tabana yayılmış adil bir vergi düzenine geçeceğiz

“asgari ücretliyi, sözleşmeli personeli, kurumsal çalışanı, memuru, küçük esnafı, dürüst tüccarı yeterince gondikleyemedik. daha da dibini sıyıracağız, cebinde cüzdanında bir şey kalmayana kadar.”

şu yukarıda yazandan zerre farkı yoktur, sayın bakanımızın laf ebeliği yaptığı hususun. makul bir fırsatını bulup tabana kuvvet kaçmak lazım ülkeden yoksa hep tabana kuvvet diyerek sırtımızı sıvazlayacak belli ki büyüklerimiz...
devamını gör...
yine tabanın kendi çözümünü bulacağı geçiş. yani vergi kaçırmak. ben piyasada küçüğünden büyüğüne vergi kaçırmayanını sahte fatura peşinde koşmayanını neredeyse hiç görmedim. hatta büyükleri neyse de küçük esnaf vergi kaçırmasa eğer değil asgari ücret kadar kazanmak falan evine ekmek dahi götüremez. ve bunu devlet bilmesine rağmen hâlâ kayıtdışı ekonominin % 51 civarında olmasından şikayet ediyor. sen böyle sürekli bilmem ne vergisini 1 puan , 1 puan daha artıracağım diye uğraşmaya devam edersen . tabanın yapacağı tek şey de bilmem ne vergisinden 1 puan daha kaçırmanın yollarını aramak olacak.
devamını gör...
niye ki ?
bugüne kadar niye geçilmedi ?
bundan önceki 17 yıllık iktidar sahipleri zulüm üzere mi vergi aldılar ?
sorular sorular.


haaa bir de biz tabana yayılmış değil tavana yayılmış adil bir vergi düzenini istiyoruz....
devamını gör...
davutoğlu anlatımıyla “kaynak millette” demek istemiş. millet kavramının içerisine tahmin ettiğiniz üzere patronlar ve ağır başlar girmemekte. geriye sabit ücretle çalışanlar, küçük esnaflar ve zanaatkarlar kalıyor. bunlar arasında en kolay vergi alınacak kesim tartışmasız bordrolu çalışanlar. damadın açıklamaları yeni gelir vergilerine, ücret kesintilerine hazırlanıyoruz demektir. adil düzen laf salatasından başka bir şey değil. adil düzen getirecek olsaydın 16 yıllık iktidar sürende getirirdin.

kendi açımdan aklıma kendi durumumla ilgili olarak iki çözüm önerisi geliyor. bir kendi şirketimi kurup patronun beni dış kaynak olarak işe almasını sağlayabilirim. böylelikle harcamalarımı vergiden düşerim.
ikincisi patronla konuşup kayıt dışı çalışmaya başlarım. fakirlik belgesini de aldım mı elektrik bedava, su bedava, hava bedava oh ne güzel hayat moduna girebilirim. henüz kararımı vermedim ama ikinci seçenek sanki daha ağır basıyormuş gibi geliyor.
devamını gör...
damat berat paşa'nın beyanı. zaten şirketlerin vergi borçlarını sıfırlıyorsunuz. memlekette çalışanların verdiği vergi şirketlerin verdiği vergiden daha fazla. hal böyleyken bu şekilde bir açıklama yapılıyorsa ben bunu ''artık kazığın bütününü vatandaşa...'' şeklinde anlarım.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar