün kapaklar eve yığılıyor ve donmuş kapaklar zar zor da olsa sobada tutuşturuluyor. soğuk bir kış gecesi de bu şekilde atlatılmış oluyor. Allah, fahrettin kerim gökay’dan razı olsun!

fikret hakan hatırlar ama:

“iki hata demiştin. bize yaptırttığını anladık. peki senin yapacağın hata neydi?”

suphi kaner her muzipliğinden önce yaptığı gibi gözlerini kıstı ve arkadaşlarından ellerini tutmalarını istedi. belki de bu sıcak bir gece için hep beraber bir kez daha teşekkürlerini sunacaklardı valiye ya da tanrı’ya. “şimdi bütün gücünüzle parmaklarınızı sıkın!” dedi kaner. fikret hakan ve öztürk serengil itaat ettiler. hemen ardından kaner’in gökgürültüsüyle rekabet edecek haşmetteki yellenmesi geldi.

üç arkadaş gülmekten kırılıyor, yerlerde kıvranıyorlardı. alt katlarında oturan yeni uyanmış kapıcının sesi duyuldu sonra:

“çüş ola suphi bey, çüş ola…”

--- alıntı ---
buradan
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar