sürekli kazanç hesabı yapan insan

bu tarz insanlar hep benim çevremde mi var.
youtube da video izlersin gülersin falan bu başlar bu adamda şu kadar kazanıyor. videonun içine eder. muhabbet saçma sapan bir yere doğru ilerler aradan geçen bir 5-10 dk sonra bütün masa zenginin malı zügürdün çenesini yorar misali bu youtuberan kazancı hakkında hesaba girişir.
bence bu tip insanlar hayatta kendilerini yerleştirdikleri konuma veya maddi duruma gelmeyi başaramamış insanlar olma durumdan hiçbir vakit çıkamayacaklardır.
adam orada bir fikir bulup şirket kurarken bu insanlar ağızlarını havaya açıp beleş muhasebeci gibi şirketin bilançosunu hesaplarlar.
la bari gidip muhasebe falan okuyunda aczinizle işiniz birleşsin biraz para kazanın sizde mutlu olun bizde.
devamını gör...
bunlardan birisi benimdir. kimden ne kadar alabilirimin kaygısı vardır hep. kah bir öğrenciden küçük demeden belki bir hayata dair ipucu, kah profesörden manidar bir cümle, kah sözlükten ve yazarlardan bir inci, kah inşaata asilmis bir tabeladan bir işaret kah da hayatın herhangi bir kesiminden küçücük bir umut. kazancı maddiyata indirgemek küçük beyinlerin bir hezeyanıdır. kazanmak önemli ne kazandığın ise hepsinden daha önemlisi.
devamını gör...
yarını maddi açıdan garanti altına almak gayet doğal. maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinde de sosyal ihtiyaç kategorisinde yer bulur. ancak başlıkta kastedilen insanlarınki bunun gibi bir şey değil. bu insanlar devamlı paranın, devamlı evin, arabanın, gayrimenkulün peşindedir. ne kadar malı mülkü olsa da zavallı ve fakir bir insandır. bütün hayatını hep daha fazla para kazanmak, daha fazla ev ve araba almak, daha fazla lükse sahip olmak için harcamıştır. bunlar için hayattaki zenginlik ve başarı tanımı sadece budur. hal böyle olunca da ne kadar çok kazansa da, ne kadar çok evi ve ne kadar pahalı arabası olsa da, zenginliği sadece maddi anlamdadır. hayat kalitesi olarak aslında fakirdir. çok parası varsa doğal olarak kaliteli bir hayat sürüyordur diye düz mantık yürütmesin kimse. her şeyden önce kaygılı olacaktır bu insanlar. çünkü çok malı olan adamın bunları kaybetmesi durumunda kaybı da büyük olacaktır. dolayısıyla hep kaybetme kaygısı yaşayacaktır. bu da onları daha fazla kazanma isteğine yönlendirecektir ve bir türlü bitmek tükenmek bilmeyen bir kısır döngü içine hapsolacaklardır. daha fazla mal eşittir daha fazla kaybetme kaygısı şeklinde bir kısır döngü. kendini maddi açıdan sağlama aldıktan sonra bu memlekette çoğu insan artık kendimi geliştirmeliyim diye bakmıyor ne yazık ki. sonsuza dek yaşayacakmış gibi bir biriktirme takıntısı var insanlarda.

bakın mesela yılbaşı yaklaşırken piyango bileti kuyruklarında büyük ikramiyenin kendisine çıkması durumunda neler yapacağını söyleyen insanlara. cevaplar hep aynı; bilmem kaç tane ev, araba ve gerisini de bankaya yatırmak. trilyonlarca paraya rağmen hala bilmem kaç tane ev alıp kiraya verme peşinde insanlar. dil öğrenmek, yurt dışına çıkmak, yurt dışı olmasa da kendi ülkemi gezmek, yeni yerler keşfetmek istiyorum diyen yok. maalesef yaşamayı bilmiyor bizim insanımız. oysa bir avrupalıya sorsak, vereceği cevap direkt bunlar, yani kendisini geliştirmek ve hayatını daha kaliteli yaşayabilmek için yapmak istediği şeyleri söyler.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar