sürekli acelesi olan insanlar

ne zaman hangi şartlarda denk gelirsen gel, muhatap olursan ol hep acelesi olur bu türün.
gazına gelmeyip sakin sağlam kafayla düşündüğünüzde eften püften işleriyle sizi boğduğunu fark etmeniz canınızı sıkar. ancak daha kötüsü bunu yüzüne vurduğunuzda duygu sömürüsü silahına sarılmasıdır.
devlet daireleri en sevmedikleri yerdir çünkü orada herkes sakindir. acele etmek, seri olmak çalışanların yapacağı en son şeydir. bu yüzden özel sektöre bayılırlar.
özel sektörde kendisine arıza çıkaran, gereksiz aceleciliğine kota koyan personeli yöneticisine laf arasında dilbaz mahalle kadını gibi ispiyonlarlar. iş hayatına yerleşmiş kavramların hemen hepsi rekabet, rant kavgası, sidik yarışına dönmüş iş yetiştirme telaşı onların ürünüdür. bizim gibi gelişmemiş ülkelerde kendilerine bir abi, bir tanıdık bulur diğerlerinin önüne geçmesini bilerek işlerini hallettirirler. kısacası hayatı çekilmez kılanların başında gelirler.
devamını gör...
genellikle her işleri ters gider.
sanırım en çok bu tiplere gıcığım. bankaya para yatirmasi gerekir, sanırsın merkez bankası faizi belirlemek, dolar euro kurları filan düşüp yukselmek için adamın para yatirmasini bekliyor. cok aceledir mutlaka, sıraya kaynarlar, homurdanir söylenirler...

10 kişinin işini yaparsınız, aralarında mutlaka çıkar bu tiplerden, benim işim acele, çok geç kaldim. önce benim isimi halledin vs. 5 dk sonra isi hallolur gider çay keyfi yapar bir köşede.

markette kasiyerlerin canına okur, trafikte kornalariyla kafa ütülerler.



en belirgin ozellikleri de kendisi dışında kimsenin avantaj sağlamasını istememeleridir.

bindikleri bir asansör, aşırı yükleme yüzünden uyari verirse, asla ben ineyim siz gidin demezler, gerekirse kendisinden çok daha önce binenleri indirirler. çünkü mutlaka acele bir işleri vardır. çoğunun ortak özelliği, saygısız ve tahammülsüz olmalarıdır. eve geldiğinde yemek hazır değil diye eşini dövenlerde bu tiplerden çıkar, bakkaldan geç geldi diye çocuğunu dövenlerde.

hasılı, en gıcık olduğum tiplerdir.
devamını gör...
genellikle hep geç kalan, bir yerlere yetişme bir şeyleri yetiştirme telaşında olan kişilerdir. hiç tarzım değiller. ben aksine yavaş, eski ev arkadaşımın tabiriyle mıy mıy bir kişiyim. ancak genelde bir buluşmada ilk giden ben olurum, işlerini ilk bitiren yine ben oluyorum. sebebini hala çözemedik.
devamını gör...
iş kazalarının en büyük sebebi insanlar.

müteahhitlerin birbirleriyle girdikleri sidik yarışı sonrası çok ucuza alınan ihale, en kısa sürede bitirilmek istenerek bütün çalışanlar perişan edilir. iş ucuza alındığı için haliyle işe aldığı personel de kalitesizdir. ve hatta bir çok kişi yetkisi olmadığı iş makinalarını kullanır. istatiksel sonuç ; iş kazalarında avrupa birincisi olarak altın madalyayı ülkemize kazandırmak.
devamını gör...
ben. bu yüzden ciddi bir hafıza problemi yaşıyorum. ortalama bir günüm okul+atölye+ingilizce dersim(konuşma)+yds dersim (kendi verdiğim)+işler şeklinde gece 23.30’a kadar sürüyor.

tatsız insanlardır.
devamını gör...
acelesi olmadığı halde karakteristik olarak sürekli acelesi varmış gibi davranan versiyonları en fenasıdır. marketin kasasında ödemeyi yaparken kasiyerin "sakin olun, acele etmenize gerek yok" şeklinde yaptığı uyarıları düşünüyorum da, hiç acele etmediğimi düşünmeme rağmen dışarıdan ne kadar telaşlı görünüyormuşum... bir kişilik özelliği olarak düşündüğümüzde, çoğunlukla çekilmez olandır.
devamını gör...
ayrım noktası yapmamız gerekiyor: sürekli acelesi olan insan mı yoksa sürekli acelesi varmış gibi görünen insan mı?
annem ile kendimi kıyaslayacağım bu noktada. her sabah beşte uyanır. hamur yoğurup bize günlük ekmek yapar. sonra kahvaltı hazırlar. kahvaltı yapar ve saat yedi buçukta işe yürüyerek gider. akşam eve yürüyerek gelir ve rutin ev işini yapar. yürüyüşünü yapar, yemeğini yer ve bildiğiniz şeyler işte. (yuvarlama anlattım)
ben ise sadece okula gidip gelip, ders çalışıyorum ama sürekli bir şeylere acelem varmış gibi. bir şeyler eksik, bir şeylere zamanım yetmiyormuş gibi.
zamanımızı iyi kullanırsak ve dış faktörleri de işin içine katıp hesap yaparsak pek de bir şeye acelemiz kalmaz sanırım.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar