tetris

anne-babadan ayrı, gurbet ellerde hasret çeken tıfılın (tıflün) eline teselli niyetine tutuşturulan cihazdır.
orta 1.sınıf, gebze ihl. yalnız babanneye yoldaş tayin edilen garip yavru, okuldan dönüş vakitlerinde çubuklardan kuleler yapar. hayatta bırakılan boşlukların "game over" a götüreceğini ilk o zamanlar öğrenir. televizyonsuz bir evde rüyaların bile başrolünde "tetris çubukları" vardır artık.
ta ki babanne oyuna heves edip, elinden düşürmeyene kadar..* *
öyle de yaş sınırı tanımayan bir hastalıktır bu arkadaş...
devamını gör...
tetris hayatın ta kendisidir:

çoğu insanın oynadığı ilk elektronik oyun olma konusunda mario ile yarışan tetris fena halde hayata benzer. belki de bu yüzdendir çok sevilmesi, bağlanılması bıdı bıdı bıdı.

neyse, boş lafı bi kenara bırakırsak tetris hayata fena halde benzer kardeşim, hem mantalite hem de aşama olarak benzer. şöyle ki: önceleri genelde boş bi zemin vardır, parçalar yavaş yavaş gelir, hata yapma ihtimaliniz düşüktür, yapsanız bile toplayabilirsiniz. bebeklik gibi aynı yani, temiz bir sayfa. gerçi bazıları oyuna kurulu çarpık sıralarla başlarlar. şanssız doğanlardır onlar, ellerinde olmayan nedenlerle hayata zorluklar içinde başlayanlar. kaderleri budur, ama unutulmamalıdır ki bu zorlukları yenmek insana daha çok puan kazandırır.

kader demişken, gelen parça da bir nevi kaderidir insanın, bazen küfür ettirir, bazen de dans. yalnız bence önemli olan geleni iyi değerlendirmektir hayatta olduğu gibi, beklemek değil. uzun çubuk beklemekten bahsediyorum mesela, doğru insanı beklemek gibi, doğru anı beklemek gibi, o doğru insan zamanında gelirse ne süperdir, peki ya gelmezse, her şey bok olmaz mı? bazen de beklemekten vazgeçildiği anda gelir uzun çubuk, ama neye yarar ki? hayattaki gibi tetriste de zamanı geri çevirmek mümkün değil.

ve zaman ilerledikçe kaçınılmaz son yaklaşır, ölüm; oyunun bitmesi. bazen acı vererek olur; tüm çabalara rağmen, tüm uğraşlara rağmen biter işte oyun. bazen de akışına bırakırsın; olmuyorsa olmuyordur, artık beklenip de gelmeyen uzun çubuğa ağlamanın ne anlamı var.

bazen insan sıkılır tetris oynarken, alt oka basılı tutar; intihar. belki biraz daha uğraşsan... sittir lan, öldüm işte... iyi de hayatta tekrar başlama yok ki.

tek fark budur işte hayatla tetris arasında, tek kahrolası fark....

alıntıdır: noktavirgülsatırbaşı
devamını gör...
1984 yılında rus bilgisayar programcısı tarafından geliştirilmiş, bi neslin dimağının gelişmesine yardımcı olmuştur zira beyin gücünü arttırdığına dair araştırmalar yapılmıştır.
devamını gör...
tavuklu pilavı hatırlatır. yeni çıkmıştı, yemekte tavuklu pilav vardı, çok sevdiğim halde tetris oynamak için iki kaşık alıp kalkmıştım. ne zaman tetris dense o tavuklu pilav gelir aklıma.
devamını gör...
18.
çok sık oynandığında yan etkileri olan oyun. misal; gece uyumaya niyetlenilip gözler kapanınca sanal olarak oynanmaya devam eder. çünkü artılar çubuklar göz kapaklarınızından yavaş yavaş aşağı doğru akar.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar