tbmm önünde kendini yakan işçi

dışarıdan ithal etmediği ürün kalmayan ülkemizin tarım bakanı dalga geçer gibi kendine yetecek kadar üretim yapamayan ülkeler bağımsızlığını kaybetmiştir demişti hatırınızda mı bilmem.
bugün de bir çiftçi batık politikalar yüzünden düştüğü zor durum nedeniyle bunalımı kaldıramadı ve protesto için kendini meclis önünde ateşe verdi. tek derdi sesini duyurmak alaycılara dur demekti belki. peki kaç yayın kuruluşu şu fotoğrafı verebildi? kaçı haber yaptı? sesini duyurmak için kendini yakıyorsun onu bile susturuyorlar. geçim derdi çok ağır.
çiftçi değil işçi diyorlar. bilgi kirliliği hat safhada.
devamını gör...
açlık insana neler yaptırmaz ki diye düşünürken bir o kadar da oturup neleri haber diye okuduğumuza bakmak lazım. şimdi bu insanın nasıl bir psikolojiyle başa çıkmaya çalıştığını tahayyül edemeyiz, şuan bu platformdaki herkese fersah fersah uzak açlıktan, çaresizlikten kendini yakmak fikri.

bugün. yarın bu insana üzülücez tabii, arkadaşlarımıza, ailemize hatta belki seks yaptıktan sonra dönüp sevgilimize anlatıcaz. tüm bu samimiyetsizlikten sonra kalkıp bi kahve içicez. vicdansız olduğumuz için veya hissedemediğimiz için değil, yabancılaştığımız için.

neticesinde bir insan kendini yaktı ve biz oturup izledik.
devamını gör...
tunus'ta elektronik mühendisi işportacı bir gencin kendini yakmasıyla başlayan olaylar geldi aklıma. ama burası türkiye değerlerimizi öylesine kaybettik ki, hem acıyı ve insanı anlamakta betonlaştık , hem de türk'ün en büyük özelliği olan haksızlığa karşı savaşçı ve asi ruhumuzu kaybettik. lan mahalle kabadayıları bile kalmadı artık. bütün erkekler etek giyse yeridir artık.
devamını gör...
adı sidki aydın. ole s.d diyerek gecistirmeyelim lan, bi insan var ortada. ülke insanının ruh halini en berbat biçimde anlatan o yanma anını unutmamak gerek. onca khk çıktı, ne oldu? hangi khk ile calisan gozetildi.iş hukukuna dair işverenin elini guclendirmekten başka bi ise yaramayan yasalarla sonuç bu olur hacı. utanmazligi ele almış bi avuç rezil siyasi, rezil gasteci ve bilimum rezil soytarı simdi çıkmış ukalalik ediyor. ulan bu ülkede 56 milyon insan bankalara kredi yoluyla rehin lan. neseee. kime diyoz ya. ısine gelen isine geldigi gibi yonetiyor her seyi. bu hep boyleydi.
devamını gör...
hicbir davanın,milliyetçi ruhun,ideolojinin karşısında ayakta kalamadıği bu kayıtsızlıktan kurtulmak adına umudumu tüketen olaylardan bir yenisi. artık intiharlar bile insanları düşünmeye veya "acaba savunduklarımin haksız yönleri olabilir mi" tereddütüne düsürmeye yetmiyor. yetmiyor..
devamını gör...
"ekonomik kriz yüzünden başbakan önüne yazar kasa fırlatılıyordu, bu ülke oralardan buralara geldi" diyenlerin * artık ne diyeceğini merak ediyorum aslında merak etmiyorum eminim pişkince "ekonomi iyi olm yoksa başbakanın önünde kendini yakardı" falan diyecekleri insanın eylemi.
devamını gör...
nerede kalıyor şeyh edebali hazretlerinin insanı yaşat ki devlet yaşasın düsturu . bir insan kendini yakacak noktaya geliyorsa burada ciddi bir problem vardır. ülkenin bil hassa tarım faaliyetlerinde ciddi problemler var. keşke bu yola başvurmasaydı diye içerlensem de varolan gerçeği değiştirmiyor. ben devlet memuruyum. kısa zaman önce önüme gelen imar dosyasındaki üç haneli rakamlara ulaşan parsel sayısının neredeyse 2/3 ü zeytinlik. hepsi yerini betonarme binalara bırakacak kısa zamanda. estetik namına kaliletli bir zemin oluşturulsa, model alınacak altyapı,üst yapı modelleri ile imara girse gam yemeyeceğim eyvallah diyeceğim. lakin değil. gelen imar ne estetik, ne kalite standartlarınca şekillendirilmiş biçimde. daha düne kadar zeytinyağı ithali için anlaşma yaptık. işte bunu duyunca üzülüyorum. üreten insana destek yerine köstek olmak niye ? elinde mis gibi marka model oluşturacak zeytinlerin var iken, devletin dışarıya zeytinyağı satabilecek güçte iken neden böyle bir anlaşma ? eyvallah devletimiz iç ve dış siyasetinde bazen vatandaşın bilmediği ince siyasi hamleler yapıyor bunu anlarım. ama bu durum medyada geniş yankı bulursa ve arkaplanda böyle gerçekler varsa her insandan aynı sağduyuyu bekleyemezsin...

tarımda üretkenliğin devlet eliyle yok edildiğini söylemek hata olur. mücadele var. fakat devletin tarımda üretimi artıracak teşviklerinin ve desteklerinin çok zayıf olduğunu, hatalı teşvikler verildiğini söylüyorum. verilen teşviklerin yine faydalanan kesimini incelediğinizde karşınıza sizi üzen sonuçlar çıkıyor. cesaretli ve girişimci genç eksiğimiz var. hata yapmaktan korkar haldeyiz. çünkü eskiden hatalar telafi edilebilir vaziyetteydi, günümüzde ise en ufak hata firma kapatmayla sonuçlanabiliyor. tarım bakanlığının üretim düşmesinin önüne geçmek için yaptığı tek ve en büyük hamle intikallerde ve satışlarda bütün halde olan tarla bahçe zeytinlik ve ağaçlıkları hisselendirmemekten ibaret gibi geliyor. doğudan göç çok fazla, batının cezbesini artıralım derken doğunun içini boşaltıyoruz. bunlar şikayet etmek için değil farkına varmak için ortaya sunulan ifadeler. muhteşem medeniyetlere ve kültürlere kapı aralayan doğu kesimi adeta üretimden kaçıyor. insanlarımız kolay para kazanmayı tercih etmeye meylediyor. onlarca sene üretmeyi mücadele etmeyi kendine şiar edinmiş insan durduk yere kolay para kazanma eğilimi göstermez azizim!...

üzülerek söylüyorumki şu vaziyetin tek bir kurumu yahut kişiyi eleştirmekle çözümü olamaz. bu vaziyetin tezahür etmesi,

-bilinçsiz gençlik
-girişimci ve dinamik gençlik yetersizliği
-cesaretli gençlik eksikliği
-öğrenen gençlik eksikliği
-eksik üretim politikaları
-eksik ve çok geride bir eğitim modelinde olmamız
-teşvik modellerinin hatalı sonuç vermesi,
-devlet denetleme sisteminin koordinesiz çalışması

gibi binlerce kurum ve düzenin senkronize olarak kusurlu işleyişte bulunmasının ürünüdür. bir yerden başlayıp düzeltmek için çok ciddi adımlar atılması gerekiyor, fakat global arena da var olan hararet midit yahut güvenilir insan eksikliği midir nedir bir türlü toparlanamıyoruz.

rabbim bir daha yaşatmasın böyle anları. izahı yoktur zira böyle şeylerin.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar