şuur

insan şuurunun 20 hali:

1. rüyanın görüldüğü, hızlı göz hareketleriyle, yavaş beyin dalgalarının yokluğuyla nitelenen uyku hali (rüyalı uyku).
2. hızlı göz hareketlerinin yokluğu ve yavaş beyin dalgalarıyla nitelenen uyku hali (rüyasız uyku hali).
3. uykuya dalmadan önceki uyku-uyanıklık arası hal. (bkz: yakaza)
4. Tam uyanmadan önceki uyku-uyanıklık arası hal.
5. Aşırı uyarılma, ilaç alma ya da yoğun konsantrasyon sonucunda oluşan aşırı uykusuzluk hali.
6. Depresyon, yorgunluk vs. sonucundaki uyuşukluk hali.
7. ekstaz (vecd), coşku ya da aşırı olumlu heyecanlanma hali
8. Histeri ya da aşırı olumsuz heyecanlanma hali.
9. fragmantasyon (parçalanma) hali
10. Hipnotik yolla geçmişe dönme hali (ekminezi sırasında geçmişi tekrar yaşarken içinde bulunulan şuur hali)
11. meditasyon hali. Bu şuur hali, alfa dalgalarının sürekliliğiyle, görsel imajinasyonun yokluğuyla ve zihinsel etkinliğin en az düzeyde oluşuyla nitelenir.
12. Gözler kapalıyken hızlı göz hareketlerinin olmadığı trans hali. Bu şuur hali, alfa dalgalarının sürekliliğinin yokluğuyla nitelenir.
13. Gözler kapalıyken hızlı göz hareketlerinin olduğu trans hali. Bu bir vizyon almanın, durugörünün, kısaca bir paranormal algılamanın sözkonusu olduğu trans halidir.
14. Dalgınken düş görme hali.
15. Kişinin iç alemini gözlem hali ya da dış alemle ilişiği olmayan duyumlarla ilgili idrak (algılama) hali
16. Baygınlık hali
17. Koma hali
18. Hafıza ile ilgili bazı haller
19. Genellikle mistik deneyimlerde karşılaşılan bilinç genişlemesi hali
20. ”Uyanık şuur hali”nden farklı olmakla birlikte bilinçte bir kararmanın sözkonusu olmadığı, şamanizm’de rastlanan şamanik trans hali.


trans, georges lapassade, ruh ve madde yayınları.
devamını gör...
" Allah'ım, sana ve dualara itimadımı artır; sebeplere riayeti de bir vazife şuuru olarak vicdanıma duyur! "

( ölçü veya yoldaki ışıklar )
devamını gör...
11.
insan şuurunun 20 hali:

1. rüyanın görüldüğü, hızlı göz hareketleriyle, yavaş beyin dalgalarının yokluğuyla nitelenen uyku hali (rüyalı uyku).
2. hızlı göz hareketlerinin yokluğu ve yavaş beyin dalgalarıyla nitelenen uyku hali (rüyasız uyku hali).
3. uykuya dalmadan önceki uyku-uyanıklık arası hal. (bkz: yakaza)
4. tam uyanmadan önceki uyku-uyanıklık arası hal.
5. aşırı uyarılma, ilaç alma ya da yoğun konsantrasyon sonucunda oluşan aşırı uykusuzluk hali.
6. depresyon, yorgunluk vs. sonucundaki uyuşukluk hali.
7. ekstaz (vecd), coşku ya da aşırı olumlu heyecanlanma hali
8. histeri ya da aşırı olumsuz heyecanlanma hali.
9. fragmantasyon (parçalanma) hali
10. hipnotik yolla geçmişe dönme hali (ekminezi sırasında geçmişi tekrar yaşarken içinde bulunulan şuur hali)
11. meditasyon hali. bu şuur hali, alfa dalgalarının sürekliliğiyle, görsel imajinasyonun yokluğuyla ve zihinsel etkinliğin en az düzeyde oluşuyla nitelenir.
12. gözler kapalıyken hızlı göz hareketlerinin olmadığı trans hali. bu şuur hali, alfa dalgalarının sürekliliğinin yokluğuyla nitelenir.
13. gözler kapalıyken hızlı göz hareketlerinin olduğu trans hali. bu bir vizyon almanın, durugörünün, kısaca bir paranormal algılamanın sözkonusu olduğu trans halidir.
14. dalgınken düş görme hali.
15. kişinin iç alemini gözlem hali ya da dış alemle ilişiği olmayan duyumlarla ilgili idrak (algılama) hali
16. baygınlık hali
17. koma hali
18. hafıza ile ilgili bazı haller
19. genellikle mistik deneyimlerde karşılaşılan bilinç genişlemesi hali
20. ”uyanık şuur hali”nden farklı olmakla birlikte bilinçte bir kararmanın sözkonusu olmadığı, şamanizm’de rastlanan şamanik trans hali.


trans, georges lapassade, ruh ve madde yayınları.
devamını gör...
arapça olup "ş-a-r" kökünden gelir ki "görünen ve bilinen" manasında.

insan oduna şuurla bakabilir mi? odun görünen birşey olduğuna göre. bu kullanım pek yaygın da değildir. bilinci açık olan her insan baktığında şuurla bakmış var-sayıyoruz. bunun daha estetiği var mı peki?

şair şuur sahibiyse bir şair olmayanlar ne sahibidir? burada bir ayrıma gitmek lazım geliyor olsa gerek. kafiyeli kelimeleri dize şekline getirdiğimizde şiir yazmış olur muyuz? dizi dizi kulağa hoş gelen kelimeler. kelimelerin kulağa hoş gelecek şekilde sıralanması mı önemli yoksa onların içine gömülen şifreli anlamlar mı?

biçim ile öz'ün bir mücadelesinden bahsetmiyoruz ama biri diğerinden daha da ön plandaysa bir gerilimin olduğunu da söyleyelim. yanında, karşısında ve iç-içe.

gözle görünenleri sanat'ın içine atamaz mıyız? kağıdın üzerine bir sanatçı gibi sihirli kelimeleri şifreli bir şekilde dizdiğimizde buradan ortaya müthiş bir "şuur" çıkar mı?

şuur basitleştirebildiğimiz kadar yaygınlaşır deniyorsa burada bir kavrayıştan da bahsetmeliyiz. şuur ilk kavrama noktası mıdır?

bizim mahallede bir hasan usta vardı ve şöyle derdi: "şarileri sevmem ama şuurluları severim"
devamını gör...
atalarımızın çoğu zaman yaptığı gibi arapça'dan alıp farklı anlamda kullandığı kavramlardan biri. klasik arapçada, lisanul arapta saçtaki beyaz teller anlamı verilirken, modern arapça sözlüklerde el idraku bila delil, yani sezgi anlamında kullanılmakta. birde edebiyat çevrelerinde klişe olan şiir-şuur aynı kökten gelir geyiği vardır, dilbilimsel olarak alakası yoktur.
devamını gör...
insanın genişliğine toplum yanı, ferdin istese de istemese de kendisini içinde bulduğu tarihî durumların meydana getirdiği rastlantıya dayalı sınırlamalardır. *
devamını gör...
insanın olaylara doğru bakmasını, insanları doğru değerlendirmesini, olgulara ve kavramlara doğru manalar vermesini sağlayan bilinç hali. evrende rastlantı olmadığı için rastlantısal değildir. bilakis Allah'ın verdiği ferasetin bir ürünüdür.
devamını gör...
evet, nasıl ki hayat bu kâinattan süzülmüş bir hulâsadır veşuur ve his dahi, hayattan süzülmüş, hayatın bir hulâsasıdır; ve akıl dahi, şuurdan ve histen süzülmüş, şuurun bir hulâsasıdır ve ruh dahi, hayatın hâlis ve sâfî bir cevheri ve sabit ve müstakil zâtıdır. öyle de, maddî ve mânevî hayat-ı muhammediye (a.s.m.) dahi, hayattan ve ruh-u kâinattan süzülmüş hulâsatü'l-hulâsadır ve risâlet-i muhammediye (a.s.m.) dahi; kâinatın his ve şuur ve aklından süzülmüş en sâfî hulâsasıdır. belki maddî ve mânevî hayat-ı muhammediye (a.s.m.), âsârının şehâdetiyle, hayat-ı kâinatın hayatıdır. ve risâlet-i muhammediye (a.s.m., şuur-u kâinatın şuurudur ve nurudur). ve vahy-i kur'ân dahi, hayattar hakâikının şehâdetiyle, hayat-ı kâinatın ruhudur ve şuur-u kâinatın aklıdır.

evet, evet, evet! eğer kâinattan risâlet-i muhammediyenin (a.s.m. nuru çıksa, gitse, kâinat vefât edecek. eğer kur'ân gitse, kâinat divâne olacak ve küre-i arz kafasını, aklını kaybedecek, belki şuursuz kalmış olan başını bir seyyâreye çarpacak, bir kıyâmeti koparacak.)

bediüzzaman.
devamını gör...
insanın olaylara doğru bakmasını, insanları doğru değerlendirmesini, olgulara ve kavramlara doğru manalar vermesini sağlayan bilinç hali. evrende rastlantı olmadığı için rastlantısal değildir. bilakis Allah'ın verdiği ferasetin bir ürünüdür.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar